“Türkiye Yüzyılında Aile” çalıştayı raporu açıklandı
İbn Haldun Üniversitesi tarafından düzenlenen “Türkiye Yüzyılında Aile” temalı öğrenci çalıştayının sonuç raporu kamuoyuyla paylaşıldı. Üniversitenin Başakşehir Külliyesi’nde gerçekleştirilen tanıtım programında aile yapısı, nüfus politikaları, dijitalleşmenin etkileri ve gençlerin aile kurumuna bakışı gibi başlıklar ele alındı.
Programa akademisyenler, öğrenciler ve kamu temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda davetli katıldı.
Bilal Erdoğan’dan nüfus uyarısı
Programda konuşan Bilal Erdoğan, Türkiye’nin nüfus konusunda kritik bir süreçten geçtiğini söyledi.
Türkiye’nin doğurganlık hızındaki düşüşe dikkat çeken Erdoğan, bazı projeksiyonlara göre ülke nüfusunun 2100 yılında 55 milyona kadar gerileyebileceğini ifade etti.
Çocuk sahibi olma eğilimindeki düşüşün yalnızca ekonomik nedenlerle açıklanamayacağını savunan Erdoğan, toplumun aileye yüklediği anlamın yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
“Ekonomik nedenler tek başına açıklamıyor”
Bilal Erdoğan konuşmasında, ekonomik şartların aile yapısındaki değişimi tek başına açıklamadığını dile getirdi.
Türkiye’nin geçmişte daha düşük gelir seviyelerine rağmen daha yüksek doğurganlık oranlarına sahip olduğunu vurgulayan Erdoğan, ekonomik refah arttıkça çocuk sayısının düştüğüne dikkat çekti.
Toplumda çok çocuk sahibi ailelere yönelik algının da değiştiğini ifade eden Erdoğan, aile ve çocuk kavramının kültürel olarak yeniden anlamlandırılması gerektiğini söyledi.
“Zihniyet dönüşümüne ihtiyaç var”
Erdoğan, çocuk sahibi olmanın toplumsal değer açısından yeniden güçlü biçimde ele alınması gerektiğini belirterek, “Bir zihniyet dönüşümüne ihtiyaç var” ifadelerini kullandı.
Dünyanın zor bir dönemden geçtiğini söyleyen Erdoğan, Türkiye’nin tarihsel ve kültürel birikiminin gelecekte daha da önemli hale geleceğini savundu.
Aile yapısının korunmasının yalnızca demografik değil aynı zamanda toplumsal ve kültürel açıdan da stratejik önem taşıdığını ifade etti.
“Ailenin orta direği annedir”
İrfan Gündüz ise konuşmasında aile yapısında annenin rolüne dikkat çekti.
Çocukların ahlaki ve kültürel gelişiminde annelerin belirleyici olduğunu ifade eden Gündüz, aile içi kültürel aktarımın büyük ölçüde anneler aracılığıyla gerçekleştiğini söyledi.
Sağlam nesiller yetiştirmenin yolunun güçlü aile yapısından geçtiğini belirten Gündüz, anne ile çocuk arasında güçlü bir bağ bulunduğunu ifade etti.
Dijitalleşmenin aile yapısına etkisi tartışıldı
Atilla Arkan ise dijitalleşmenin aile ilişkileri üzerindeki etkilerine değindi.
Dijital dünyanın çocukların dikkat süresi ve sabır düzeyi üzerinde etkili olduğunu belirten Arkan, aile kurumunun empati, merhamet ve tahammül gibi değerleri güçlendirdiğini söyledi.
Aile bağlarının güçlendirilmesinin toplumun sosyal dayanıklılığı açısından kritik olduğunu vurgulayan Arkan, eğitim sisteminde karakter ve değer odaklı yaklaşımların önemine dikkat çekti.
Öğrenciler çözüm önerileri geliştirdi
Çalıştay kapsamında öğrencilerin aile yapısına ilişkin sorun alanları üzerinde değerlendirmeler yaptığı ve çözüm önerileri geliştirdiği belirtildi.
Dijital bağımlılık, aile içi iletişim, ekonomik baskılar, gençlerin evlilik eğilimleri ve toplumsal değişim gibi başlıkların çalıştayın ana gündem maddeleri arasında yer aldığı ifade edildi.
Yetkililer, çalıştay sonuçlarının aile politikaları ve gençlik çalışmaları açısından önemli katkılar sunmasının hedeflendiğini kaydetti.
Geniş katılımlı program düzenlendi
Tanıtım programına Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Bakan Yardımcısı Adil Çalışkan, İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Gözen, Bezmialem Vakıf Üniversitesi Rektörü Adem Akçakaya, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Program kapsamında ayrıca Alev Erkilet ve M. Fatih Kutlu tarafından çalıştay sonuçlarına ilişkin sunumlar gerçekleştirildi.




