Anayasa Mahkemesi, sözleşmeyle faiz belirlenmemiş durumlarda yıllık yüzde 12 olarak uygulanan kanuni faiz oranını iptal etti. Karar, Resmi Gazete’de yayımlandı ve yürürlüğe girmesi için 9 aylık bir süre tanındı. Yüksek Mahkeme, mevcut oranın enflasyonun altında kaldığını ve alacaklıyı korumadığını vurguladı.

Kahramanmaraş 3. İdare Mahkemesinin başvurusuyla gündeme gelen düzenleme, deprem sonrası açılan bir tazminat davasında incelendi. Mahkeme, söz konusu oranın enflasyonun hızlandığı dönemlerde hak sahiplerine gerçek bir koruma sağlamadığı gerekçesiyle iptal talebinde bulundu.

Başvuru: “Enflasyon yüksek, faiz korumuyor”

Başvuru kararında, yüzde 12’lik kanuni faiz oranının özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde gerçek değer kaybını telafi edemediği belirtildi. Mahkemeye göre faiz ile enflasyon arasındaki makas açıldığında, alacaklıların uğradığı kayıp fiilen artıyor ve mevcut düzenleme bu kaybı önlemeye yetmiyor.

Başvuruda ayrıca, paranın değerini koruyacak ek bir güvence mekanizmasının bulunmadığı ifade edildi. Bu vurgu, AYM’nin gerekçeli kararında da kendisine yer buldu ve “yetersiz telafi” meselesi kararın merkezine yerleştirildi.

AYM: “Devlet, değer kaybını telafi eden mekanizma oluşturmalı”

Anayasa Mahkemesi, 3095 sayılı Kanun’un ilgili hükmünü iptal ederken borcun süresinde ödenmemesinin sonuçlarına dikkat çekti. Kararda, yüksek enflasyon ortamında borçlunun, parayı elinde tutarak çeşitli yollarla değerlendirmesinin, kanuni faiz ödemekten daha avantajlı hale geldiği ifade edildi.

Mahkeme, hak edilen fakat zamanında alınamayan paranın değer kaybının mutlaka giderilmesi gerektiğini belirtti: “Asıl alacağa uygulanacak faiz oranının, paranın değerinde oluşacak aşınmayı telafi edecek nitelikte olması gerekir.” Bu değerlendirme, kanuni faizin adil bir giderim sağlama işlevini yerine getirmediği sonucunu güçlendirdi.

Çitli Köyü’nde Gençlik Haftası etkinliği düzenlendi
Çitli Köyü’nde Gençlik Haftası etkinliği düzenlendi
İçeriği Görüntüle

“Makul olanın ötesinde ekonomik kayıp oluşuyor”

Gerekçeli kararın devamında, mevcut faiz oranının hak sahibinin uğradığı kaybı karşılayamadığı açıkça ifade edildi. Mahkemeye göre yıllık yüzde 12 oran, paranın değer kaybının çok gerisinde kalıyor ve hak sahibinin “makul olanın ötesinde” zarar yaşamasına neden oluyor.

Bu değerlendirme, iptal gerekçesinin yalnızca teorik bir denge arayışından ibaret olmadığını, ekonomik gerçeklere dayandığını gösterdi. Mahkeme, bu nedenle düzenlemenin mülkiyet hakkı ve etkili başvuru hakkıyla çeliştiğini belirtti.

Karar 9 ay sonra yürürlüğe girecek

AYM’nin iptal kararı hemen uygulanmayacak. Mevzuattaki boşluğun yaratacağı sorunları önlemek için yürürlük tarihi 9 ay sonrasına bırakıldı. Bu süre içinde yeni bir düzenleme yapılması bekleniyor.

İptal, devletin alacak-borç ilişkilerinde adil dengeyi sağlama sorumluluğunu yeniden gündeme taşıdı. Ekonomik koşulların dalgalandığı bir dönemde verilen karar, hem hukuk çevrelerinde hem de vatandaş düzeyinde dikkatle izlenecek yeni bir sürecin başlangıcı oldu.

Muhabir: Haber Merkezi