Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan 31 Temmuz 2026 tarihli cuma hutbesinde, helal ve haram ölçülerinin insan hayatındaki önemi ele alındı. Hutbede ticaretten aile hayatına, israftan dijital mahremiyete kadar birçok alanda dini ve ahlaki sınırların korunması gerektiği vurgulandı.

Helal ve haram ilahi ölçüler olarak tanımlandı

“Helal Haram Duyarlılığı” başlıklı hutbede, helal ve haramların insanı Allah’ın rızasına ulaştıran ilahi ölçüler olduğu belirtildi. Bu ölçülerin hayat yolculuğunda iyi ile kötüyü birbirinden ayıran bir kılavuz niteliği taşıdığı ifade edildi.

Hz. Muhammed’in “Helal bellidir, haram da bellidir” hadisine yer verilen hutbede, İslam dininde emir ve yasakların açık biçimde ortaya konulduğu kaydedildi. Müslümanların hayatlarını bu sınırlar doğrultusunda şekillendirmesi gerektiği bildirildi.

Ticarette aldatma ve faiz uyarısı yapıldı

Hutbede İslam’ın emir ve yasaklarının insan onurunu, nesillerin güvenliğini ve toplum huzurunu korumayı amaçladığı belirtildi. Evliliğin helal, zinanın ise bireyi ve toplumu olumsuz etkileyen bir davranış olarak haram kılındığı hatırlatıldı.

Miniklere Su Verimliliği Eğitimi Verildi
Miniklere Su Verimliliği Eğitimi Verildi
İçeriği Görüntüle

Alın teriyle kazanmanın, emek vermenin ve adil ticaretin helal olduğu vurgulanırken faiz, ölçü ve tartıda hile, ürünün kusurunu gizleme ve insanları aldatmanın haram olduğu ifade edildi. Ticari faaliyetlerde doğruluk ve güven ilkesinin korunması gerektiğine dikkat çekildi.

Dijital mecralarda mahremiyete dikkat çekildi

Helal ve haram duyarlılığının yalnızca tüketilen gıdalarla sınırlı olmadığı belirtilen hutbede, iffet, hayâ ve mahremiyetin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği aktarıldı. Kadın ve erkeklerin gözlerini haramdan sakınmaları ve davranışlarında ahlaki ölçüleri gözetmeleri istendi.

Sosyal hayatın yanı sıra dijital platformlarda da mahremiyet sınırlarının korunması gerektiği vurgulandı. Müslümanların dillerini yalandan, gözlerini haramdan ve davranışlarını insan onurunu zedeleyen tutumlardan uzak tutmaları gerektiği belirtildi.

Ekmek ve su israfına karşı çağrı yapıldı

Hutbede israfın paylaşma duygusunu ortadan kaldırdığı ve nimetlerin adil biçimde paylaşılmasının önündeki en büyük engellerden biri olduğu ifade edildi. Dünyanın farklı bölgelerinde milyonlarca insanın temel gıda ve su ihtiyacını karşılamakta zorlandığı hatırlatıldı.

Türkiye’de tonlarca ekmeğin çöpe atılması ve su kaynaklarının bilinçsiz şekilde tüketilmesi eleştirildi. İsrafın helal ve haram sınırlarının ihlali anlamına geldiği belirtilerek nimetlerin ölçülü ve sorumlu kullanılmasına çağrı yapıldı.

Rüşvet, kumar ve kamu malı konusunda uyarı

Hutbede haramın özendirildiği ve gayrimeşru davranışların sıradanlaştırıldığı bir dönemde helal kazanç duyarlılığının daha da önem kazandığı ifade edildi. İnsanların kazançlarının kaynağını önemsememesinin toplumsal ve ahlaki sorunlara yol açabileceği bildirildi.

Kamu malına el uzatmak, rüşvet, tefecilik, hırsızlık, içki, uyuşturucu ve kumar gibi davranışlardan uzak durulması gerektiği vurgulandı. Hutbe, insanlara yeryüzündeki helal ve temiz nimetlerden yararlanmalarını öğütleyen ayetin okunmasıyla tamamlandı.

Muhabir: İlhami Türksal