ASAL Araştırma'nın Temmuz 2025 dönemine ait kamuoyu anketi, vatandaşların yaşadığı ekonomik zorlukları bir kez daha gözler önüne serdi. Türkiye genelinde 1.985 kişiyle gerçekleştirilen anket, hanelerdeki geçim mücadelesinin geldiği noktayı sayılarla ortaya koydu.
“Zar Zor Geçiniyorum” Diyenlerin Oranı Yüzde 53’e Ulaştı
Ankete katılan vatandaşlara, "Geçen ay itibarıyla aşağıdaki cümlelerden hangisi ekonomik durumunuzu en iyi ifade eder?" sorusu yöneltildi. Katılımcıların yüzde 53’ü bu soruya "Zar zor geçindim" yanıtını verirken, yüzde 29,4’ü ise “Geçinemedim, borçlandım” dedi. Bu iki grubun toplamı, halkın yüzde 82,4’ünün ay sonunu getirmekte zorlandığını veya borçlanarak yaşamını sürdürdüğünü ortaya koydu.
Araştırma sonucuna göre, ekonomik olarak herhangi bir sorun yaşamadığını belirtenlerin oranı yalnızca yüzde 9,5 ile sınırlı kaldı. Dahası, "Geçindim ve kenara para da ayırabildim" diyenlerin oranı ise yüzde 4,2’de kaldı. Bu tablo, tasarruf yapabilen kesimin oldukça sınırlı olduğunu gösteriyor.
Geçim Sıkıntısı Türkiye Genelinde Derinleşiyor
Anket verilerine göre, her 10 kişiden yaklaşık 8’i geçim sıkıntısı yaşıyor ya da borçla ayakta kalıyor. Bu oran, Türkiye’de ekonomik baskının toplum genelinde ne denli yaygın olduğunu gösteriyor. Özellikle dar ve sabit gelirli grupların, artan enflasyon ve yaşam maliyeti karşısında ciddi zorlanmalar yaşadığı vurgulanıyor.
Katılımcıların yüzde 3,9'u ise "Fikrim yok / Cevap yok" seçeneğini işaretledi. Bu oran da ekonomik konularda kararsız ya da çekimser kalan azımsanmayacak bir kesimin varlığına işaret ediyor.
Uzmanlar: Tasarruf Edenlerin Oranı Alarm Verici Seviyede
Ankete dair değerlendirmelerde bulunan ekonomi uzmanları, tasarruf edebilen bireylerin oranının yüzde 5’in altında kalmasının ciddi bir uyarı sinyali olduğunu belirtiyor. Hanelerin büyük bölümünün yalnızca temel harcamaları karşılayabildiği ve tasarruf ya da yatırım yapma kabiliyetinin giderek azaldığı ifade ediliyor.
Özellikle borçlanarak ayakta kalmaya çalışan yüzde 29’luk kesimin, bireysel ekonomik kırılganlık riskini artırdığı vurgulanırken, bu grubun kredi ve borç sarmalına daha açık hale geldiği belirtiliyor.