Anadolu’nun kalbinde, sadece Amasya’da bulunan ve geçmişi 250 milyon yıl öncesine dayanan ender bir tür olan sivriburun mersin balığı, dünya genelinde büyük ilgi görüyor. Nesli tükenme tehlikesi altında olan bu özel tür, yalnızca Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Yedikır Su Ürünleri Üretim ve Araştırma İstasyonu’nda yaşatılıyor. Kilosu çeşidine göre 2 bin ile 4 bin euro arasında alıcı bulan mersin balığının, özellikle “siyah inci” olarak bilinen havyarı, dünya gastronomisinde adeta bir servet değerinde.
Sadece Amasya'da: Türkiye'nin Tek Üretim Tesisi
Yedikır’daki tesiste koruma altında tutulan 150 anaç sivriburun mersin balığı, kontrollü koşullarda çoğaltılıyor. Amasya İl Tarım ve Orman Müdürü Gürol Çetin, "Sivriburun türü sadece bizim istasyonumuzda var" diyerek Türkiye’deki tek üretim merkezinin önemine dikkat çekti.
Bu yıl içinde 4 kilogram yumurtadan 100 bin yavru üretmeyi hedeflediklerini belirten Çetin, bunun sadece ekonomik değil, aynı zamanda ekolojik açıdan da çok değerli bir girişim olduğunu vurguladı. 2021'den bu yana yapılan çalışmalar neticesinde üretilen yavruların bir kısmı Samsun, Sinop ve İstanbul kıyılarından Karadeniz’e salındı.
Dev Balık, Dev Değer: Havyarının Kilosu 4 Bin Euro

Tarihi geçmişi ve biyolojik yapısıyla dikkat çeken mersin balığının en değerli kısmı ise havyarı. Olgun bir dişi balıktan ortalama 2 kilograma kadar havyar elde edilebiliyor. Bu miktar, türüne göre kilosu 2 bin ile 4 bin euro arasında değişen fiyatlarla satılıyor.
Dünya genelinde ABD, Rusya ve Çin gibi ülkeler bu tür havyarın en büyük tüketicileri arasında yer alıyor. Türkiye’nin de bu pazarda yer alabilmesi için Amasya’daki üretim tesisi, havyar üretimine yönelik çalışmalarını hızlandırmış durumda.
1,5 Ton Ağırlığında, Timsahı Andıran Dev Bir Tür
Görünümüyle de dikkat çeken sivriburun mersin balığı, 1,5 tonun üzerinde ağırlığa ulaşabiliyor. Sırt bölgesiyle timsahı andıran bu sessiz dev, doğası gereği sakin bir karaktere sahip. Nesli tehdit altında olan bu tür, aynı zamanda ekosistem için de büyük önem taşıyor.
Amasya’daki çalışmalar sadece koruma değil, aynı zamanda doğaya geri kazandırma açısından da örnek teşkil ediyor. Kontrollü üretimle çoğaltılan balıklar, doğal yaşam alanlarına salınarak türün varlığı uzun vadeli güvence altına alınmaya çalışılıyor.

