CHP Çorum İl Başkanı Tuncay Yılmaz, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, darbenin Türkiye’nin demokrasi tarihinde derin yaralar açtığını belirterek yaşananları kınadı. Yılmaz, Cumhuriyet Halk Partisi’nin geçmişte olduğu gibi bugün de demokrasiden, hukuk devletinden ve milli iradeden yana olduğunu vurgulayarak, “Kimden ve hangi gerekçeyle gelirse gelsin, darbelerin karşısında olmaya devam edeceğiz” mesajı verdi.

12 Eylül’ün ağır bilançosunu hatırlattı

Tuncay Yılmaz, 12 Eylül 1980 sabahı Türk Silahlı Kuvvetlerinin yönetime el koymasıyla TBMM’nin feshedildiğini, hükümetin görevden alındığını, siyasi faaliyetlerin durdurulduğunu ve ülkenin askeri yönetim altına girdiğini hatırlattı.

Darbe sonrasında yüz binlerce kişinin gözaltına alındığını, on binlerce kişinin yargılandığını, idam cezalarının infaz edildiğini, siyasi partilerin kapatıldığını ve sendikalardan üniversitelere kadar çok geniş bir alanda ağır baskılar yaşandığını belirten Yılmaz, 12 Eylül’ün yalnızca siyaseti değil, toplumun tamamını etkileyen bir kırılma olduğunu ifade etti.

CHP de darbenin doğrudan hedeflerinden biri oldu

Yılmaz, 12 Eylül darbesinin Cumhuriyet Halk Partisi açısından da ağır sonuçlar doğurduğunu belirtti. Darbe sırasında CHP Genel Başkanı olan Bülent Ecevit’in evinden alınarak eşi Rahşan Ecevit ile birlikte Hamzakoy’a götürüldüğünü, CHP milletvekilleri ve yöneticilerinin gözetim altına alındığını hatırlattı.

Darbe yönetiminin siyasi partilerin faaliyetlerini durdurmasının ardından CHP’nin de diğer siyasi partilerle birlikte kapatıldığını belirten Yılmaz, partinin kurumsal siyasi hayatının kesintiye uğradığını ve çok sayıda CHP’li siyasetçinin yıllarca siyasi yasaklarla karşı karşıya kaldığını söyledi.

Ecevit’in darbe karşısındaki tutumuna dikkat çekti

Tuncay Yılmaz, Bülent Ecevit’in 12 Eylül sonrasında askeri yönetime karşı demokratik siyaset ve hukuk vurgusunu sürdürdüğünü ifade etti. Ecevit’in CHP Genel Başkanlığından ayrılmasına rağmen kamuoyuna görüşlerini açıklamaya devam ettiğini, Arayış dergisindeki yazıları ve açıklamaları nedeniyle yargılandığını ve cezaevine girdiğini hatırlattı.

Yılmaz, Ecevit’in darbeye karşı duruşunun CHP’nin demokrasi mücadelesindeki önemli dönemlerinden biri olduğunu belirterek, “CHP’nin tarihindeki bu mücadele, bize demokrasinin ve halk iradesinin ne kadar değerli olduğunu bir kez daha göstermektedir” değerlendirmesinde bulundu.

“Darbeler hiçbir sorunun çözümü değildir”

12 Eylül öncesinde Türkiye’nin ağır siyasi ve ekonomik sorunlarla karşı karşıya bulunduğunu ancak hiçbir sorunun demokratik düzenin ortadan kaldırılmasını meşru hale getiremeyeceğini vurgulayan Yılmaz, darbelerin toplumları daha büyük travmalara sürüklediğini ifade etti.

Yılmaz, siyasi krizlerin, toplumsal gerilimlerin ve ekonomik sorunların çözüm yerinin sandık, Meclis ve hukuk olduğunu belirterek, “Demokraside sorunların çözümü yine demokrasidir. Darbeler hiçbir sorunun çözümü değildir, aksine yeni ve çok daha ağır sorunların başlangıcıdır” dedi.

“12 Eylül’ü ve tüm darbeleri kınıyoruz”

CHP Çorum İl Başkanı Tuncay Yılmaz, 12 Eylül’ün yıl dönümünde yalnızca geçmişin hatırlanmasının değil, aynı zamanda geleceğe yönelik demokratik bir sorumluluğun da yerine getirilmesi gerektiğini söyledi.

Yılmaz, “12 Eylül 1980’de yaşananları, demokrasiyi askıya alan anlayışı, siyasi partilerin kapatılmasını, seçilmişlerin görevlerinden uzaklaştırılmasını, işkenceleri, idamları ve insan hakları ihlallerini bir kez daha kınıyoruz. Türkiye’nin bir daha hiçbir darbeyle karşılaşmaması için demokrasiyi, hukuku ve milli iradeyi her koşulda savunmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

Ahlatcı’dan Çorum Göğüs Hastalıkları Hastanesi’ne ziyaret
Ahlatcı’dan Çorum Göğüs Hastalıkları Hastanesi’ne ziyaret
İçeriği Görüntüle

“Kimden gelirse gelsin darbelerin karşısındayız”

CHP’nin tarih boyunca demokratik siyaseti ve halk iradesini savunduğunu dile getiren Yılmaz, darbeler konusunda ilkesel bir duruş sergilediklerini ifade etti.

Yılmaz, “Darbelerin sağcısı, solcusu olmaz. Darbelerin iyisi, kötüsü olmaz. Kimden, hangi kurumdan ya da hangi gerekçeyle gelirse gelsin, milli iradeyi yok sayan her türlü müdahalenin karşısındayız. Dün olduğu gibi bugün de yarın da demokrasinin yanında, darbelerin karşısında olmaya devam edeceğiz” dedi.

“Demokrasiye sahip çıkmak ortak sorumluluktur”

Yılmaz, 12 Eylül’ün yalnızca CHP’nin veya belirli bir siyasi kesimin meselesi olmadığını, Türkiye’de demokrasiye inanan herkesin ortak hafızasında yer alması gereken bir dönem olduğunu söyledi.

Darbe döneminde sağdan sola, farklı siyasi ve toplumsal kesimlerden çok sayıda insanın mağdur edildiğini belirten Yılmaz, “Acılar üzerinden ayrışmak değil, ortak demokratik değerlerde buluşmak zorundayız. Türkiye’nin geleceği, özgürlüklerin, hukukun üstünlüğünün ve millet iradesinin güçlendirilmesinden geçmektedir” ifadelerini kullandı.

12 Eylül’ün izleri uzun yıllar sürdü

12 Eylül darbesinin etkileri yalnızca 1980’li yıllarla sınırlı kalmadı. Darbe döneminde hazırlanan 1982 Anayasası, siyasi partiler düzeni, YÖK, sendikal yapı ve devlet-toplum ilişkilerinde oluşturulan birçok düzenleme uzun yıllar Türkiye’nin siyasi ve hukuki hayatını etkiledi.

CHP’nin de darbenin ardından kapatılması, parti kadrolarının farklı siyasi yapılara dağılması ve partinin ancak 1992 yılında yeniden açılabilmesi, 12 Eylül’ün CHP tarihinde bıraktığı en önemli izlerden biri oldu.

“Bir daha asla” mesajı

Tuncay Yılmaz, açıklamasının sonunda 12 Eylül döneminde hayatını kaybeden, işkence gören, cezaevine giren, siyasi yasaklarla karşılaşan ve demokratik hakları ellerinden alınan herkesi saygıyla andığını belirtti.

Yılmaz, “12 Eylül’ün acılarını unutmadan, aynı hataların bir daha yaşanmaması için demokrasiye daha güçlü sahip çıkacağız. Cumhuriyet Halk Partisi olarak milli iradenin, hukuk devletinin ve özgürlüklerin yanında olmaya devam edeceğiz. Türkiye bir daha darbelerle değil, sandıkla ve demokrasiyle yol almalıdır” ifadelerini kullandı.

Muhabir: İlhami Türksal