Son haftalarda otomobil ilan sitelerinde fiyatları kontrol edenler şaşkınlıklarını gizleyemiyor. Özellikle ikinci el otomobil pazarında yaşanan ani yükseliş, vatandaşları da sektör temsilcilerini de alarma geçirmiş durumda. Peki, sadece birkaç hafta içinde milyonluk artışlar yaşanmasına neden olan gelişme ne?
Arka arkaya gelen ÖTV düzenlemeleri, sıfır araç piyasasında dengeleri bozarken, ikinci el piyasasında ise adeta bir fiyat fırtınasına neden oldu. Hem elektrikli araçlar hem de lüks segmentteki modeller, yeni vergi sistemiyle birlikte çok daha ulaşılmaz hale gelirken, piyasada yaşanan panik havası fiyatlara doğrudan yansıdı.
ÖTV Kararı Sonrası İkinci El Fiyatları Uçtu: Vatandaş Ne Yapacağını Bilemiyor
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 13 Temmuz 2025’te Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni ÖTV sistemi, araçların motor hacmi, menzil, emisyon ve yakıt türüne göre farklı oranlarda vergi uygulanmasını öngörüyor. Bu sistem, özellikle elektrikli ve büyük motor hacmine sahip araçlarda vergi yükünü ciddi şekilde artırdı.
Yeni vergi oranları, otomobil markalarının fiyat politikalarında da büyük değişikliklere neden oldu. Bazı üreticiler, sıfır araç fiyatlarını belirleyemediği için internet sitelerinden fiyat listelerini geçici olarak kaldırdı. Bu belirsizlik, ikinci el pazarında fiyatların hızla yukarı çekilmesine zemin hazırladı.
2 Milyonluk Araç 4.5 Milyon Oldu: Kısa Sürede Yüzde 80 Zam
Sıfır araçlara ulaşım zorlaştıkça, talep ikinci ele kaydı. Bu yönelme, ikinci el piyasasında olağanüstü bir fiyat yükselişi yarattı. 26 Mayıs 2025’te 2 milyon 510 bin TL’ye satılan bir Mercedes E 55 AMG, 24 Temmuz itibarıyla 4 milyon 500 bin TL’ye yükseldi. Yani sadece iki ayda yaklaşık yüzde 80 zamlandı.
Bu artış yalnızca lüks araçlarla sınırlı değil. Elektrikli segmentte de benzer bir tablo söz konusu. 18 Temmuz’da 1 milyon 550 bin TL olan BYD Atto 3 model araç, birkaç gün içinde 1 milyon 810 bin TL’ye çıktı. Bu oran, yüzde 17’ye yakın bir artışı temsil ediyor. Bu da gösteriyor ki, piyasada sadece arz-talep değil, aynı zamanda psikolojik etki de fiyatları körüklüyor.
Elektrikli Otomobillere Vergi Darbesi: Yüzde 10'dan Yüzde 25'e Çıktı
Yeni sistemin en dikkat çeken yanlarından biri, çevre dostu olarak bilinen elektrikli araçlardaki ÖTV oranının ciddi oranda artırılması oldu. Daha önce yüzde 10 olan ÖTV, artık yüzde 25 olarak uygulanacak. Bu da, elektrikli otomobillerin artık sıfır alımda da ikinci elde de "ulaşılabilirlik" iddiasını büyük ölçüde yitirmesi anlamına geliyor.
Elektrikli araçlara olan ilginin hızla arttığı bu dönemde yapılan düzenleme, sektörde kafa karışıklığı yarattı. Uzmanlara göre bu adım, çevreci ulaşımı desteklemek yerine, vatandaşın bu araçlara olan ilgisini baltalayabilir. Bununla birlikte, yüksek ÖTV oranı tüketicileri yeniden içten yanmalı motorlara ve ikinci el segmentine yönlendirmiş durumda.
Markalar Fiyat Listelerini Kaldırdı: Sıfır Araçta Belirsizlik Hakim
ÖTV düzenlemesinin yürürlüğe girmesiyle birlikte, birçok otomobil markası internet sitelerindeki fiyat sayfalarını geçici olarak yayından kaldırdı. Bu durum, özellikle sıfır araç almak isteyen vatandaşlar için büyük bir belirsizlik yarattı. Bayilerden alınan bilgiye göre, yeni fiyatlar belirlenmeden satış yapılması da mümkün değil.
Sıfır araçlardaki bu belirsizlik, doğal olarak ikinci el piyasasında spekülatif fiyatlamalara neden oluyor. Arz daralırken, taleple birlikte fiyatlar kontrolsüz biçimde yukarı tırmanıyor. Özellikle yatırım amaçlı alım yapanlar, bu dalgalanmaları fırsata çevirerek piyasayı daha da ısıtıyor.
Sosyal Medyada Tepki Büyük: “Bu Fiyatlarla Araç mı Alınır?”
İkinci el otomobil piyasasında yaşanan bu sert yükseliş, sosyal medyada da gündem oldu. Kullanıcılar, artan vergiler ve fiyatlarla ilgili tepkilerini dile getirirken, çoğu kişi bu zamların vatandaşın araç sahibi olmasını imkânsız hale getirdiğini savunuyor. “Araç almak hayal oldu” ifadeleri, Twitter ve Instagram’da sıkça paylaşılan cümleler arasında yer aldı.
Bazı kullanıcılar ise düzenlemeyi yerli üretimi desteklemek adına atılmış stratejik bir adım olarak değerlendiriyor. Ancak genel kamuoyunun ağırlıklı görüşü, bu vergi artışlarının tüketiciyi zorladığı ve piyasada yapay fiyat balonları oluşturduğu yönünde. Ekonomistler de bu görüşe katılarak, piyasada kısa vadede istikrar beklenmemesi gerektiğini vurguluyor.