İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun kamuoyunda “ahmak davası” olarak bilinen dosyasında kritik gelişme yaşandı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf), İmamoğlu’na 2 yıl 7 ay 15 gün hapis ve Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca “siyasi yasak” getiren hak mahrumiyeti cezasını onadı.
Kararın ardından İmamoğlu’nun avukatlarından Tora Pekin, “Yargıtay yolu açık, bu siyasi yasak anlamına gelmiyor” açıklamasını yaptı. Bu ifade, dosyanın Yargıtay incelemesi tamamlanmadan kesin hüküm niteliği kazanmayacağını, dolayısıyla İmamoğlu’nun siyasi haklarının şimdilik devam ettiğini gösteriyor.
Dava Süreci Nasıl Başladı?
2019’da Strazburg’da düzenlenen Avrupa Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nde konuşma yapan İmamoğlu, seçimlerin iptali üzerinden dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “ahmak” sözüne atıfla “31 Mart’ta seçimi iptal edenler ahmaktır” demişti. Bu sözler üzerine Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyeleri hakarete uğradıkları gerekçesiyle suç duyurusunda bulunmuştu.
Savcılık, “kurul halinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı alenen hakaret” suçundan 1 yıl 3 ay 15 günden 4 yıl 1 aya kadar hapis istemiyle iddianame düzenledi. İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesi, 2022’de İmamoğlu’nu 2 yıl 7 ay 15 gün hapse ve siyasi yasak getiren hak yoksunluğu cezasına çarptırmıştı.
Siyasi ve Hukuki Sürecin Önündeki Aşamalar
İstinaf onamasının ardından dosya Yargıtay’a taşınabilecek. Yargıtay’ın vereceği karar kesin hüküm niteliği taşıyacak. Bu nedenle İmamoğlu, Yargıtay süreci sonuçlanana kadar görevini sürdürmeye ve siyasi faaliyetlerine devam edebilecek.
Karar, Türkiye’de hem yaklaşan yerel seçimler hem de muhalefet içi dengeler açısından önemli görülüyor. Yargıtay’ın vereceği nihai karar, hem İBB Başkanlığı hem de muhtemel cumhurbaşkanlığı adaylık süreçleri için belirleyici olacak.


