Bir işletmenin ayakta kalabilmesi için yalnızca satış başarısının yeterli olmadığını ifade eden Afacan, “Doğru mali planlama, zamanında ödenen vergiler ve sağlıklı finansal yönlendirme olmadan sürdürülebilirlik mümkün değildir. Bu noktada muhasebeci yalnızca kayıt tutan değil, aynı zamanda yol gösteren bir akıl ortağıdır” dedi.
Muhasebecilerin kamu ile özel sektör arasında köprü görevi gördüğünü kaydeden Afacan, vergi sisteminin uygulama aşamasında meslek mensuplarının kritik bir rol üstlendiğini dile getirdi. Yanlış bir beyanın ya da eksik bir bildirimin doğurabileceği sonuçları en iyi muhasebecilerin bildiğini belirten Afacan, yapılan işin hataya kapalı, yüksek dikkat ve sorumluluk gerektirdiğine dikkat çekti.
Mesleğin artan iş yükü, sürekli değişen mevzuat ve dijital sistemlerin sorumluluğunun fiilen muhasebecilere bırakılması gibi sorunlarla karşı karşıya olduğunu ifade eden Afacan, buna rağmen emeğin yeterince görünür ve karşılık bulur olmadığını söyledi. Muhasebecilerin uzun süredir maddi baskı, mesleki saygınlık kaybı ve özsaygı aşınması ile mücadele ettiğini belirtti.
Muhasebeciliğin hâlâ çoğu zaman yalnızca “evrak işi” olarak algılandığını ancak gerçekte stratejik bir rehberlik fonksiyonu üstlendiğini vurgulayan Afacan, “Muhasebecinin itibarı güçlendikçe işletmeler daha sağlam adımlar atar, kamu maliyesi daha sağlıklı işler. Çünkü muhasebecilik rakamlardan ibaret değildir; güven, denge ve sürdürülebilirlik mesleğidir” ifadelerini kullandı.
Afacan, Muhasebeciler Haftası’nın sadece bir kutlama değil, aynı zamanda mesleğin emeğini ve kamusal değerini yeniden hatırlama fırsatı olması gerektiğini sözlerine ekledi.


