İstanbul Fatih’te tatil için bulunan Böcek ailesinin şüpheli zehirlenme sonrası hastaneye kaldırılıp dört ferdinin hayatını kaybettiği olayda soruşturma giderek genişliyor. Ailenin ambulans beklerken otelde kilitli kaldığı anlara ilişkin görüntüler ortaya çıkarken, kapıyı kilitleyen otel çalışanının ifadesi dikkat çekti.
Olayın ardından adliyeye sevk edilen yedi şüpheliden dördünün tutuklanmasıyla birlikte, soruşturma dosyasındaki ifadeler ve sevk yazıları olayın karanlık yönlerine ışık tutmaya başladı.
Ailenin Otelde Kilitli Kaldığı Anların Görüntüsü Şok Yarattı
Güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde Servet Böcek’in çocuğuyla birlikte kilitli otel kapısını zorladığı, çevredeki vatandaşların kapıyı kırmak için yardıma koştuğu görüldü. Dakikalar sonra kapının otel görevlisi tarafından açılması, soruşturmada kritik bir detay olarak yer aldı.
Bu görüntüler, ambulans çağrılmış olmasına rağmen ailenin binadan çıkamamasının olayı nasıl ağırlaştırmış olabileceği yönünde soru işaretleri oluşturdu.

“Kebap Almaya Çıktım” İfadesi Şüpheleri Derinleştirdi
Tutuklanan otel çalışanı M.M.U.D.C’nin savcılık ifadesi, soruşturmanın merkezine oturdu. Şüpheli, gece 01.30 sıralarında otelin giriş kapısını kilitleyip yemek almak için dışarı çıktığını, döndüğünde ambulansı gördüğünü söyledi. Kapıyı kilitleme gerekçesini “hırsızlık olmasın diye” açıklarken, içeride rahatsızlanan aileden haberi olmadığını öne sürdü.
İfadede geçen “Kebapçıya gittim” cümlesi sosyal medyada gündem olurken, savcılık yazısında şüphelinin beyanlarının birbiriyle çeliştiği vurgulandı.
İzinsiz İlaçlama Şirketi ve Sertifikasız Çalışanlar Soruşturmanın Odağında
Sevk yazısında, otelin 202 numaralı odasının DSS isimli ilaçlama şirketi tarafından 11 Kasım’da ilaçlandığı, şirketin izinsiz faaliyet gösterdiği ve işlemi yapan Doğan C.’nin herhangi bir sertifikası olmadığı belirtildi. Şirket sahibi Zeki K. ve sorumlu Serkan K.’nin de dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği değerlendirildi.
Bu durum, ailenin zehirlenme şüphesinin kaynağına dair soruşturmayı doğrudan ilaçlama faaliyetine çevirdi.
Otel Yönetimi ve Çalışanların İfadelerinde Çelişkiler Var
Otel sahibi Hakan O.’nun izinsiz ilaçlama şirketiyle çalıştığı tespit edilirken, resepsiyon görevlilerinin ifadeleri arasında ciddi tutarsızlıklar bulundu. R.B. isimli çalışanın rahatsızlandığını söyleyip M.M.U.D.C’yi iş yerine çağırdığı, daha sonra ise gerçekte arkadaşıyla buluşmak için yalan söylediğini beyan ettiği dosyada yer aldı.
Savcılık, çalışanların ilaç kokusundan rahatsız olduklarını söylemelerine rağmen ifadelerinde bu detayı gizlemelerini “olağan akışa aykırı” buldu.
Aynı Otelde Zehirlenme Şüphesiyle Üç Kişi Daha Hastaneye Kaldırıldı
Olayın ardından otelde kalan M.T., F.R. ve A.H. isimli üç kişinin de 15 Kasım’da zehirlenme şüphesiyle hastaneye başvurduğu belirlendi. Üçü yapılan tedavinin ardından taburcu edildi. Bu durum, zehirlenmenin münferit bir olay olmadığı yönünde soruşturma açısından kritik bir veri olarak değerlendiriliyor.
Bakanlık da Sürece Dahil Oldu
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, olayla ilgili incelemelerin sürdüğünü ve tüm bulguların titizlikle değerlendirildiğini açıkladı. Soruşturmanın hem adli hem de idari boyutlu yürütüldüğü, oteldeki tüm faaliyetlerin mercek altına alındığı belirtildi.
Olay, bir ailenin tatil için geldiği şehirde yaşadığı trajedinin ötesine geçerek, turizmde güvenlik, denetim eksikliği ve işletmelerin sorumlulukları üzerine güçlü bir toplumsal tartışma yarattı.


