Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 15 Ağustos 2025 Cuma günü tüm camilerde okutulan hutbede, kul hakkı ve toplumsal adalet konuları ön plana çıktı. Hutbede, Peygamber Efendimiz'in (s.a.s) "Gerçek müflis kimdir?" sorusuna verdiği cevap üzerinden kul hakkının ahiret hesabındaki ağırlığı anlatıldı.
Hutbede, Müslümanların namaz, oruç ve zekât gibi ibadetlerini eksiksiz yerine getirse bile; başkalarının hakkına girdiklerinde bunların yeterli olmayacağına dikkat çekildi. Hak ihlali durumunda kişinin sevaplarının hak sahiplerine verileceği, sevapları bitince ise karşı tarafın günahlarının yükleneceği hatırlatıldı. Bu çarpıcı örnekle kul hakkının dinî boyutu derinlemesine işlendi.
Cuma Hutbesinde Siyonizm Eleştirisi: "Dünyanın Gözü Önünde İnsanlık Suçu"
Diyanet’in hutbesinde bu hafta Gazze’ye özel bir vurgu yapıldı. "Kul hakkı ihlallerinin en büyüğü bir insanın canına kıymaktır" ifadesiyle başlayan bölümde, siyonist saldırılar net bir dille kınandı.
Kur’an-ı Kerim’den Maide Suresi 93. ayetle desteklenen bu açıklamada, kasıtlı bir şekilde bir mümini öldüren kişinin cezasının ebedi cehennem olacağı belirtildi. Müslümanlara ise mazlumlara ses olmak, yardım etmek ve bu zulme karşı sessiz kalmamak çağrısında bulunuldu.
Miras ve Toprak Hakkı: Kadınların Mirasını Engellemek de Kul Hakkıdır
Kadınların mirastan mahrum bırakılması hutbede önemli bir başlık olarak işlendi. Erkek evlatlara öncelik veren uygulamaların Allah’ın koyduğu miras düzenine aykırı olduğu vurgulandı.
Ayrıca, miras paylaşımında arazi sınırlarının ihlal edilmesi, mal kaçırmak ve yalan beyanla hak gaspı yapmak "ateşten gömlek giymeye" benzetildi. Peygamber Efendimiz'in (s.a.s) “Bir karış toprağı haksız yere alanın boynuna yedi kat yer dolacak” hadis-i şerifi de bu bağlamda hatırlatıldı.
İş Hayatında Kul Hakkı: Sigortasız İşçi Çalıştırmak Haramdır
Hutbede, işveren-çalışan ilişkilerine dair net ifadeler yer aldı. Çalışanların sigortasız çalıştırılması, ücretlerin geç ödenmesi, ağır iş yükü ve adaletsizliklerin kul hakkı olduğu açıklandı.
Aynı şekilde, çalışanların iş yerindeki mallara zarar vermesi, mesai saatlerine uymaması, sahte rapor alması gibi davranışlar da kul hakkı kapsamında değerlendirildi. Bu hatırlatmalar, günümüzde sık karşılaşılan iş etiği ihlallerine doğrudan yanıt niteliğindeydi.
Tüketici Hakları da Kul Hakkıdır: Fahiş Fiyat, Bozuk Ürün, Yalan Reklam
Ticaret hayatındaki ahlaki bozulmalar da hutbede sert bir şekilde eleştirildi. Gıda ürünlerine sağlığa zararlı katkı maddesi katmak, son kullanma tarihi geçmiş ürünleri satmak, stokçuluk yapmak, hileli teraziler kullanmak gibi davranışların kul hakkı olduğu belirtildi.
Peygamber Efendimiz'in (s.a.s), “Bizi aldatan bizden değildir” hadisine atıf yapılarak, aldatmanın İslam ahlakıyla bağdaşmadığı vurgulandı. Özellikle sosyal medyada yanlış bilgi yaymak, insanlara iftira atmak, başkalarının şerefini zedelemek gibi dijital platformlardaki hak ihlalleri de hutbe kapsamına alındı.
Diyanet’ten Uyarı: Ailede Kul Hakkı Bilinci Verilmezse Toplum Çöker
Aile içindeki adaletsizliklerin de kul hakkına girdiği vurgulandı. Özellikle çocuklar arasında ayrım yapmak, eğitim hakkını ihmal etmek ve şiddet gibi davranışların ahirette ağır bir hesap doğuracağı belirtildi.
Hutbede, kul hakkı bilincinin çocukluktan itibaren verilmesi gerektiği ifade edildi. Ailede başlayan bu hassasiyetin toplumu da dönüştüreceği hatırlatıldı. Bu mesaj, eğitim kurumları ve ebeveynler için doğrudan bir çağrı anlamı taşıyor.
Kur'an’dan Son Uyarı: Mahşer Günü Hesap Var
Diyanet’in 15 Ağustos hutbesi, Bakara Suresi 281. ayetin mealiyle son buldu:
“Öyle bir günden sakının ki, o gün hepiniz Allah’a döndürüleceksiniz. Sonra herkese kazandığı amellerin karşılığı tastamam verilecek ve onlara asla haksızlık yapılmayacaktır.”
Bu ayetle, kul hakkının mahşerdeki karşılığı bir kez daha gözler önüne serildi. Helalleşmeden ve hak sahibinin rızası alınmadan bu hesabın kapanmayacağı mesajı verildi.

