Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, son üç ayda 25 dosyada yer alan 28 faili meçhul cinayeti aydınlattı. Türkiye genelinde 638 cinayet ve kayıp dosyasını yeniden inceleyen özel ekiplerin çalışmaları sonucunda 59 ilde 155 dosya mercek altına alınırken 79 şüpheli tutuklandı.

638 cinayet ve kayıp dosyası yeniden incelendi

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in talimatıyla 24 Nisan’da kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, uzun süredir çözülemeyen kasten öldürme ve kayıp olaylarını yeniden ele aldı. Türkiye’nin farklı illerindeki 638 dosyada bulunan adli kayıtlar, kriminal bulgular ve dijital deliller tekrar değerlendirildi.

Çalışmalar sonucunda 25 dosyadaki 28 faili meçhul cinayet aydınlatıldı. Toplam 168 maktulün yer aldığı 155 dosya yeniden incelemeye alınırken 47 kişinin hayatını kaybettiği 44 dosya için başsavcılıklar ve kolluk birimleri bünyesinde özel ekipler oluşturuldu.

79 şüpheli tutuklandı

Yeniden başlatılan soruşturmalar kapsamında 79 şüpheli hakkında tutuklama kararı verildi. Yirmi bir şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Başkanlık bünyesinde tecrübeli savcılar, kolluk görevlileri ve uzmanlardan oluşan ihtisas ekipleri kuruldu. Ekipler geçmişte verilen takipsizlik kararlarını yeni bulgular doğrultusunda tekrar değerlendirerek ilgili savcılıklara bilgi aktardı.

Dijital ve bilimsel deliller yeniden ele alındı

Özel ekipler dosyalardaki HTS ve baz istasyonu kayıtları, DNA profilleri, kamera görüntüleri, dijital materyaller, banka hareketleri ve toplu ulaşım kartı verilerini yeniden inceledi. Sağlık kayıtları, topuk kanı bilgileri, sigara izmaritleri ve yıllar önce yazılmış cezaevi dilekçeleri de bazı soruşturmaların çözülmesinde etkili oldu.

PTS ve MOBESE görüntüleri, GPRS kayıtları, balistik raporlar ve yeniden alınan tanık ifadeleri de soruşturmaların merkezine yerleştirildi. Yeni teknolojik imkânlar sayesinde geçmişte bağlantı kurulamayan birçok delil birlikte değerlendirildi.

Kaza olarak kapatılan dosyada cinayet bulgusu

Marmaris’te 28 Mart 2023’te silahla vurularak hayatını kaybeden Abdullah Uslu’nun ölümünün, ilk soruşturmada kaza olduğu değerlendirilmişti. Uslu’nun alkollü olduğu ve silahı beline takarken kendisini vurduğu kabul edilerek dosya hakkında takipsizlik kararı verilmişti.

İskilipli Genç Yazar Bilal Filiz İkinci Kitabını Okurlarla Buluşturdu
İskilipli Genç Yazar Bilal Filiz İkinci Kitabını Okurlarla Buluşturdu
İçeriği Görüntüle

Maktulün kızının itirazı üzerine yeniden açılan dosyada olay yeri raporları, iletişim kayıtları, kamera görüntüleri ve yeni ifadeler incelendi. Olayın cinayet olduğuna yönelik bulgulara ulaşılırken iki şüpheli tutuklandı, iki şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi.

Teryaki çiftinin dosyasında aile içi planlama iddiası

Nevşehir’in Ürgüp ilçesinde 2016 yılında öldürülen Fatma ve İbrahim Teryaki çiftinin dosyası da yeniden açıldı. Daha önce yargılanıp beraat eden bir kişinin ardından alınan yeni ifadelerle cinayetin aile bireylerinin planlamasıyla işlendiği iddiasına ulaşıldı.

Soruşturma kapsamında bir şüpheli tutuklandı. Diğer şüpheli hakkında ise ev hapsi kararı uygulandı.

24 yıllık cinayeti cezaevi dilekçesi çözdü

Aydın’ın Germencik ilçesinde 2002 yılında öldürülen Galip Öztürker’in dosyasında, şüphelilerden birinin 2012’de cezaevinden savcılığa gönderdiği dilekçe yeniden incelendi. Suça ilişkin ayrıntılar içeren dilekçe tanık teşhisleri ve telefon kayıtlarıyla birlikte değerlendirildi.

Yürütülen çalışmaların ardından beş şüpheli tutuklanarak haklarında dava açıldı. İlk duruşmada verilen tahliye kararına yapılan itiraz üzerine dört sanık yeniden yakalanarak cezaevine gönderildi.

İstanbulkart ve HTS kayıtları cinayeti aydınlattı

İstanbul’un Şişli ilçesinde 2016 yılında öldürülen mezdeke dans üçlüsü üyelerinden Aynur Kanbur’un dosyasında HTS, baz istasyonu, kamera ve İstanbulkart kayıtları birlikte incelendi. Şüphelilerin telefonlarını olaydan önce kapattıkları ve ertesi gün yeniden açtıkları belirlendi.

Şüpheliler arasında olay sonrasında mesajlaşma bulunduğu da tespit edildi. Düzenlenen eş zamanlı operasyonda yakalanan üç şüpheli tutuklandı.

372 saatlik kamera kaydı incelendi

Karaman’da 2008 yılında kaybolduktan sonra cesedi baraj yakınlarında bulunan terzi Erkan Erkara’nın dosyasında 372 saatlik MOBESE ve güvenlik kamerası görüntüsü incelendi. Yaklaşık 40 kişinin HTS ve baz istasyonu kayıtları da analiz edildi.

Teknik incelemede maktulün son görüştüğü kişinin belirlendiği, şüphelinin telefonunun cesedin bulunduğu bölgeden sinyal verdiği tespit edildi. Yakalanan şüpheli hakkında kasten öldürme ve gece vakti silahlı yağma suçlarından dava açıldı.

Çalınan telefon 12 yıl sonra şüphelilere ulaştırdı

Antalya’da 2014 yılında bir inşaatın bekçi kulübesinde öldürüldükten sonra cesedi yakılan Şeref Kocabıyık’ın dosyasında, olay yerinden çalınan cep telefonu soruşturmanın kilit delili oldu. Telefonun olaydan yaklaşık dört ay sonra Gaziantep’te kullanıldığı belirlendi.

Telefonu kullanan kişiler ile maktulün çalıştığı inşaattaki kişiler arasındaki bağlantılar HTS ve baz kayıtlarıyla ortaya çıkarıldı. Üç şüpheli tutuklanırken iki şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi, yurt dışında bulunduğu belirlenen bir kişinin yakalanması için çalışmalar başlatıldı.

Bebeğin kimliği topuk kanından belirlendi

Manisa’da 2010 yılında çöp poşeti içerisinde bulunan kız bebeğin dosyasında sağlık kayıtlarından yararlanıldı. Otopsi bulgularından bebeğin hastanede doğduğu ve topuk kanı alınmış olabileceği değerlendirildi.

Sağlık Bakanlığı kayıtlarında bir kadının kız bebeğinden topuk kanı alındığı ancak yaşayan çocuk kaydı bulunmadığı tespit edildi. Anne tutuklanırken kardeşi hakkında konutu terk etmeme şeklinde adli kontrol kararı uygulandı.

Kimliği 19 yıl sonra DNA ile tespit edildi

Batman’ın Kozluk ilçesinde 2007 yılında bulunan ve yüzü teşhis edilemeyen erkek cesedinin kimliği yaklaşık 19 yıl sonra belirlendi. Uzun süredir hiçbir resmî kurumda işlemi bulunmayan Aydın Özcan araştırmaya alındı.

Özcan’ın çocuklarından alınan DNA örnekleri ile cesetten elde edilen örneklerin eşleştiği tespit edildi. Yürütülen soruşturma sonucunda altı şüpheli tutuklanırken dört şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi.

Sigara izmaritlerindeki DNA failleri işaret etti

Diyarbakır’da 2016 yılında mera arazisinde öldürülen Mehmet Emin Karaalp’in dosyasında olay yerindeki dört sigara izmariti yeniden incelendi. Adli Tıp Kurumunun çalışmaları sonucunda izmaritlerden elde edilen DNA profilleri ile şüphelilerin örnekleri eşleşti.

HTS ve daraltılmış baz incelemelerinde bazı şüphelilerin olay saatinde bölgede bulunduğu belirlendi. Mera kullanımı ve hayvancılıktan kaynaklanan husumet nedeniyle işlendiği değerlendirilen cinayetle ilgili beş şüpheli tutuklandı, üç şüpheli adli kontrolle serbest bırakıldı.

14 yıllık kayıp dosyasında kemiklere ulaşıldı

Hatay’da 2012 yılından bu yana kayıp olan Selbi Uyğur’un dosyasında cezaevindeki şüphelilerin anlatımları ve yer gösterme işlemleri değerlendirildi. Uyğur’un öldürülerek Dörtyol ilçesindeki portakal bahçeleri yakınına gömüldüğü yönündeki ifade üzerine kazı çalışması başlatıldı.

Yaklaşık 300 metrelik alanda yapılan kazıda kadın kıyafetleri içerisinde insan kemikleri bulundu. Kemiklerden elde edilen DNA profili ile Uyğur’un anne ve babasından alınan örneklerin eşleşmesi sonucu kimlik tespiti yapıldı.

Gündemdeki kayıp ve saldırı dosyaları inceleniyor

Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının bazı dosyalarda şüphelilerin belirlenmesi, cesetlerin bulunması ve kimlik tespiti yapılmasına yönelik çalışmaları sürüyor. Takipsizlikle sonuçlanan dosyalar da yeni deliller ortaya çıktıkça yeniden açılıyor.

Rojin Kabaiş, Rojvelat Kızmaz, Gülistan Doku, Çağla Tuğaltay ve Rabia Naz Vatan’ın dosyalarına ilişkin incelemelerin devam ettiği bildirildi. Fenerbahçe Spor Kulübü otobüsüne yönelik silahlı saldırıyla ilgili soruşturma ve araştırmaların da sürdüğü kaydedildi.

Muhabir: Anadolu Ajansı