Nurullah Müstet, İstiklal İlkokulunda çocukların hijyenik olmayan ortamlarda yemek yemek zorunda kalmasının eğitim tarihinin kara lekesi olduğunu belirterek, “Bu çocuklarımızın hali ne olacak? Eğer bir okul, en temel insani koşulları bile sağlayamıyorsa, orada verilen eğitimin ne kadar anlamı kalır?” diye sordu.

Geçtiğimiz günlerde bir öğrenci velisi, çocukların kantindeki masalar yerine beton zemin üzerinde yemek yemesini görüntüleyerek olayı kamuoyuna taşıdı.

Tuncay Yılmaz’dan Gaziler Günü mesajı: Gazilerimiz milletimizin ortak gururudur
Tuncay Yılmaz’dan Gaziler Günü mesajı: Gazilerimiz milletimizin ortak gururudur
İçeriği Görüntüle

Problemin kamuoyuna yansıması üzerine öğrencilere sahip çıkan A Parti İl Başkanı Müstet, çocukların güvenli ve sağlıklı ortamda yemek yemesi ve eğitim görmesi gerektiğinin altını çizdi.

Müstet, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“İstiklal Okulu’ndaki bu manzara, sadece bir fotoğraf karesi değil, aynı zamanda eğitim sistemimizdeki derin bir yarayı gösteriyor. Çocukların beton zeminde, yerde yemek yemesi, sadece hijyenik bir problem değil; bu, onlara “Sizin değeriniz bu kadar” demenin en acımasız yoludur.
Bir okul müdürü, bu duruma nasıl göz yumabilir? Öğretmenler, bu manzarayı gördüklerinde içleri nasıl sızlamaz? Eğitimin sadece ders kitapları ve notlarla sınırlı olmadığını, asıl amacının insan yetiştirmek olduğunu unutmuşlar mı? Bir çocuğun en temel hakkı olan değer görme ve saygı duyulma hakkı, bu beton zeminde çiğneniyor.

Eğitim, bir çocuğa sadece matematik formülleri öğretmek değildir. Eğitim, bir çocuğun kendine olan saygısını ve özgüvenini inşa etmektir. Yerde yemek yiyen bir çocuk, kendisine değer verilmediğini, okul yönetiminin ve öğretmenlerinin gözünde bir “yük” olduğunu düşünür. Bu durum, onlarda aidiyetsizlik duygusu yaratır, okula olan bağlılıklarını zedeler ve öğrenme motivasyonlarını düşürür.
Bu çocuklarımızın hali ne olacak? Eğer bir okul, en temel insani koşulları bile sağlayamıyorsa, orada verilen eğitimin ne kadar anlamı kalır? Unutmayın, bir toplumun geleceği, o toplumun çocuklarına gösterdiği değerle ölçülür. Bugün bu çocuklar beton zeminde yemek yiyorsa, yarın o toplumun temelleri de aynı soğuk ve kayıtsız zeminde çürümeye mahkûmdur.

Bu bir çağrı değil, bir haykırıştır. İstiklal okulu ve benzeri durumdaki tüm okullar, sadece bir dershane değil, aynı zamanda bir yaşam alanıdır. Çocuklar, bu alanlarda güvende, sağlıklı ve onurlu bir şekilde var olabilmelidir. Onların geleceği, bizim bugün onlara sunduğumuz saygı ve insanlıkla inşa olacaktır. Aksi takdirde, bu beton zemin, eğitim tarihimizin kara bir lekesi olarak kalacaktır.”

Muhabir: Haber Merkezi