Görev süresi sona erdikten sonra kamuoyundan uzak bir yaşam süren 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bu kez sessizliğini Orta Asya ziyaretiyle bozdu. Gül, sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı mesajlarla Taşkent, Semerkand, Buhara ve Hive’ye yaptığı ziyareti duyurdu. Eşi Hayrünnisa Gül’ün de eşlik ettiği bu özel tur, dikkat çekici izlenimlerle doluydu.
Gül, Özbekistan’daki dönüşümü nasıl değerlendirdi?
Gül, paylaşımlarında Özbekistan'ın tarihi şehirlerini ilk kez ziyaret ettiğini belirtti. Özellikle Taşkent, Semerkand, Buhara ve Hive’de gözlemlediği kalkınma ve canlılıktan duyduğu memnuniyeti vurgulayan Gül, “Türk-İslam tarihinin ‘Altın Çağı’nın yaşandığı bu şehirleri ilk kez görmek büyük mutluluk” ifadelerini kullandı. Gül’e göre, Özbekistan’daki değişim “takdire şayan” düzeydeydi.

Tarihin kalbine yapılan yolculuk
Ziyaret süresince Gül çifti, Türk-İslam medeniyetinin izlerini taşıyan yerleri yakından inceledi. Semerkand’daki görkemli Registan Meydanı, Buhara’nın mistik atmosferi ve Hive’nin koruma altındaki mimari dokusu, paylaşımlarında öne çıkan başlıca duraklar oldu. Bu şehirler sadece tarihi kimlikleriyle değil, aynı zamanda son yıllarda geçirdikleri dönüşümle de Gül’ün dikkatini çekti.
Gül’ün sessizliği bozuldu, sosyal medya hareketlendi
Abdullah Gül'ün bu geziye dair paylaştığı kareler sosyal medya kullanıcıları tarafından büyük ilgi gördü. Gül’ün eşiyle birlikte verdiği samimi pozlar, özellikle tarihi yapılar önünde çekilen karelerle birleşince takipçileri için nostaljik bir sürpriz niteliği taşıdı. Uzun süredir kamuoyunda görünmeyen Gül’ün bu çıkışı, hem siyasi hem de kültürel anlamda dikkatle takip edildi.
Bu ziyaretin mesajı ne olabilir?
Abdullah Gül’ün bu seyahati, sadece bir gezi olmanın ötesinde; tarih, kültür ve diplomasi arasında yeni bir köprü olarak yorumlanıyor. Türk-İslam mirasına duyduğu vurguyu bu şehirler aracılığıyla paylaşması, hem geçmişle bağ kurma hem de güncel gelişmeleri takdir etme çabasının bir yansıması olarak değerlendirilebilir.


