19 Mart sabahı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla başlayan süreç, sadece siyaseti değil, ekonomiyi de sarstı. Aynı gün Borsa İstanbul’da iki kez devre kesici uygulandı, döviz kurları ve altın fiyatları tarihi zirveleri gördü. Hazine, borsadaki düşüşü ve dövizdeki tırmanışı durdurmak için yaklaşık 55 milyar dolarlık rezerv müdahalesine başvurdu.

İmamoğlu operasyonu sonrası ekonomi çalkalandı mı?

Operasyonun ardından yaşanan ekonomik dalgalanmanın etkileri ve büyüklüğü tartışma konusu oldu. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek önce “Etkisi birkaç ay sürebilir” diyerek ihtiyatlı bir değerlendirme yaptı, ardından "Etkisi 3 gün sürdü" diyerek konuyu sınırlı göstermeye çalıştı.

Ancak AK Parti içinden gelen açıklamalar tabloyu daha da netleştirdi. Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekçi, “Bu operasyonların ekonomiye zarar vermediğini söylemek mümkün değil. Tabii ki verdi” diyerek hükümet içi görüş ayrılıklarını açıkça ortaya koydu.

Cevdet Yılmaz: “Başlı başına bir etki değil”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yakın isimlerden biri olan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ise daha temkinli bir dil benimsedi. Yılmaz, İmamoğlu operasyonunun doğrudan ekonomik bir krize yol açmadığını öne sürerek, “Başlı başına bir etki yaratmadı” ifadelerini kullandı.

Bu sözler, Zeybekçi’nin çıkışıyla doğrudan çelişirken, Cumhurbaşkanlığı cephesinde olayın siyasi etkilerinin ekonomi yönetimi üzerinde oluşturduğu baskının izlerini ortaya koydu.

Borsa çöktü, döviz fırladı, Hazine müdahale etti

Belediye Meclis Üyeleri’nden Mahalle Muhtarlarına Ziyaret
Belediye Meclis Üyeleri’nden Mahalle Muhtarlarına Ziyaret
İçeriği Görüntüle

19 Mart sabahı gerçekleşen gözaltı haberinin ardından Borsa İstanbul’da sert satışlar yaşandı. Gün içinde iki kez “devre kesici” uygulanırken, dolar ve euro kurunda ani sıçramalar yaşandı. Altın fiyatı da tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.

Piyasaların kontrolünü sağlamak için ekonomi yönetimi 55 milyar dolara yakın rezerv müdahalesinde bulundu. Aynı zamanda borsa işlemlerine yönelik yasaklayıcı tedbirler ve teşvikler eş zamanlı yürürlüğe konuldu.

Ekonomistler: Zarar sadece rezerv kaybı değil

Bağımsız ekonomistlere göre operasyonun etkileri yalnızca Merkez Bankası rezervlerinden ibaret değil.
– Yatırımcı güveninde ciddi zedelenme oluştu
– Yabancı sermaye girişi yavaşladı
– Risk primi yeniden yükseldi
– Faizler artış eğilimine girdi

Ekonomistler, bu tür siyasi operasyonların doğrudan ekonomik göstergeleri sarstığını ve bu etkinin kamuoyuna açıklananla sınırlı kalmadığını savunuyor.

AK Parti içinde çatlak sinyali mi?

Zeybekçi’nin açık sözlü açıklamaları, parti içinde bu operasyonun stratejik bir hata olarak görüldüğü yorumlarını beraberinde getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın parti içinde bu konuda farklı sesleri dizginleme çabasında olduğu, Zeybekçi’nin çıkışının ardından kulislerde tartışılmaya başlandı.

Sonuç: Siyasetin gölgesi ekonomiye düştü

İmamoğlu operasyonları, Türkiye’de siyasetin ekonomi üzerindeki etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. Borsa çalkalandı, döviz rekor kırdı, Hazine rezervi tükendi ve AK Parti içinden ilk kez bu kadar açık “zarar var” açıklamaları geldi. Önümüzdeki günlerde bu tür adımların hem ekonomik hem de siyasi sonuçlarının daha görünür hale gelmesi bekleniyor.

İç siyasetle şekillenen bu ekonomik deprem, hem yerli yatırımcıları hem de yabancı piyasaları Türkiye riskine karşı daha temkinli hale getiriyor. Siyasi müdahalelerin ekonomik maliyetini minimize etmek isteyen ekonomi yönetimi ise, görünüşe göre bu kez sadece dış faktörlerle değil, içerideki görüş ayrılıklarıyla da mücadele etmek zorunda.

Muhabir: Haber Merkezi