Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK), sosyal medya kullanımı konusunda hakim ve savcılara uyarı yazısı gönderdi. Kurulun tüm birimlere ilettiği yazıda, sosyal medya paylaşımlarının yargının tarafsızlığı, bağımsızlığı ve toplumdaki güven algısı üzerindeki etkisine dikkat çekildi.
Yargı bağımsızlığı bir ayrıcalık değil, sorumluluk
HSK Genel Sekreterliği tarafından gönderilen yazıda, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9’uncu ve 138’inci maddeleri hatırlatılarak, yargı yetkisinin bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılmasının anayasal güvence altında olduğu vurgulandı. Bu güvencenin bir ayrıcalık değil, yargıya duyulan güveni koruma sorumluluğu olduğu ifade edildi.
Hakim ve savcıların yalnızca verdikleri kararlarla değil, mesleki ve kişisel davranışlarının tamamıyla yargının itibarını temsil ettikleri kaydedildi.
Sosyal medya görünürlüğü riski artırıyor
Yazıda, dijital iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte sosyal medya paylaşımlarının etki alanının genişlediğine işaret edildi. Hakim ve savcıların ifade özgürlüğünün ulusal ve uluslararası düzeyde güvence altında olduğu belirtilmekle birlikte, mesleğin niteliği gereği bu özgürlüğün bazı sınırlamalara tabi olduğu vurgulandı.
HSK, sosyal medya paylaşımlarının çoğu zaman kişisel alanla sınırlı kalmadığını, bağlamından koparılarak yargıya duyulan güveni zedeleyebileceğini hatırlattı.
Rehber ve etik bildirge hatırlatıldı
Kurul, Türk Yargı Etiği Bildirgesi ile Türk Yargı Etiği Bildirgesi Kapsamında Sosyal Medya Kullanım Rehberinin bağlayıcı niteliğine dikkat çekti. Söz konusu rehberin, HSK Genel Kurulu’nun 8 Mart 2022 tarihli kararıyla kabul edilerek Resmi Gazete’de yayımlandığı anımsatıldı.
Rehbere göre; hesap açılmasından paylaşımların içeriğine, takip ve etkileşim ilişkilerinden fotoğraf ve video paylaşımlarına kadar dijital dünyadaki tüm davranışlarda hakim ve savcıların yargıyı temsil ettikleri bilinciyle hareket etmeleri gerekiyor.
Özellikle dikkat edilmesi istenen hususlar
HSK yazısında öne çıkan uyarılar şöyle sıralandı:
Sosyal medyadaki paylaşım, yorum, beğeni ve etkileşimlerin kişisel alanla sınırlı olmadığı, yargı mensubu kimliğinden bağımsız düşünülemeyeceği
Devam eden veya ileride görülmesi muhtemel dava ve soruşturmalara, taraflara, vekillere ya da siyasi ve toplumsal olaylara ilişkin paylaşımların tarafsızlık algısını zedeleyebileceği
Duruşma salonları, adliye binaları, cübbe, kürsü gibi yargısal sembollerin sosyal medyada paylaşılmasının özel hassasiyet gerektirdiği
Gizli kalması gereken bilgi, belge ve kişisel verilerin doğrudan ya da dolaylı şekilde ifşa edilmemesi gerektiği
Sosyal medya üzerinden kurulan arkadaşlık ve etkileşimlerin, kararların bu ilişkilerden etkilendiği izlenimi doğurmamasına özen gösterilmesi gerektiği
“Tarafsız görünme” yükümlülüğü vurgusu
HSK, hakim ve savcıların yalnızca fiili tarafsızlıkla yetinmemesi, her durumda tarafsızlık görünümünü de koruması gerektiğini özellikle vurguladı. Sosyal medya paylaşımlarının silinse dahi dijital dünyada varlığını sürdürebileceği ve uzun süre kamuoyu algısını etkileyebileceği hatırlatıldı.
Tüm yargı birimlerine gönderildi
Yazı; Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Uyuşmazlık Mahkemesi, Adalet Bakanlığı, adli ve idari yargı ilk derece mahkemeleri, bölge adliye ve bölge idare mahkemeleri ile cumhuriyet başsavcılıklarına gönderilerek, görev yapan tüm hakim ve savcılara duyurulması istendi.
HSK Başkanvekili Fuzuli Aydoğdu imzasıyla yayımlanan yazıda, yargının bağımsızlığına, tarafsızlığına ve toplumsal güvenilirliğine zarar verebilecek her türlü sosyal medya paylaşımından titizlikle kaçınılması gerektiği bir kez daha hatırlatıldı.


