Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) doğumla kazanılan vatandaşlık hakkı, ülkenin en temel hukuki ve siyasi tartışmalarından biri olmayı sürdürüyor. Eski Başkan Donald Trump'ın görev süresi boyunca bu hakkı sınırlamak için attığı adımlar, Amerikan yargı sistemiyle arasında büyük bir gerilime yol açmış ve bu kararlar mahkemeler tarafından defalarca engellenmişti.
Trump yönetiminin bu konudaki en somut adımı, başkanlık döneminin başında imzaladığı bir kararname olmuştu. Ancak bu girişim, eyalet başsavcılarının ve federal yargıçların güçlü direnişiyle karşılaşmıştı. Yargının bu kararları "anayasaya aykırı" bularak engellemesi, başkanlık yetkilerinin sınırlarını ve anayasal hakların dokunulmazlığını bir kez daha gündeme getirmişti.
Trump'ın Tartışmalı Başkanlık Kararnamesinin İçeriği Neydi?
Donald Trump, başkanlık koltuğuna oturduğu ilk günlerde, 20 Ocak'ta, ABD'de doğan her çocuğun otomatik olarak vatandaş olmasını sağlayan yerleşik uygulamayı hedef alan bir başkanlık kararnamesi imzalamıştı. Bu kararname, özellikle ülkedeki düzensiz göçmenleri hedef alıyordu ve büyük bir hukuki tartışmanın fitilini ateşlemişti.
Kararnameye göre, ABD topraklarında kaçak olarak bulunan bir anneden doğan bir çocuğun, babası ABD vatandaşı veya yeşil kart (Green Card) sahibi değilse, doğumla gelen vatandaşlık hakkından otomatik olarak yararlanamayacağı belirtiliyordu. Bu adım, ABD Anayasası'nın 14. Ek Maddesi'nde güvence altına alındığı kabul edilen "jus soli" (toprak hakkı) ilkesine doğrudan bir müdahale olarak yorumlanmıştı.
Yargı ve Eyaletlerden Gelen Güçlü İtiraz
Trump'ın bu hamlesine tepki gecikmedi. Kararnamenin imzalanmasından sadece bir gün sonra, 21 Ocak'ta, 22 eyaletin başsavcısı ortak bir bildiriyle karara karşı dava açmıştı. Bu, eyaletlerin federal yönetime karşı ne kadar organize ve hızlı bir hukuki mücadele başlattığının en net göstergesiydi.
Federal yargı kanadı da bu sürece kayıtsız kalmadı. Ülke genelinde birçok federal yargıç, söz konusu kararnamenin anayasanın temel ilkeleriyle çeliştiğini vurgulayan kararlara imza attı. Bu kararlardan en bilinenlerinden biri, ABD Bölge Mahkemesi Yargıcı Leo Sorokin tarafından verildi. Yargıç Sorokin, Trump'ın doğumla vatandaşlığı sınırlayan emrini, önceki emsallere de atıfta bulunarak üçüncü kez engellemiş ve kararnamenin yürürlüğe girmesine izin vermemişti. Bu kararlar, Trump yönetiminin göçmenlik politikaları önündeki en büyük engellerden biri olarak kayıtlara geçmişti.


