Programa, “Filistin Sözlüğü” yazarlarından siyaset bilimi doktorantları Fatih Abukan ve Yusuf Uslu konuşmacı olarak katıldı. Abukan ve Uslu, Filistin meselesine ilişkin değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı.
Abukan: Demografik yapı siyasi hedefler için kullanıldı
Programın ilk konuşmacısı Fatih Abukan, “Siyonizm ve Demografik Manipülasyon” başlıklı sunumunda Filistin topraklarında yaşanan demografik dönüşümün tarihsel arka planını ele aldı.
Siyonist hareketin ortaya çıkışından itibaren nüfus politikalarının stratejik bir araç olarak kullanıldığını belirten Abukan, bölgede siyasi hedeflerin hayata geçirilmesinde demografik yapının belirleyici bir unsur olarak görüldüğünü ifade etti.
Abukan, 19. yüzyılın sonlarından itibaren Filistin’e yönelik Yahudi göçlerinin hız kazandığını belirterek, bu sürecin yalnızca doğal nüfus hareketleriyle açıklanamayacağını, uluslararası siyasi destekler ve örgütlü yerleşim politikalarıyla şekillendiğini savundu.
Demografik değişimlerin seçim süreçlerinden toprak kontrolüne, yerel yönetimlerden uluslararası müzakerelere kadar birçok alanda etkili olduğunu dile getiren Abukan, Filistin meselesinin anlaşılabilmesi için askeri ve siyasi gelişmelerin yanı sıra nüfus hareketlerinin de dikkatle incelenmesi gerektiğini söyledi.
Abukan, siyonist politikaların sonucunda başta Filistin olmak üzere işgale maruz kalan toplumların soykırım, etnik temizlik, toplu katliam, yerinden edilme, sürülme ve sindirilme politikalarıyla karşı karşıya kaldığını ifade etti.
Uslu: Filistin meselesi aynı zamanda Avrupa’nın meselesidir
Programın ikinci konuşmacısı Yusuf Uslu ise İsrail-Filistin meselesinin yalnızca bölgesel bir çatışma olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti.
Uslu, konunun Avrupa’nın tarihsel geçmişiyle yakından bağlantılı olduğunu ifade ederek, “İsrail sorunu” ya da “Filistin sorunu” yerine “Avrupa sorunu” ifadesinin kullanılmasının daha doğru olacağını savundu.
İsrail devletinin ortaya çıkış sürecine değinen Uslu, Avrupa’da yüzyıllar boyunca Yahudilere yönelik ayrımcı politikaların ve antisemitik uygulamaların bu sürecin temel belirleyicileri arasında yer aldığını söyledi.
Uslu, Filistin’de yaşananların Yahudiler ile Müslümanlar arasında dini bir savaş olarak sunulmasının yanlış olduğunu vurgulayarak, sorunun temelinde Avrupa’nın tarihsel mirasının bulunduğunu dile getirdi.
Avrupa’nın kendi geçmişindeki katliamlarla yeterince yüzleşemediğini belirten Uslu, ortaya çıkan siyasi ve ahlaki sorumluluğun önemli ölçüde Filistin coğrafyasına taşındığını ifade etti.
Batılı devletlerin İsrail’e sağladığı siyasi, ekonomik ve askeri desteğin bu tarihsel ilişkinin devam ettiğini gösterdiğini kaydeden Uslu, “Filistin’e baktığımızda aynı zamanda Avrupa’nın kendi tarihiyle hesaplaşamamasının sonuçlarını da görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
Konuşmaların ardından program soru-cevap ve katkı bölümüyle devam etti. Panel sonunda Filistin Atölyesi tarafından konuşmacılar Fatih Abukan ve Yusuf Uslu’ya teşekkür belgesi takdim edildi.