Oksijen yazarı Elif Ergu Demiral’ın yazısıyla gündeme gelen gelişme, Türkiye’nin en köklü ailelerinden birindeki dengeleri değiştirdi. Yıllardır devam eden miras davası ve küslüğün ardından İnan Kıraç ile evlatlıktan reddettiği kızı İpek Kıraç barıştı. Geçtiğimiz Kurban Bayramı'nda başlayan temasların ardından İpek Kıraç'ın babasını neredeyse her gün Vaniköy'deki yalısında ziyaret ettiği, İnan Kıraç'ın da sık sık kızını aradığı belirtildi. Ancak bu barış, ailenin hukuk mücadelesinin bittiği anlamına gelmiyordu.
BABA-KIZ BARIŞTI, HEDEFTE VASİLER VAR

Baba-kız arasındaki sular durulurken, şimdi de İnan Kıraç’a mahkeme tarafından atanan vasilerin tasarrufları yeni bir hukuk savaşının fitilini ateşledi. İddialara göre vasiler, milyarlarca liralık servetle ilgili davaları Çorum Barosu'na kayıtlı, kamuoyunda tanınmayan bir avukata verdi. Baba ve kızın, şimdi bu sürece karşı birlikte mücadele ettiği ifade ediliyor. Evliliğinin iptali davasıyla birlikte mal varlığı üzerinde tek başına tasarruf hakkını kaybeden İnan Kıraç’ın tüm önemli mali işlemleri, yatırım kararları ve mülk satışları artık vasilerin onayına tabi tutuluyor.
128 MİLYON LİRALIK VEKALET TARTIŞMASI GÜNDEMDE

Peki kamuoyunun tanımadığı bir avukata bu devasa dava neden verildi? Gerçek Gündem’den Seyhan Avşar’ın haberine göre, İnan Kıraç’a atanan iki vasi avukat, Kıraç’ın mevcut avukatlarını azlederek dosyayı Çorumlu avukat Eşref Kaya’ya verdi. İddianın en çarpıcı kısmı ise, Kaya’ya henüz bir duruşmaya bile girmeden 128 milyon lira vekalet ücreti ödendiği yönünde. Konuyla ilgili T24'e konuşan avukat Eşref Kaya ise iddiaları reddederek şunları söyledi: “2 buçuk aydır bu davalar için sürekli İstanbul’a gidip geliyorum. Masrafları cebimden karşılıyorum. İnan Kıraç’ın malını yağmalamak istiyorlar. Biz de buna izin vermedik. Vermeyince beni, hâkimi, mahkemeyi değiştirmeye uğraşıyorlar. Benim 30 yıllık tecrübem var. Çorum’daki bir davaya İstanbul’daki avukat gelince ‘niye geliyorsun’ denilemezse burada da denilemez.”
SERVET SAVAŞI NASIL BAŞLAMIŞTI?

Türkiye’nin gündemini uzun süredir meşgul eden dava, Koç Holding’in kurucusu Vehbi Koç’un kızı Suna Kıraç’ın vefatının ardından başladı. Suna Kıraç, Koç Holding hisselerini kızı İpek Kıraç’a bırakınca eşi İnan Kıraç, bu mirastan pay almak için öz kızına dava açtı. Bu dava ile baba-kızın arası açıldı ve İnan Kıraç, kızını evlatlıktan reddederek tüm mal varlığını yeni kurduğu bir vakfa devretti. Bu süreçte, uzun yıllardır birlikte olduğu Emine Alangoya ile evlenmesi ise bardağı taşıran son damla oldu.
MAHKEMEDEN PEŞ PEŞE KRİTİK HAMLELER
,
Evlilik haberinin ardından İpek Kıraç, babasının bunama hastalığı geçirdiği ve akli melekelerinin yerinde olmadığı iddiasıyla iki karşı dava açtı. Bu davalardan birinde babasına vasi atanmasını, diğerinde ise evliliğin iptalini talep etti. Adli Tıp Kurumu, hazırladığı raporda İnan Kıraç’ın fiili ehliyetinin yerinde olmadığını ve vasi tayin edilmesi gerektiğini belirtti. Bu raporun ardından mahkeme, Kıraç'a önce geçici, ardından kalıcı vasiler atadı. Temmuz ayında ise mahkemeden son bir kritik karar daha çıktı ve İnan Kıraç’ın evlilik tarihinde hukuki ehliyeti olmadığı gerekçesiyle evliliği iptal edildi.





