Çorum’un Boğazkale ilçesinde bulunan ve Hitit medeniyetine yaklaşık 450 yıl başkentlik yapan Hattuşa Antik Kenti’nde 1906’da başlayan bilimsel kazılar 120’nci yılında devam ediyor. Türkiye, Almanya, İtalya, Macaristan ve ABD’den 55 bilim insanı ve öğrencinin görev aldığı çalışmalarda, kentin yaklaşık 8 bin yıllık geçmişine ait yeni veriler araştırılıyor.
UNESCO Dünya Kültür Mirası ve Dünya Belleği listelerinde yer alan Hattuşa’da bu yıl 5 ayrı noktada kazı yürütülüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığının Geleceğe Miras Projesi kapsamında sürdürülen çalışmalarda bilim insanlarının yanı sıra yerel halktan 105 işçi de görev yapıyor.
Kazılar 120’nci yılında devam ediyor
Çorum’un yaklaşık 80 kilometre güneybatısındaki Boğazkale’de bulunan Hattuşa Antik Kenti, yaklaşık 7 kilometrelik surlarla çevrili 2 kilometrekarelik yerleşim alanına sahip. Kentteki bilimsel kazılar, Osmanlı Müze-i Hümayun tarafından 1906 yılında başlatıldı.
1931 yılından itibaren ise Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle Alman Arkeoloji Enstitüsü tarafından sürdürülen çalışmalar, 2006’dan bu yana Prof. Dr. Andreas Schachner başkanlığında yürütülüyor. Bu yıl bilim insanları, öğrenciler ve işçilerle birlikte 150’den fazla kişi Hattuşa’daki çalışmalara katılıyor.
Beş ülkeden uzmanlar aynı alanda çalışıyor
Kazı ekibinde arkeologların yanı sıra jeoloji, jeomorfoloji, mimarlık, filoloji, antropoloji ve arkeozooloji gibi farklı disiplinlerden uzmanlar yer alıyor. Kimya ve fizik analizleri de kazılardan elde edilen bulguların değerlendirilmesinde kullanılıyor.
Prof. Dr. Andreas Schachner, Hattuşa’daki çalışmaların çok disiplinli bir yapıya sahip olduğunu belirterek, “Bu büyük bir puzzle, biz burada parçaları birleştiriyoruz. Burada ham verileri çıkarıyoruz, yorumlanması için birçok kişi bir arada çalışıyor” dedi.
8 bin yıllık kültürel süreç araştırılıyor
Hattuşa’da milattan önce 6 binli yıllardan günümüze uzanan çok katmanlı bir yerleşim geçmişi bulunuyor. Kazılarda Kalkolitik Çağ, Hitit öncesi dönem, Hitit dönemi, Demir Çağı, Galat, Roma ve Bizans dönemlerine ait kalıntılar araştırılıyor.
Schachner, çalışmaların ağırlıklı olarak Hitit dönemine odaklandığını ancak kentin çok daha geniş bir tarihsel süreci barındırdığını söyledi. Bölgedeki toplumların yaşam tarzı, kullandıkları araç ve gereçler, çevreyle ilişkileri ve kültürel özellikleri karşılaştırmalı biçimde inceleniyor.
Bu yıl 5 ayrı noktada kazı yapılıyor
Hattuşa’da 2026 sezonunda 5 farklı noktada bilimsel kazı gerçekleştiriliyor. Schachner, amaçlarının mevcut tarihsel tabloya yeni parçalar ekleyerek kentin gelişim sürecini daha ayrıntılı biçimde anlamak olduğunu ifade etti.
Kentin jeolojik yapısının oldukça karmaşık olduğunu belirten Schachner, bu nedenle jeofizik yöntemlerden her bölgede sağlıklı sonuç alınamadığını söyledi. Buna rağmen alanın yüzde 50’den fazlası hakkında genel bir fikir bulunduğunu, yüzde 20-30’luk bölümün kayalık veya erozyon nedeniyle araştırmaya uygun olmadığını aktardı.
Hattuşa’da henüz araştırılmamış alanlar bulunuyor
Schachner’in verdiği bilgiye göre, Hattuşa’nın yaklaşık yüzde 20’lik bölümünde henüz kapsamlı araştırma yapılmadı. Bu alanlar, ilerleyen kazı sezonlarında yeni buluntulara ulaşılması açısından önem taşıyor.
Kazı ekibi, her sezon ortaya çıkarılan yeni verileri mevcut bilgilerle birleştirerek Hattuşa’nın tarihini daha bütüncül biçimde ortaya koymayı hedefliyor. Çalışmalar aynı zamanda yeni arkeolog ve uzmanların yetişmesine de katkı sağlıyor.




