Meclis’ten geçen torba yasa ile Bireysel Emeklilik Sistemi’nde (BES) önemli bir değişikliğe gidildi. Yapılan düzenlemeyle, yüzde 30 olarak uygulanan devlet katkısı oranını artırma ya da azaltma yetkisi Cumhurbaşkanına verildi. Böylece BES’teki devlet katkısı, doğrudan siyasi iradenin takdirine bırakılmış oldu.

Bu değişiklik, bireysel emeklilikte uzun süredir tartışılan “kamusal emeklilik mi, bireysel tasarruf mu?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Özellikle milyonlarca çalışanın otomatik katılımla dahil edildiği BES’te, bundan sonra nasıl bir yol izleneceği merak ediliyor.

Devlet katkısı artık Cumhurbaşkanının yetkisinde

4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu’nda yapılan değişiklikle birlikte, devletin BES’e verdiği yüzde 30’luk katkı payı Cumhurbaşkanı kararıyla yüzde 50’ye kadar çıkarılabilecek ya da tamamen sıfırlanabilecek. Bu durum, sistemin en önemli teşvik unsurunun değişken hale gelmesi anlamına geliyor.

Yani bugüne kadar yasal güvenceyle sabit olan katkı oranı, artık bütçe dengeleri ve siyasi tercihler doğrultusunda her an değiştirilebilecek. Bu da BES katılımcıları açısından belirsizlik yaratabilecek yeni bir dönemin kapısını aralıyor.

Resmî gerekçe: Tasarrufları artırmak ve fonları büyütmek

Düzenlemenin gerekçesinde, bireysel emeklilik sisteminde tasarrufların artırılması ve fon büyüklüğünün hedeflenen seviyelere ulaştırılması hedefi öne çıkarıldı. Aynı zamanda kamu mali dengelerinin gözetilmesi ve büyüyen fonların finansman ile yatırımlara dönüşmesinin sağlanması amaçlandı.

Bu çerçevede devlet katkısının, mali hedeflere göre esnek biçimde belirlenmesi gerektiği savunuldu. Ancak bu esneklik, eleştirmenlere göre katılımcılar açısından öngörülebilirliği azaltan bir unsur olarak dikkat çekiyor.

Aziz Çelik: Amaç BES’i daha cazip hale getirmek

Çalışma Yaşamı Uzmanı ve BirGün yazarı Prof. Dr. Aziz Çelik, düzenlemenin temel amacının BES’i teşvik etmek olduğunu vurguluyor. Çelik’e göre otomatik katılımla sisteme giren çok sayıda kişi, zamanla BES’ten ayrıldı ve bu durum iktidarı yeni adımlar atmaya yöneltti.

Çelik, yapılan değişikliği kamu emeklilik sisteminin zayıflatılmasıyla birlikte değerlendirmek gerektiğini belirterek, özel sigortacılığın ve bireysel emekliliğin ön plana çıkarıldığını ifade ediyor. Devlet katkısının düşürülmesinden ziyade, sistemde kalıcılığı sağlamak için artırılmasının daha olası olduğunu dile getiriyor.

Bütçede de BES’e güçlü destek sinyali

2026 Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi, BES’e yönelik teşvikin sadece yasal düzenlemeyle sınırlı kalmadığını gösteriyor. Finansal Sistemin Geliştirilmesi ve Sigortacılık Programı için ayrılan ödenek, 2026 yılında 359,3 milyar liraya çıkarılacak. Bu rakamın 2028’de 1 trilyon lirayı aşması öngörülüyor.

Bütçe hedeflerine göre BES katılımcı sayısının 2028 yılına kadar 19,5 milyona ulaşması bekleniyor. Kişi başına düşen prim tutarının da her yıl artacağı hesaplanıyor. Ayrıca bedelli askerlik ve hac gibi alanlarda BES’ten kısmi ödeme imkânlarının genişletilmesi planlanıyor.

Gençler ve öğrenciler sisteme çekilmek isteniyor

Yeni dönemde özellikle 25 yaş altı üniversite öğrencilerinin BES’e katılımını artırmaya yönelik özel teşviklerin devreye alınması hedefleniyor. Bu adım, bireysel emekliliğin uzun vadeli bir tasarruf aracı olarak genç yaşta benimsetilmesini amaçlıyor.

Çorum TSO heyeti TOBB 82. Genel Kurulu’na katıldı
Çorum TSO heyeti TOBB 82. Genel Kurulu’na katıldı
İçeriği Görüntüle

BES’te devlet katkısının geleceği artık tek bir kararla şekillenebilecek. Bu durum, sistemi daha esnek hale getirirken aynı zamanda katılımcıların kararlarını daha dikkatli vermesini gerektiren yeni bir dönemi işaret ediyor.

Muhabir: Haber Merkezi