Şehrin gürültüsünden ve karmaşasından kilometrelerce uzakta, Kargı sınırındaki son köy olan Saraycık'ta, hayat doğanın ritmine göre akıyor. Yüzyıllardır değişmeyen bir döngüyle, Tevgeler Mahallesi sakinleri baharın ilk çiçekleriyle birlikte hayvanlarını alıp Kös Dağı'nın serin yaylalarına doğru yola çıkıyor.

İlkbaharla Başlayan Yolculuk, Kara Kışla Biten Mesai

Bu yolculuk, modern insan için bir macera gibi görünse de, Saraycık köylüleri için bir yaşam biçimi. Yaylaya çıktıklarında evlerini, yurtlarını yeniden kuruyor; yazı burada, dağların zirvesinde, temiz havayla iç içe geçiriyorlar. Onlar için takvim yaprakları değil, dağlara yağan kar önemlidir. Kös Dağ'ın zirveleri beyaz örtüyle kaplandığında, yayla sezonu biter ve köye dönüş hazırlıkları başlar.

eçim Kaynağı Değil, Bir Yaşam Biçimi

Kös Dağ'a yapılan bu mevsimlik göç, sadece hayvancılıkla ilgili bir geçim kapısı değil. Bu aynı zamanda sabrın, paylaşmanın, komşuluğun ve doğayla uyum içinde yaşamanın da hikayesidir. Yüzyıllardır süregelen bu gelenek, köy halkının karakterini ve kültürünü şekillendirmiş, onları doğanın bir parçası haline getirmiştir.

Ozan Acar: Kargı’nın sesi olmaya devam edeceğiz
Ozan Acar: Kargı’nın sesi olmaya devam edeceğiz
İçeriği Görüntüle

Kargı sınırında, adeta bir nöbetçi gibi duran bu küçük köy, köklü bir yaşamın, unutulmaya yüz tutmuş geleneklerin ve insanın doğayla kurduğu o en saf bağın sessiz tanığı olarak varlığını sürdürüyor.

Muhabir: Haber Merkezi