CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İl Başkanları Toplantısı’nda parti örgütüne seslenerek siyasetin amacı, örgütlerin çalışma biçimi, parti içi karar mekanizmaları, ön seçim, ekonomi, emekliler, adalet, dış politika, barış süreci ve iktidara yönelik eleştiriler konusunda kapsamlı açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu, CHP örgütlerinden sahada daha görünür olmalarını, vatandaşın sorunlarını doğrudan yerinde dinlemelerini ve parti politikalarını 81 ilde etkin biçimde anlatmalarını istedi.
Konuşmasına “Yeni bir süreçte hepimiz birlikte çalışacağız” sözleriyle başlayan Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin içinde bulunduğu koşulların ve yaşanan zorlukların farkında olduklarını söyledi. Parti yöneticilerine, “Bir yerde sorun varsa o sorunun çözüm adresi Cumhuriyet Halk Partisi’dir” mesajını her yerde anlatmaları çağrısında bulundu.
“Sorunları biz görüyoruz, dertleri biz biliyoruz”
Kılıçdaroğlu, geçmişte farklı iktidarlar döneminde Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı sorunların çözümünü ilk olarak CHP’nin gündeme taşıdığını savundu. CHP’nin dile getirdiği pek çok önerinin daha sonra iktidarlar tarafından uygulandığını öne sürdü.
İktidarı vatandaşın sorunlarını yeterince görmemekle eleştiren Kılıçdaroğlu, CHP’nin vatandaşla daha samimi bir ilişki kurduğunu söyledi. “Onlar sorunları görmezler ama biz sorunları görürüz. Onlar dertleri bilmezler ama biz dertleri biliriz” ifadelerini kullandı.
“Uyumak yok, istirahat yok, eğlenmek yok”
Partinin mücadelesinin yalnızca genel başkanın veya il başkanlarının görevi olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, sorunu bulunan her yurttaşın bu mücadeleye dahil edilmesi gerektiğini söyledi. İl ve ilçe başkanlarıyla kadın ve gençlik kollarının birlikte çalışması gerektiğini vurguladı.
Kılıçdaroğlu, örgütlere “Uyumak yok, istirahat yok, eğlenmek yok” sözleriyle seslendi. Ülkenin çok sayıda sorunla karşı karşıya olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, CHP’lilerin bu süreçte köşelerine çekilemeyeceğini ve “bedeli ne olursa olsun” mücadele edeceklerini ifade etti.
“CHP’nin temel üstünlüğü ahlaki üstünlüktür”
CHP’nin temel özelliklerinden birinin “ahlaki üstünlük” olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, partiye geçmişte çok sayıda eleştiri yöneltildiğini ancak dürüstlük ve ahlak konusunda CHP’nin farklı bir yerde bulunduğunu savundu.
Partisinin Cumhuriyet’in kurucu iradesini temsil ettiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Devlet kuran bir partiyiz. Sıradan bir parti değiliz” dedi. Devlet kuran bir partinin devlete sahip çıkması, yurttaşları ayrıştırmaması ve çözüm üretmesi gerektiğini ifade etti.
Vatandaşla güven ilişkisi kurulmasını istedi
Kılıçdaroğlu, CHP’nin yalnızca sahaya çıkarak otomatik şekilde oy alamayacağını belirterek önce vatandaşla güven ilişkisi kurulması gerektiğini söyledi. CHP’ye oy vermeyen seçmenin dahi parti için “Bunlar doğruyu söylüyor” diyeceği bir noktaya gelinmesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye’de geniş toplum kesimlerinin ekonomik sıkıntı yaşadığını savunan Kılıçdaroğlu, buna karşılık küçük bir kesimin refah içinde bulunduğunu söyledi. CHP’nin “bir avuç insanın değil, milyonların sözcüsü” olması gerektiğini dile getirdi.
“Siyaset zenginleşme aracı değildir”
Konuşmasında üzerinde en fazla durduğu başlıklardan biri siyasette etik olan Kılıçdaroğlu, il başkanlarından gittikleri her yerde “Siyaset zenginleşme aracı değildir” mesajını tekrarlamalarını istedi. CHP dışındaki iktidarların siyaseti zenginleşme amacıyla kullanmaları nedeniyle başarısız olduğunu öne sürdü.
Kılıçdaroğlu, siyasi makamların kişisel çıkar için kullanılması, yolsuzluk yapılması ve kamu kaynaklarının belirli çevrelere aktarılması halinde vatandaşın bunun hesabını sandıkta soracağını söyledi. “Kim siyaset yapıp zenginleşiyorsa bilin ki vatandaşın cebindeki parayı çalıyordur” ifadelerini kullandı.
“Beytülmale el uzatan bir gelenekten gelmiyoruz”
CHP’nin devletin hazinesine kişisel çıkar amacıyla yaklaşmadığını savunan Kılıçdaroğlu, “Biz beytülmale el uzatan bir gelenekten gelmiyoruz” dedi. Partisinin temel amacının vatandaşın refah içinde yaşaması olduğunu söyledi.
Kılıçdaroğlu, elektriği kapatılmayan, suyu kesilmeyen, evine ekmek götürebilen ve hiçbir çocuğun aç yatmadığı bir Türkiye hedeflediklerini belirtti. Her evde huzur ve bereket bulunmasını istediklerini ifade etti.
Çiftçi, esnaf ve sanayiciyi işaret etti
Türkiye’de çiftçiden esnafa, sanayiciden vatandaşa kadar herkesin gelecekle ilgili kaygı taşıdığını söyleyen Kılıçdaroğlu, toplumun ortak sorusunun “Ne olacak bu memleketin hali?” olduğunu belirtti.
CHP örgütlerinden, kamu kaynaklarını vatandaşın çıkarı için kullanacak bir siyasi anlayışın mümkün olduğunu anlatmalarını isteyen Kılıçdaroğlu, seçmenin vereceği oyun Türkiye’nin tarihini değiştirebileceğini savundu.
“Siyaset halka hizmet etme alanıdır”
Siyasetin halka hizmet etmek için yapılan “kutsal bir görev” olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, siyasetin engellilerden çocuklara, yaşlılardan gençlere, üniversite öğrencilerinden esnafa ve sanayiciye kadar toplumun bütün kesimlerinin sorunlarıyla ilgilenmek anlamına geldiğini söyledi.
Özellikle ekonomik sıkıntı nedeniyle iş yerini kapatmak üzere olan esnafın sorunlarına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, CHP’nin vatandaşın parasına değil sorunlarına talip olduğunu belirtti. “Biz bütün bu vatandaşların sorunlarına talibiz” dedi.
Türkiye’nin güvenilir siyasete ihtiyacı olduğunu söyledi
Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin temel ihtiyaçlarından birinin güvenilir siyaset olduğunu belirterek vatandaşın kendisi ve çocukları için çalışacak, kamu kaynaklarını kötüye kullanmayacak siyasetçiler aradığını söyledi.
İl başkanlarının görevinin makam odalarında oturmak olmadığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, CHP yöneticilerinin tarlalarda, esnafın yanında, fabrikalarda, çöpten kağıt toplayanların evlerinde ve geçim sıkıntısı yaşayan emeklilerin yanında olması gerektiğini ifade etti.
“Siyaset kişisel hesaplardan arınmak zorunda”
Siyasetin kişisel hesaplaşmaya indirgenmesinin vatandaşa güven vermeyeceğini belirten Kılıçdaroğlu, parti yöneticilerinin kişiler üzerinden tartışmak yerine CHP’nin ne yapacağını ve sorunları nasıl çözeceğini anlatması gerektiğini söyledi.
“Biz çözeceğiz” demenin tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, çözüm yöntemlerinin de halka ayrıntılı şekilde anlatılması gerektiğini ifade etti.
“Devlet bir kişinin ya da grubun malı değildir”
Devletin bir kişinin, siyasi partinin veya grubun malı olamayacağını söyleyen Kılıçdaroğlu, bu nedenle “tek adam rejimi” olarak nitelendirdiği yönetim anlayışına karşı çıktıklarını belirtti.
“Saray rejimine karşı çıkmamızın temel nedeni budur” diyen Kılıçdaroğlu, devleti kişisel ihtiyaçları karşılayacak bir yapı olarak gören anlayışa karşı olduklarını ve Türkiye’nin bu yapıdan çıkarılması gerektiğini savundu.
Liyakat, hukuk ve adalet mesajı
CHP iktidarında devlette liyakat, ahlak, erdem, güven, adalet ve hukukun egemen olacağını söyleyen Kılıçdaroğlu, yasa dışı faaliyetlerle mücadele edileceğini belirtti.
Kılıçdaroğlu, “Bizim görevimiz çetelerle mücadele etmek, baronlarla mücadele etmek, uyuşturucu baronlarıyla mücadele etmek, devleti soyanlarla mücadele etmek” ifadelerini kullandı. Bu mücadeleyi CHP’nin “ahlaki üstünlüğünün” bir göstergesi olarak değerlendirdi.
“CHP’den ayrılanlarla tartışmaya girmeyin”
Kılıçdaroğlu, konuşmasının dikkat çeken bölümlerinden birinde CHP’den ayrılan isimlere ilişkin örgüte açık bir talimat verdi. Parti yöneticilerinden ayrılan isimlerle tartışmaya girmemelerini istedi.
“Cumhuriyet Halk Partisi’nden ayrılanlarla sakın ola ki bir tartışmaya girmeyin” diyen Kılıçdaroğlu, CHP’nin kısır tartışmaların parçası olmayacağını ve ülkenin sorunlarına odaklanacağını söyledi.
CHP politikalarının kimler tarafından belirlendiğini açıkladı
Parti içi karar mekanizmasına da değinen Kılıçdaroğlu, CHP politikalarının bireysel olarak belirlenemeyeceğini söyledi. Politika belirlemede en üst organın kurultay olduğunu, ardından genel başkanlık, Parti Meclisi ve Merkez Yönetim Kurulu’nun geldiğini ifade etti.
Bireysel olarak herkesin ayrı politika belirlemesinin parti içinde kaosa yol açacağını belirten Kılıçdaroğlu, örgütlerin belirlenen politikaları sahada anlatmakla görevli olduğunu söyledi. Çiftçiden sanayiciye, asgari ücretliden farklı toplum kesimlerine kadar CHP’nin politikalarının aktarılması gerektiğini kaydetti.
Milletvekilleri ve belediye başkanlarının görevlerini anlattı
Kılıçdaroğlu, CHP milletvekillerinin de tek başına parti politikası belirleyemeyeceğini ifade ederek milletvekillerinin belirlenen politikaları TBMM’de ve sahada anlatmakla görevli olduğunu söyledi.
Belediye başkanlarını ise parti politikalarının sahadaki uygulayıcıları olarak tanımlayan Kılıçdaroğlu, kreş açılması ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara yardım yapılması üzerinden örnek verdi. Elektrik borcu nedeniyle elektriği kesilen bir vatandaşın borcunun sosyal belediyecilik kapsamında karşılanabileceğini söyledi.
Kurultay öncesi geniş katılımlı toplantı yapılacak
Kılıçdaroğlu, kurultay öncesinde parti örgütlerinin katılacağı geniş kapsamlı bir toplantı düzenleneceğini açıkladı. Toplantıya il başkanları, ilçe başkanları, kadın ve gençlik kollarının katılacağını söyledi.
Partide neyin ve nasıl değiştirileceğine ilişkin bütün örgütlerin görüşlerinin alınacağını belirten Kılıçdaroğlu, kadın kolları, gençlik kolları, ilçe ve il başkanları ile milletvekillerinin fikirlerinin değerlendirileceğini ifade etti.
“Tüzüğü değiştireceğiz, ön seçimi zorunlu hale getireceğiz”
Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının en önemli parti içi mesajlarından biri ön seçim konusunda geldi. CHP tüzüğünün değiştirileceğini açıklayan Kılıçdaroğlu, “Ön seçimi zorunlu hale getireceğiz” dedi.
Merkezin aşırı güçlenmesinin geçmişte bazı olumsuzluklara yol açtığını ifade eden Kılıçdaroğlu, parti örgütüne güvenilmesi ve örgütün iradesine saygı gösterilmesi gerektiğini belirtti.
İl başkanlarına milletvekili desteği sözü
İllerde yaşanan sorunların Ankara’dan her zaman görülemeyebileceğine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, il başkanlarının sahadaki sorunları tespit etmesini istedi. Gerektiğinde milletvekili grubunun bölgeye gönderileceğini söyledi.
Milletvekillerinin sorunun niteliğine göre konuyu parlamentoda gündeme getirebileceğini, ilgili bakanlıklarla görüşebileceğini veya soru önergesi verebileceğini belirten Kılıçdaroğlu, genel merkezin örgütlere destek sağlayacağını kaydetti.
“Sizden isteğim 24 saat çalışmak”
Örgütlere yoğun çalışma çağrısını yineleyen Kılıçdaroğlu, “Sizden isteğim 24 saat çalışmak. Öyle 12 saat, 8 saat değil. 24 saat çalışmak” dedi. Burada günün tamamında fiilen sahada bulunmaktan söz etmediğini, sorunları sürekli düşünmek ve takip etmek gerektiğini anlattı.
Çözülemeyen sorunların doğrudan genel başkana ve parti yöneticilerine aktarılmasını isteyen Kılıçdaroğlu, gerekli olduğunda örgütlere “destek ordusu” gönderilebileceğini söyledi. İl başkanlarının görev bölgelerine hakim olmalarını istedi.
“Siyasette makam vatandaşın kalbidir”
Parti yöneticilerinin makam anlayışıyla hareket etmemesi gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Siyasette makam yoktur arkadaş. Siyasette makam vatandaşın kalbidir” ifadelerini kullandı.
CHP’ye oy vermeyen veya partiye mesafeli vatandaşların özellikle ziyaret edilmesini isteyen Kılıçdaroğlu, esnafın çayının içilmesini, vatandaşla dertleşilmesini ve güvene dayalı bir ilişki kurulmasını istedi.
“Kirli adamlarla yol yürümedik”
Siyasette ahlak tartışmasına yeniden değinen Kılıçdaroğlu, vatandaşlara “Siyasette ahlak var mı?” diye sorulduğunda olumsuz yanıt alınacağını savundu. CHP’nin ise tarih boyunca ahlaki üstünlüğünü koruduğunu öne sürdü.
“Biz kirli adamları yanımızda tutmadık. Kirli adamlarla yol yürümedik” diyen Kılıçdaroğlu, CHP’nin yanlışları veya eksikleri olabileceğini ancak vatandaşın hakkına göz dikmediğini söyledi.
Türkiye’nin zenginliğinin herkese yayılmasını istedi
Türkiye’nin zengin bir ülke olduğunu ancak bu zenginliğin “bir avuç insana” aktığını savunan Kılıçdaroğlu, ülkenin ekonomik kaynaklarının bütün bölgelere eşit biçimde yayılması gerektiğini söyledi.
Hakkari’den Tekirdağ’a, Kırşehir’den Nevşehir’e, Antalya’dan Sinop’a kadar Türkiye’nin tamamının kalkınmadan pay alması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, adaletin bu anlayışın merkezinde yer alacağını ifade etti.
Adalet vurgusu yaptı
“Adaletin olmadığı yerde hiçbir şey olmaz” diyen Kılıçdaroğlu, konuşmasında adaleti siyasetin temel unsurlarından biri olarak tanımladı.
Mevlana’ya atfen “Adalet kutup yıldızı gibidir” sözünü aktaran Kılıçdaroğlu, adaleti sağlayacak siyasi anlayışı CHP’nin temsil ettiğini savundu. Temiz, ahlaklı ve doğru siyasetten yana olduklarını söyledi.
Kurultay mesajı: CHP kuruluş kodlarına dönecek
Önümüzdeki dönemde CHP kurultayının yapılacağını belirten Kılıçdaroğlu, “Görkemli bir kurultayımızı yapacağız” dedi. CHP’yi kuruluşundaki “ahlaki kodlara” yeniden taşıyacaklarını ifade etti.
İl başkanlarının bu süreçte önemli bir görev üstlendiğini belirten Kılıçdaroğlu, onların CHP’yi kuruluş ilkelerine döndürecek kadrolar olduğunu söyledi. İl başkanlarından gittikleri her yerde ahlak, erdem, bilgelik ve güzellikten söz etmelerini istedi.
Kanaat önderlerini ikna etme sözü
Kılıçdaroğlu, parti yöneticilerinden toplumdaki kanaat önderleriyle yakın iletişim kurmalarını istedi. İl başkanlarının ikna edemediği gruplar olması halinde doğrudan kendisine ulaşabileceklerini söyledi.
“Burada 30 arkadaşımız var, bunlar önemli kanaat önderleri, gelin ikna edin” denmesi halinde bölgeye gideceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, bu kişilerle konuşup tamamını ikna edeceğini savundu.
“Siyaset adanmışlıktır”
Kılıçdaroğlu, siyaseti ülkeye, vatandaşa ve doğaya adanmışlık olarak tanımladı. Siyasetin zenginleşme veya kişisel çıkar aracı olamayacağını bir kez daha vurguladı.
Saraylarda yaşama gibi bir niyetlerinin olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, vatandaşın sofrasına oturmanın kendileri için çok daha değerli olduğunu söyledi. Vatandaşın sofrasında “alın teri” bulunduğunu ve CHP’nin bu emeğe sahip çıkacağını ifade etti.
“Türkiye’nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yok”
Vatandaşın siyasi tercih konusunda bir yol ayrımında olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, güven duygusunun CHP tarafından oluşturulması gerektiğini söyledi.
“Türkiye’nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur” ifadesini iki kez tekrarlayan Kılıçdaroğlu, sorunları çözmek için kişisel zenginleşme amacı taşımayan bir siyasi anlayışa ihtiyaç olduğunu dile getirdi.
Vatandaşın siyasetçiye güvenmediğini savundu
Kılıçdaroğlu, vatandaşlara siyasetçilere güvenip güvenmediklerinin sorulması halinde çok büyük bir bölümünün güvenmediğini söyleyeceğini ileri sürdü.
CHP’ye yetki verilmesi halinde partinin kamu kaynaklarını nasıl kullandığının görüleceğini söyleyen Kılıçdaroğlu, devletin parasının vatandaşa ait olduğunu ve vatandaşın hakkının teslim edilmesi gerektiğini belirtti.
Dış politika ve bölgesel güç mesajı
Türkiye’nin bulunduğu coğrafya nedeniyle büyümek ve güçlenmek zorunda olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, dış politika başlığında daha kapsamlı toplantılar yapılabileceğini söyledi.
Türkiye’nin yalnızca kendi coğrafyasında değil dünyada da belirli bir güç seviyesine ulaşması ve bölgesel güç konumunu sağlamlaştırması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, bunun nasıl başarılacağına ilişkin CHP’nin politikalarının halka anlatılması gerektiğini söyledi.
Oto tamircilerinden kağıt toplayıcılara kadar ziyaret çağrısı
Kılıçdaroğlu, il başkanlarından oto tamircilerini ziyaret etmelerini, çöpten kağıt toplayan vatandaşların evlerine gitmelerini ve onların sofralarına oturmalarını istedi. Kadın ve gençlik kollarının da bu ziyaretlere katılması çağrısında bulundu.
Fabrikalara gidilerek üretim süreçlerinin görülmesi ve sanayicilerin yaşadığı sorunların dinlenmesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, işçilerle görüşülmesini ve sigortasız çalışanların sorunlarının gündeme alınmasını istedi.
Emekli derneklerinin ziyaret edilmesini istedi
CHP örgütlerine emekliler konusunda da talimat veren Kılıçdaroğlu, emekli derneklerinin mutlaka ziyaret edilmesini istedi. Emeklilerin hak ettikleri aylığı alamadıklarını savundu.
Emekliye ayrılması gereken kaynakların başka kesimlere aktarıldığını öne süren Kılıçdaroğlu, emeklilerin hakkının savunulacağını söyledi. Emeklilere yönelik projeler hazırladıklarını ve zamanı geldiğinde bu projeleri kendisinin açıklayacağını belirtti.
Barış sürecine ilişkin çerçeve yasa açıklaması
Kılıçdaroğlu, Türkiye’de barış sürecine ilişkin bir çerçeve yasanın parlamentodan geçtiğini belirterek bu konuda ilk ve en önemli görüşlerden birini CHP’nin dile getirdiğini savundu.
Ülkenin huzurunu ve barışını istediklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin kendi coğrafyasında ve komşu bölgelerde güçlenmesinden yana olduklarını ifade etti. Konuyla ilgili ilerleyen dönemde parti yöneticilerine daha ayrıntılı bilgi vereceğini söyledi.
İl başkanlarının sorunlarını dinleyecek
Konuşmasının son bölümünde toplantının devamında il başkanlarını dinleyeceğini söyleyen Kılıçdaroğlu, şikâyetlerin ve sorunların açık biçimde dile getirilmesini istedi.
CHP’yi “büyük, temiz ve güzel bir aile” olarak tanımlayan Kılıçdaroğlu, partinin tarihsel kökleri bulunduğunu ve ülkenin kalkınmasına, büyümesine ve sorunlarının çözümüne adanmış olduğunu söyledi.
Üniversite, sağlık, işsizlik ve ihracat sorunlarına dikkat çekti
Türkiye’nin üniversiteler, sağlık sistemi, işsizlik ve ihracat dahil çok sayıda alanda sorun yaşadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, bunların tamamına çözüm üretileceğini belirtti.
Faiz politikaları üzerinden iktidarı eleştiren Kılıçdaroğlu, tasarrufun esnaf ve emeklinin sırtından yapıldığını savundu. Ekonomik yükün geniş toplum kesimlerine bindirildiğini, buna karşılık varlıklı kesimlerden yeterince fedakârlık istenmediğini öne sürdü.
“İktidar sahiplerine hesap soracağız”
Konuşmasının sonunda iktidara yönelik hesap sorma mesajı veren Kılıçdaroğlu, CHP’nin bilgi, belge ve bulguya dayalı hareket edeceğini söyledi.
“Hesap sormak bizim görevimizdir” diyen Kılıçdaroğlu, hesap sorulacak kişilerin iktidar sahipleri ve ülkeyi yönetenler olacağını ifade etti. Konuşmasını il başkanlarına teşekkür ederek tamamladı ve toplantının devamında karşılıklı değerlendirmelerin yapılacağını söyledi.

