Çimen, "Ülkemizde ortalama her 1,5 yılda bir şiddetli ve yıkıcı depremler meydana geliyor. Bu gerçek değişmeyecektir. Değişmesi gereken bizlerin zihniyeti ve tavırlarıdır" dedi.
6 Şubat depremlerinin Türkiye tarihinin en büyük felaketlerinden biri olduğunu belirten Çimen, resmi kayıtlara göre 50 binden fazla insanın hayatını kaybettiğini, yaklaşık 40 bin binanın yıkıldığını ve 200 binden fazla binanın ağır hasar aldığını hatırlattı. Depremin üzerinden iki yıl geçmesine rağmen acılarının hala taze olduğunu ifade eden Çimen, bu büyük afetin ardından atılması gereken adımların net olduğunu belirtti.
Depremlerin kaçınılmaz bir gerçek olduğunu ancak alınacak önlemlerle felakete dönüşmesinin engellenebileceğini vurgulayan Çimen, yapı stokunun yenilenmesi ve güvenli yapılaşmanın sağlanması gerektiğinin altını çizdi. "Ülkemizin dört bir yanında bilimin ışığında, meslek odalarının aktif rol aldığı ve önerilerinin hayata geçirildiği bir dönüşüm sürecini arzu ediyoruz. İstanbul’un adını anarken bile yaşadığımız korku tarifsiz" diye konuştu.
Deprem felaketinde ihmali olanların hesap vermesi gerektiğini belirten Çimen, geçen sürede bazı sorumluların yargılanmasına rağmen hala birçok kişinin cezasız kaldığını dile getirdi. "Binlerce canın yitip gitmesine sebep olanların pek çoğu, eğer yaptıkları güvensiz ve kuralsız konutların altında canlarını kaybetmediyse, hala dışarıda bedel ödemeden ellerini kollarını sallayarak geziyorlar" ifadelerini kullandı.
Çimen, açıklamasını, "6 Şubat’ta meydana gelen depremler, coğrafyamızın tanık olduğu ne ilk büyük deprem ne de son büyük deprem olacaktır. Ancak felakete dönüşmesini önlemek için ivedilikle hayata geçirilmesi gerekenler ortadadır. Şehirlerimizi ranttan uzak, insan hayatını önceleyen ve yetkin mühendislik imkanlarından faydalanarak bir an evvel depreme hazırlamalıyız. 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden yurttaşlarımızı rahmetle anıyor, aynı acıları tekrar yaşamamak için kaybedecek tek bir günümüzün olmadığını vurgulamak istiyorum" sözleriyle tamamladı.



