Ahmet Minguzzi davasında ne karar çıktı, cinayet davası nasıl şekillendi, ailenin avukatı neden tepki gösterdi? Kadıköy Bit Pazarı’nda bıçaklı saldırıya uğrayan İtalyan asıllı Mattia Ahmet Minguzzi’nin ölümüne ilişkin dava süreci kamuoyunun tepkisini çekmeye devam ediyor. Ailenin avukatı Rezan Epözdemir, verilen karara sert tepki gösterdi.
Bıçak için takipsizlik kararı verildi, dava yeni bir boyut kazandı
24 Ocak 2025 sabahı, Kadıköy’deki tarihi Bit Pazarı’nda alışveriş yaptığı sırada B.B. ve U.B. tarafından saldırıya uğrayan Ahmet Minguzzi, 5 yerinden bıçaklanarak ağır yaralanmış, 15 günlük yaşam mücadelesini kaybederek hayatını kaybetmişti. B.B. ve U.B. hakkında “çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan 18 ila 24 yıl arasında hapis cezası istemiyle dava açılmıştı.
Ancak cinayette kullanılan bıçakla ilgili yürütülen ayrı soruşturma şaşırtıcı bir kararla sonuçlandı. İstanbul Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı’nın hazırladığı rapora göre, saldırıda kullanılan 10.3 cm uzunluğundaki sivri uçlu bıçak, yasaklı bıçaklar kapsamına girmiyor. Bu gerekçeyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, B.B. hakkında “Bıçak veya Diğer Aletleri İzinsiz Olarak Taşıma” suçundan takipsizlik kararı (KYOK) verdi.
Ailenin avukatı Rezan Epözdemir karara isyan etti
Kararın ardından Minguzzi ailesinin avukatı Rezan Epözdemir sosyal medya üzerinden sert bir açıklama yaptı. Epözdemir, kararın hukuken kabul edilemez olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“Ahmet evladımızın canice katledilmesinde kullanılan bıçak yasak bıçaklardan değilse, hangi bıçak bu kapsama girecek? Bu bir hukuk garabetidir!”
Epözdemir ayrıca, olayın yaşandığı parkın güvenlik kamerası kayıtlarının zamanaşımına uğrayarak silindiğini ve bu delilin yargılamada yer almamasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. O kayıtların olayın en önemli delillerinden biri olduğunu belirten avukat, kayıtların silinmesini “cinayetin aydınlatılmasını engelleyen büyük bir ihmal” olarak değerlendirdi.
“Her türlü hukuki yola başvuracağız”
Rezan Epözdemir, gerek bıçakla ilgili verilen takipsizlik kararı, gerekse delil kaybı nedeniyle tüm yasal itiraz yollarına başvuracaklarını duyurdu. Açıklamasında ayrıca, mevcut yasaların suçla orantılı caydırıcılık sağlamadığına dikkat çekerek, ilgili yasal düzenlemelerin de gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etti.


