AKP’nin Meclis’e sunduğu geniş kapsamlı kanun paketi, yalnızca tahliyeleri değil, bankacılık sisteminden trafik güvenliğine kadar birçok alanı doğrudan ilgilendiren sert düzenlemeler içeriyor. Paketin en çok konuşulan maddeleri arasında, bilişim suçları şüphesiyle banka hesaplarının 48 saate kadar askıya alınabilmesi ve paraya el konulması yer aldı.
Teklifin yasalaşması halinde, bankacılık sistemi üzerinden işlenen suçlarda hesaplar hızlı şekilde bloke edilebilecek. Bu adım, dolandırıcılık ve siber suçlara karşı yeni bir koruma mekanizması olarak görülürken, uygulamanın kapsamı “mülkiyet hakkı” tartışmalarını da beraberinde getirdi.
Af değil, “erken denetimli serbestlik”: 55 bin hükümlü ilk aşamada yararlanacak
Teklifin ilk duyulan kısmı, Kovid-19 dönemindeki geçici infaz düzenlemesine benzer şekilde çok sayıda hükümlüye özgürlük kapısı aralayan infaz indirimi oldu. AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, paketin bir af niteliği taşımadığını vurgulayarak, düzenlemenin “koşullu salıverme” ve “erken denetimli serbestlik” çerçevesinde hazırlandığını söyledi.
Güler’in açıklamasına göre ilk aşamada yaklaşık 54–55 bin hükümlü düzenlemeden yararlanacak. Önümüzdeki yıllarda bu sayının 80–90 bine çıkabileceği öngörülüyor. Bu kapsam, cezaevlerinin yoğunluğu ve infaz sisteminin işleyişi açısından büyük bir değişiklik anlamına geliyor.
Hesaplara bloke yetkisi: Bankalara 48 saat askı süresi
Paketin en tartışmalı başlıklarından biri, bilişim yoluyla işlenen suçlarda bankalara verilen yeni yetki. Ekonomim’den Besti Karalar’ın aktardığı bilgilere göre, suç şüphesi bulunan bir hesabın bankalar tarafından 48 saate kadar askıya alınması mümkün olacak. Hesap sahibi onay verirse işlemler sürdürülebilecek; ancak paranın suçta kullanıldığının tespiti halinde el koyma mekanizması devreye girecek.
Eleştirilerin en yoğunlaştığı nokta, bu düzenlemenin geniş yorumlanması halinde masum kişilerin de hesaplarının bloke edilme riskine dikkat çekmesi. Yeni Şafak’ın bile “mülkiyet hakkı tehdit altında” ifadeleriyle çıkış yapması, iktidar cephesinde bile tartışmanın büyüdüğünü gösteriyor.
Yabancı hatlara standart, dolandırıcılık davalarına yeni mahkeme yolu
Teklifte ayrıca yabancı uyrukluların kullandığı mobil hatlara standart getirilmesi öngörülüyor. Bu düzenlemenin amacı, hatların yasa dışı faaliyetlerde kullanılmasının önüne geçmek. Diplomatik misyon görevlileri bu uygulamadan muaf tutulacak.
Dolandırıcılık suçlarının bir kısmının asliye ceza mahkemelerinde görülmesi sağlanarak yargı sürecinin hızlandırılması hedefleniyor. TCK 158’deki bazı nitelikli dolandırıcılık fiilleri, iş yükünü hafifletmek için yeniden sınıflandırılıyor.
Suç örgütlerine ve kiralık araç vurgununa yeni cezalar
Örgütlü suçlar ve çeteleşme, paketin en sert düzenlemelerinden bir diğerini oluşturuyor. Örgüt kurma, yönetme ve üyelik suçlarında hem alt hem üst sınırlar yükseltiliyor. Özellikle son yıllarda artan şehir çetelerinin faaliyetleri dikkate alınarak cezaların daha caydırıcı hale getirilmesi amaçlanıyor.
Kiralık araçların geri getirilmemesi, parçalanması veya suçta kullanılması gibi eylemler için de yeni ağır yaptırımlar devreye giriyor. Sektörde süregelen kayıplar nedeniyle firmaların aylardır talep ettiği düzenleme, paketle birlikte yasal dayanak kazanıyor.
Magandaların hedefi net: Ateş eden ve yol kesen için hapis yolu açılıyor
Günlük hayatın güvenlik sorunlarından biri olan düğün ve trafik magandalarına yönelik cezalar da artırılıyor. Meskun mahalde ateş açmanın cezası yükseltilirken, bu eylemin kalabalık ortamlarda işlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılacak.
Trafikte yol kesen, sürücüyü durduran veya aracın hareketini engelleyen kişilere ise 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Ayrıca taksirle yaralama suçlarında cezaların yukarı çekilmesi, trafik güvenliğini hedef alan bir başka madde olarak öne çıkıyor.
Gündelik yaşamı ve bankacılığı doğrudan etkileyen adımlar
Paketin kapsamı yalnızca infaz sistemini değil, bankacılık alışkanlıklarından iletişim hizmetlerine kadar geniş bir alanı ilgilendiriyor. Hesap bloke yetkisi ve el koyma düzenlemesi, finansal işlemlerin güvenliği açısından yeni bir döneme işaret ederken; cezai düzenlemeler günlük hayatı doğrudan etkileyen suçları hedef alıyor.



