Türkiye'nin en köklü iş insanlarından İnan Kıraç'a vasi atanmasıyla başlayan ve milyonlarca liralık vekalet ücreti iddialarıyla alevlenen hukuk savaşında yeni bir perde açıldı. Kıraç'a atanan vasilerin, Çorumlu avukat Eşref Kaya'ya 128 milyon lira ödeme yaptığı iddialarının odağındaki Kaya, T24'e konuşarak sessizliğini bozdu. Kendisine bir "medya operasyonu" yapıldığını öne süren Kaya, "İnan Kıraç’ın malını yağmalamak istiyorlar. Biz de buna izin vermedik. Asıl dolandırmaya çalışan onlar" diyerek iddiaları tamamen reddetti ve karşı suçlamalarda bulundu.
Olay, Gerçek Gündem'de yayımlanan bir haberle kamuoyunun gündemine oturmuştu. Haberde, İnan Kıraç'a atanan iki genç avukatın, Kıraç'ın mevcut avukatlarını azlederek Çorumlu avukat Eşref Kaya'ya fahiş bir vekalet ücretiyle yetki verdiği öne sürülmüştü. İddiaların merkezindeki Avukat Eşref Kaya ise bu sürecin, İnan Kıraç'ın servetini koruma mücadelesinin bir parçası olduğunu ve asıl hedefin kendisini ve mahkemeyi yıpratmak olduğunu iddia etti.
"'128 Milyonluk Ödeme' İddiası ve 3.2 Milyar Liralık Dava Gerçeği"
Avukat Eşref Kaya, kendisine 128 milyon lira ödendiği iddiasını kesin bir dille yalanladı. "1 TL ödeme almadım. 2 buçuk aydır bu davalar için sürekli İstanbul’a gidip geliyorum ve masrafları cebimden karşılıyorum" diyen Kaya, bu rakamın kasıtlı olarak çarpıtıldığını savundu. Kaya, bu algının nasıl yaratıldığını ise İnan Kıraç ile kızı İpek Kıraç arasındaki bir davayı örnek vererek açıkladı. Kaya, bu davanın ekonomik değerinin 3.2 milyar lira olduğunu ve kendilerinin tüm davalar için Avukatlık Kanunu'nun en alt sınırı olan yüzde 10'luk oran üzerinden bir sözleşme yaptıklarını belirtti.
Kaya'ya göre, sadece bu tek davanın potansiyel vekalet ücreti üzerinden (320 milyon TL) bir algı operasyonu yürütülüyor. "1 TL almadığımız davada bizi 'bu kadar para alır mı?' diyerek suçlamaya çalışıyorlar" diyen Kaya, İnan Kıraç'ın 30'un üzerinde davasına baktığını ve sözleşmenin tüm bu davaları kapsadığını vurguladı. Ayrıca, "Emine Alangoya’nın çalışanlarının marifetiyle İnan Kıraç’ın hesabından 180.000.000 lira para çekilmiş. Asıl yağmalayanlar onlar" diyerek yeni bir iddiayı gündeme getirdi.
Kaya: "Bu Bir Medya Operasyonu, İnan Kıraç'ı Korumamıza Engel Olmak İstiyorlar"
Avukat Kaya, tüm bu sürecin arkasında İnan Kıraç'ın kızı İpek Kıraç'ın olduğunu ve kendilerine uzlaşma teklif edildiğini öne sürdü. "‘Davaları kapatalım, anlaşalım’ dediler. Fakat biz kabul etmedik. Çünkü İnan Kıraç aleyhine bir işlem yapamayız" diyen Kaya, bu teklifi reddetmelerinin ardından hedef haline getirildiklerini savundu. Kaya, "Biz suç örgütü suçlamasıyla suç duyurusunda bulunduk. Uzlaşılacak bir durum yoktu. İnan Kıraç’ın malını yağmalamak istiyorlar. Biz de buna izin vermeyince beni, hâkimi, mahkemeyi değiştirmeye uğraşıyorlar" ifadelerini kullandı.
Kaya'ya göre, bu haberlerin temel amacı, kendisinin ve vasilerin İnan Kıraç'a vekalet etmesini engellemek ve bu süreçte herhangi bir avukatlık ücreti ödenmesinin önüne geçmek. "İnan Kıraç’ı dolandırmaya çalışıyormuşuz gibi bir hava yaratmaya çalışıyorlar ama tam tersi, onlar dolandırmaya çalışıyor" diyerek mücadelesinin süreceğini belirtti.
HSK Soruşturmasını Memnuniyetle Karşılıyorum
Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) iddialara yönelik inceleme başlatması hakkında da konuşan Eşref Kaya, bu gelişmeden memnuniyet duyduğunu söyledi. "Ben zaten bu konuyla ilgili müfettiş görevlendirilmesini talep ediyordum. Müfettiş gelsin bütün dosyayı ve bizi incelesin. Biz tamamen kısıtlının haklarını korumaya yönelik hareket ediyoruz ve bu birilerini rahatsız ediyor" diyerek HSK incelemesinin kendilerini aklayacağına inandığını belirtti.
"Neden Çorum'dan Bir Avukat?" Sorusuna Yanıt: "Tecrübe ve Güven"
İstanbul'daki devasa bir dava için neden Çorum'dan bir avukatın tercih edildiği sorusuna ise Kaya, "Avukatlık biraz dijitalleşti. Çorum’daki bir davaya İstanbul’daki avukat gelince ‘niye geliyorsun’ denilemezse burada da denilemez" yanıtını verdi. Kendisinin 30 yıllık mesleki tecrübesi olduğunu ve daha önce FETÖ şirketlerine atanan kayyumların avukatlığını yaptığını belirten Kaya, vasilerin "bilgisine ve dürüstlüğüne güvendiğimiz birisiyle çalışmak istiyoruz" diyerek kendisine geldiğini aktardı. Tecrübesi ve güvenilirliği nedeniyle tercih edildiğinin altını çizdi.




