MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Feti Yıldız, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yıldız, teklifin af niteliğinde olmadığını belirterek, “Terörsüz Türkiye’nin sonuna kadar arkasındayız” dedi.
Yıldız, teklifin mahkumiyet hükümlerini ortadan kaldırmadığını, suçların hukuki niteliğini değiştirmediğini ve ceza sorumluluğunu sona erdirmediğini söyledi. Terörsüz Türkiye sürecinin milli birlik, ortak gelecek ve bin yıllık kardeşlik açısından önemli olduğunu ifade etti.
Bahçeli’nin 22 Ekim çağrısını hatırlattı
Feti Yıldız, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024’te yaptığı çağrıdan itibaren yeni acıların yaşanmadığını söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iradesiyle Terörsüz Türkiye hedefinin devlet politikası haline geldiğini belirtti.
Süreç boyunca TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un da önemli katkı sunduğunu ifade eden Yıldız, bu nedenle Kurtulmuş’a teşekkür etti. Terörün toplumsal istikrarı yıllarca derinden sarstığını söyledi.
Bahçeli’nin DEM Parti ile tokalaşmasına dikkat çekti
Yıldız, Devlet Bahçeli’nin TBMM’de DEM Parti milletvekilleriyle tokalaşmasının yeni bir kapı araladığını belirtti. Bu temasın sürecin siyasi ve toplumsal boyutu açısından önemli olduğunu ifade etti.
TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun da uzlaşma ikliminin oluşmasında görev üstlendiğini söyledi. Komisyonun çalışmalarını tamamlayarak raporunu hazırladığını hatırlattı.
Terörsüz Türkiye barış ve kardeşlik demektir
Feti Yıldız, Terörsüz Türkiye hedefini “barış ve huzur, demokrasi ve hürriyet, kardeşlik” sözleriyle tanımladı. Sürecin belirlenen plan dahilinde ilerleyeceğini söyledi.
Bin yıllık kardeşliğin ve ortak yaşam iradesinin korunmasına yönelik adımların MHP tarafından destekleneceğini belirten Yıldız, milli birlik ve milli kimliğin korunmasının temel hedeflerden biri olduğunu ifade etti.
MHP sonuna kadar destek verecek
Yıldız, MHP’nin Terörsüz Türkiye sürecine yaklaşımını net ifadelerle ortaya koydu. Tarihe, ecdada ve şehitlere sahip çıkmak, ortak geleceği kucaklamak ve milli değerler etrafında birleşmek için süreci desteklediklerini söyledi.
Milli birliğin, milli kimliğin ve milli devletin korunmasının esas olduğunu belirten Yıldız, “Bin yıllık kardeşliği yaşatmak amacıyla Terörsüz Türkiye’nin sonuna kadar arkasındayız” dedi.
Teklif af niteliğinde değil dedi
Feti Yıldız, kanun teklifinin af düzenlemesi olmadığını özellikle vurguladı. Teklifin mevcut mahkumiyet kararlarını ortadan kaldırmadığını, suçların hukuki niteliğinde değişiklik yapmadığını ve ceza sorumluluğunu sona erdirmediğini söyledi.
Devam eden soruşturma ve kovuşturmaların bütün sonuçlarıyla varlığını koruduğunu belirten Yıldız, kesinleşmiş mahkumiyet hükümlerinin de devam ettiğini ifade etti.
Af eleştirilerine tepki gösterdi
Yıldız, teklifi “af” olarak değerlendirenlere tepki gösterdi. Kanunun lafzı ve gerekçesi okunmadan bu yönde yorum yapılmasının yanlış olduğunu söyledi.
“Bir meseleyi anlatırken ya öğreneceksiniz ya da danışacaksınız” diyen Yıldız, hukuki değerlendirmelerin siyasi ihtilaflar üzerinden değil, kanun metni üzerinden yapılması gerektiğini ifade etti.
Özel af iddiasını da reddetti
Teklifin özel af niteliği taşıdığı yönündeki değerlendirmelere de karşı çıkan Yıldız, özel af için Anayasa’da öngörülen nitelikli çoğunluk şartlarına dikkat çekti. Kovid izni dönemindeki yasal düzenlemeler üzerinden örnek verdi.
Yıldız, mevcut teklifin suçun vasfını, mahkumiyet kararını veya ceza sorumluluğunu değiştirmediğini bir kez daha belirterek, bu nedenle “özel af” tanımının hukuken doğru olmadığını söyledi.
Terörü tarihin karanlık çöplüğüne göndermek üzereyiz
Feti Yıldız, Türkiye’nin terörü sona erdirme konusunda önemli bir aşamaya geldiğini belirtti. Terörün yıllar boyunca toplumsal istikrarı bozduğunu ve ağır bedeller oluşturduğunu söyledi.
Yıldız, gelinen noktada terörü “tarihin karanlık çöplüğüne göndermek üzere olduklarını” ifade etti. Sürecin başarılı olması halinde bin yıllık kardeşliğin daha güçlü şekilde yaşatılacağını belirtti.


