Çampınar Köyü Muhtarı Sezai Narin, ekşi maya ile yapılan Çampınar somununun, en az 150 yıllık maya kültürüyle bugünlere taşındığını açıkladı.
Nesilden nesile aktarılan bu özel mayanın, her sabah yeniden yoğrularak, sabırla mayalandığını ve taş fırında pişen somunun sofralara ulaştığını dile getiren Sezai Narin, “her yoğuruşta geçmişten bir iz, her lokmada yılların emeği saklı bulunuyor” dedi.

Katkısız, doğal ve emek dolu yapısıyla Çampınar somunu sadece bir ekmek olmanın ötesinde kültürel bir mirası yaşatıyor. Çampınar Somunu, nimete saygının, emeğin değerinin ve paylaşma kültürünün en güzel örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Köy halkının imece usulüyle sürdürdüğü bu gelenek, dayanışmanın ve birlik ruhunun da simgesi olmaya devam ediyor. Taş fırından çıkan sıcak somunun kokusu, geçmişten bugüne uzanan bir yaşam kültürünü hissettiriyor.

Çampınar somunu; yardımlaşma, paylaşma ve alın teriyle yoğrulan tarihiyle bugün hâlâ sofralarda yaşamayı sürdürüyor. Osmancık gastronomisine önemli katkılar sunan bu geleneksel lezzetler, doğal yapısı ve özgün tadıyla bölgenin kültürel kimliğini de yansıtıyor.

Çampınar Somunu ve Çampınar Haşhaşlı Çöreği; bir köyün hafızasını, ustalığın inceliğini ve emekle korunan kültür mirasını geleceğe taşımayı sürdürüyor.

