Amerika Birleşik Devletleri (ABD) vizesi almak isteyen Türk vatandaşları için ezber bozan yeni bir kural uygulamaya konuldu. ABD'nin Ankara Büyükelçiliği, vize başvuru sürecinin bir parçası olarak, başvuru sahiplerinin tüm kişisel sosyal medya hesaplarındaki gizlilik ayarlarını "herkese açık" konumuna getirmelerinin zorunlu olduğunu duyurdu. "Her vize kararı bir ulusal güvenlik kararıdır" notuyla yapılan bu açıklama, başvuru sahipleri arasında endişe ve merak yarattı.
ABD'ye seyahat etme planı yapan binlerce kişiyi yakından ilgilendiren bu yeni gelişme, dün akşam saatlerinde ABD Ankara Büyükelçiliği'nin resmi sosyal medya hesapları üzerinden kamuoyu ile paylaşıldı. Vize değerlendirme sürecinde güvenlik taramalarını daha etkin hale getirmeyi amaçladığı belirtilen bu kural, başvuru sahiplerinin dijital ayak izlerinin ve çevrimiçi aktivitelerinin konsolosluk yetkilileri tarafından incelenmesinin önünü tamamen açıyor. Bu durum, "Sosyal medya hesabımı açmak zorunda mıyım?" ve "Hangi paylaşımlar vize reddine neden olabilir?" gibi soruları da beraberinde getirdi.
Yeni Kural Hangi Vize Türlerini Kapsıyor ve Başvuru Sahipleri Ne Yapmalı?
ABD Büyükelçiliği tarafından yapılan açıklamada, yeni sosyal medya şartının şu an için belirli vize kategorilerini kapsadığı belirtildi. Buna göre, özellikle öğrenci (F), mesleki eğitim (M) ve değişim programı (J) gibi göçmen olmayan vize türlerine başvuran kişilerin bu kurala uyması gerekiyor. Açıklamada, bu uygulamanın "kimlikleri ve Amerika Birleşik Devletleri'ne kabul edilebilirliklerini kanıtlamak için gerekli incelemeleri kolaylaştırmak" amacıyla istendiği vurgulandı.
Bu yeni kurala göre, F, M veya J vizesi için mülakata gidecek olan başvuru sahiplerinin, mülakat tarihinden önce Instagram, X (Twitter), Facebook, TikTok, LinkedIn gibi kullandıkları tüm kişisel sosyal medya platformlarındaki hesaplarını "gizli" veya "özel" moddan çıkararak "herkese açık" hale getirmeleri isteniyor. Yetkililerin, başvuru formunda beyan edilen sosyal medya kullanıcı adları üzerinden bu hesapları inceleyeceği ve gizlilik ayarlarının kapalı olmasının vize sürecini olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor. Henüz turistik veya iş amaçlı (B1/B2) vizeler için bir zorunluluk getirilip getirilmediği ise netlik kazanmadı.
"Ulusal Güvenlik Kararı": Yeni Şartın Arkasındaki Nedenler ve Olası Etkileri
Büyükelçiliğin duyurusunu "Her vize kararı bir ulusal güvenlik kararıdır" ifadesiyle paylaşması, bu yeni adımın arkasındaki temel motivasyonu da ortaya koyuyor. ABD'li yetkililer, bu uygulama ile başvuru sahibinin geçmişi, sosyal çevresi ve paylaşımları üzerinden potansiyel güvenlik risklerini daha detaylı bir şekilde analiz etmeyi hedefliyor. Özellikle terör, aşırılık yanlısı ideolojiler veya ABD yasalarına aykırı faaliyetlerle ilgili olabilecek paylaşımların titizlikle inceleneceği öngörülüyor.
Bu yeni şart, kişisel verilerin gizliliği ve ifade özgürlüğü konusunda da önemli bir tartışma başlattı. Uzmanlar, başvuru sahiplerinin yıllar önce yaptıkları şaka veya ironi amaçlı paylaşımların dahi yanlış anlaşılabileceğine ve vize reddine yol açabileceğine dikkat çekiyor. Bu durumun, başvuru sahipleri üzerinde bir "otokontrol" baskısı yaratabileceği ve kişilerin sosyal medya kullanım alışkanlıklarını değiştirmeye itebileceği belirtiliyor. Vize başvurusunda bulunacak kişilerin, bu yeni kuralı dikkate alarak sosyal medya hesaplarında bir "temizlik" yapma yoluna gidebileceği tahmin ediliyor.