1992 yılında Dağlık Karabağ Savaşı sırasında sivillere yönelik gerçekleştirilen Hocalı Katliamı, Güney Kafkasya tarihinin en ağır insan hakları ihlallerinden biri olarak kabul edilmektedir. Olay, 25 Şubat’ı 26 Şubat’a bağlayan gece, o dönem Azerbaycan sınırları içinde bulunan ve Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında yaşanmıştır.
Tarihsel arka plan
1988 yılında başlayan Dağlık Karabağ ihtilafı, Ermenistan ile Azerbaycan arasında etnik ve siyasi temelli bir çatışmaya dönüşmüştür. Sovyetler Birliği’nin dağılma sürecine girdiği bu dönemde, bölgede merkezi otoritenin zayıflaması silahlı çatışmaları artırmıştır. Dağlık Karabağ’ın statüsü konusunda yaşanan anlaşmazlık, 1991–1994 yılları arasında tam ölçekli savaşa evrilmiştir.
Hocalı, stratejik konumu nedeniyle askeri açıdan kritik bir yerleşim yeriydi. Bölgede bulunan tek havaalanı Hocalı’daydı ve bu durum kasabayı hem lojistik hem de askeri hedef hâline getirmişti. 1992 yılı başlarında kasaba kuşatma altına alınmış, elektrik ve kara bağlantıları büyük ölçüde kesilmiştir.
25–26 Şubat 1992 gecesi
25 Şubat 1992 gecesi Ermeni silahlı birlikleri, Sovyet ordusuna bağlı olduğu belirtilen 366. Motorize Alay’ın desteğiyle Hocalı’ya yönelik geniş çaplı bir saldırı başlatmıştır. Azerbaycan kaynaklarına göre kasabada o sırada yaklaşık 2.500 sivil bulunuyordu. Saldırı sonucunda sivillerin önemli bir bölümü kasabayı terk etmeye çalışmış, ancak kaçış güzergâhlarında da silahlı müdahaleler yaşanmıştır.
Azerbaycan’ın resmi verilerine göre 613 sivil hayatını kaybetmiştir. Ölenler arasında kadınlar, çocuklar ve yaşlılar bulunmaktadır. Yüzlerce kişinin yaralandığı, 1.000’den fazla kişinin esir alındığı ve bazı kişilerin akıbetinin uzun süre belirsiz kaldığı bildirilmiştir. Uluslararası insan hakları kuruluşları da bölgede sivillere yönelik ağır ihlaller yaşandığını raporlamıştır.
Uluslararası hukuk ve tartışmalar
Azerbaycan, Hocalı’da yaşananları “soykırım” olarak nitelendirmekte ve birçok ülkede bu yönde diplomatik girişimlerde bulunmaktadır. Bazı ülkelerin parlamentoları ve çeşitli eyalet meclisleri Hocalı Katliamı’nı kınayan kararlar almıştır. Ancak olayın hukuki niteliği konusunda uluslararası düzeyde tam bir mutabakat bulunmamaktadır.
İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) gibi kuruluşlar, olayda sivillere yönelik kitlesel öldürmeler gerçekleştiğini ve bunun savaş suçu niteliği taşıyabileceğini belirtmiştir. Taraflar arasında ise olayın boyutu, sorumluluğu ve hukuki tanımı konusunda farklı değerlendirmeler devam etmektedir.
Bölgesel ve toplumsal etkileri
Hocalı Katliamı, Azerbaycan toplumunda derin bir travma yaratmıştır. Her yıl 26 Şubat’ta ülke genelinde anma törenleri düzenlenmektedir. Olay, Azerbaycan’ın dış politikasında ve ulusal hafızasında merkezi bir yer tutmaktadır.
Dağlık Karabağ çatışması 1994’te ateşkesle sona ermiş olsa da bölgedeki gerilim farklı dönemlerde yeniden tırmanmıştır. 2020 yılında yaşanan ikinci Karabağ savaşı sonrasında bölgenin siyasi ve askeri dengeleri önemli ölçüde değişmiştir. Hocalı’da yaşananlar ise hâlâ çözülmemiş tarihsel bir yara olarak iki toplum arasındaki güvensizliği beslemeye devam etmektedir.
Hocalı Katliamı, sivillerin savaş ortamlarında nasıl ağır sonuçlarla karşı karşıya kalabildiğini gösteren çarpıcı örneklerden biri olarak uluslararası literatürde yer almaktadır. Olay, hem bölgesel barış sürecinin kırılganlığını hem de çatışma dönemlerinde sivillerin korunmasının hayati önemini hatırlatmaktadır.



