Avrupa’daki satış fiyatlarıyla Türkiye’deki etiketler arasındaki uçurum, bu kez ünlü bir giyim markası üzerinden yeniden gündeme geldi. Almanya’da 180 euroya satılan bir montun Türkiye’de yaklaşık 40 bin TL’den satışa sunulması, sosyal medyada büyük tepki topladı. Tartışma, “Bu fark vergiyle açıklanabilir mi?” sorusunu yeniden alevlendirdi.

Sanat Sokağı'nda stantlar kuruldu, yöresel tatlar gün boyu ziyaretçi ağırladı
Sanat Sokağı'nda stantlar kuruldu, yöresel tatlar gün boyu ziyaretçi ağırladı
İçeriği Görüntüle

Gazeteci Mevlüt Tezel de Sabah’taki köşesinde konuyu ele alarak, Avrupa’ya giden hemen herkesin benzer bir karşılaştırmayı yaptığını hatırlattı. Tezel, viral olan paylaşımda dile getirilen “Almanya’da 180 Euro, yani yaklaşık 8.950 TL olan mont, Türkiye’de nasıl 40.000 TL’ye satılabiliyor?” sözlerine dikkat çekti.

Vergi Açıklaması Yeterli mi?

Söz konusu paylaşımda en çok dikkat çeken nokta, fiyat farkının yalnızca vergiyle açıklanamayacak kadar yüksek olması. Tezel de bu noktaya işaret ederek, aradaki farkın salt gümrük vergileri ve KDV ile izah edilmesinin zor olduğunu vurguladı.

Avrupa ile Türkiye arasındaki kur farkı, vergi yükü ve lojistik maliyetler bilinen gerçekler olsa da, aynı ürünün neredeyse dört katı fiyatla satılması, tüketicide “fahiş fiyat” algısını güçlendiriyor.

“Bu Bir Dolandırıcılık mı?” Tartışması

Tezel, yazısında kamuoyunda dillendirilen daha sert bir soruyu da gündeme taşıdı: “O zaman bu duruma ne diyeceğiz? Yapılan dolandırıcılık mı?” Bu sorunun giderek daha fazla kişi tarafından yüksek sesle sorulduğunu belirtti.

Özellikle ithal edilen bazı giyim ürünlerinin Türkiye’de astronomik etiketlerle satılması, tüketicinin güvenini zedeliyor. Tezel’e göre bazı firmalar, “Nasıl olsa halk bu fiyatların vergilerden kaynaklandığını düşünüyor” varsayımıyla fahiş fiyat politikası uyguluyor olabilir.

Ticaret Bakanlığı’na Denetim Çağrısı

Yazının dikkat çeken bir diğer başlığı ise denetim çağrısı oldu. Mevlüt Tezel, Ticaret Bakanlığı’nın yalnızca temel gıda veya yerel ürünlerde değil, yurtdışından ithal edilen ünlü giyim markalarının Türkiye’deki satış fiyatlarında da denetim yapması gerektiğini vurguladı.

Fiyat oluşumunda maliyet, vergi ve kâr marjlarının şeffaf biçimde ortaya konulmasının, hem tüketici güveni hem de piyasa dengesi açısından önemli olduğu ifade ediliyor.

Tüketici Tepkisi Büyüyor

Son dönemde sosyal medyada sıkça paylaşılan bu tür karşılaştırmalar, Türkiye’deki tüketicinin artık fiyatları daha yakından izlediğini gösteriyor. Yurt dışına çıkanların birebir karşılaştırmaları, “etiket farkı” tartışmasını canlı tutuyor.

Uzmanlara göre, bu tepkiler yalnızca bir markaya değil, genel fiyatlandırma anlayışına yönelik bir sorgulamayı da beraberinde getiriyor. Giyim sektöründeki bu uçurumun nasıl ve ne ölçüde denetleneceği ise önümüzdeki dönemde daha fazla tartışılacak gibi görünüyor.

Muhabir: Haber Merkezi