Türkiye’nin önde gelen yem üreticilerinden Ofis Yem, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile imzaladığı 25 milyon Euro’luk kredi anlaşmasıyla dikkat çekici bir sürdürülebilirlik hamlesi başlattı. Anlaşma, yalnızca yeni üretim tesisleri ve lojistik altyapı yatırımlarını değil, aynı zamanda yeşil enerji projeleri ile toplumsal kapsayıcılığı da merkezine alıyor. Çorum’da hayata geçirilecek güneş enerjisi santrali (GES) ile şirket, hem enerji ihtiyacının bir bölümünü karşılamayı hem de karbon emisyonunu azaltmayı hedefliyor.

Meteoroloji’den Çorum’a kuvvetli yağış uyarısı
Meteoroloji’den Çorum’a kuvvetli yağış uyarısı
İçeriği Görüntüle

28 Mayıs 2025’te İstanbul’da düzenlenen imza töreniyle yürürlüğe giren anlaşma, Ofis Yem’in sektördeki dönüşüm vizyonunu pekiştirdi. Yönetim Kurulu Üyesi Cem Taşkaldıran, söz konusu finansmanın yalnızca yatırımları değil, aynı zamanda şirketin uzun vadeli iklim ve kapsayıcılık politikalarını da desteklediğini vurguladı. Enerji verimliliği, iklim dostu uygulamalar ve kadın istihdamı gibi birçok başlıkta somut adımların atılacağı belirtildi.

Çorum’da kurulacak GES projesiyle karbon emisyonu azaltılacak

Ofis Yem’in kredi kapsamında gerçekleştireceği yatırımlar arasında en dikkat çekici başlıklardan biri, Çorum’da kurulması planlanan 3,2 megavatlık güneş enerjisi santrali oldu. Şirket, bu projeyle birlikte yıllık enerji ihtiyacının yüzde 6,7’sini yenilenebilir kaynaklardan karşılamayı hedefliyor. Güneş enerjisi santrali faaliyete geçtiğinde yıllık yaklaşık 1.845 ton karbon emisyonunun önüne geçilmesi öngörülüyor.

Enerji verimliliğine yönelik bu yatırım, Ofis Yem’in çevresel sürdürülebilirliğe verdiği önemin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Şirket ayrıca, tarım sektöründe kaynak kayıplarının önlenmesi ve gıda tedarik zincirinde verimliliğin artırılması yönünde çalışmalarını da bu yatırım aracılığıyla genişletecek.

Samsun ve Adana'da üretim ve depo yatırımları

EBRD destekli kredi yalnızca Çorum’daki enerji projesiyle sınırlı kalmıyor. Kapsamlı yatırım planı doğrultusunda Samsun’da yeni bir yem üretim tesisinin kurulması ve hem Samsun hem de Adana’da lisanslı depo yatırımları yapılması öngörülüyor. Ofis Yem, Adana’daki lojistik altyapıyı güçlendirerek tedarik zinciri üzerindeki kayıpları azaltmayı, üretimle pazarlama arasındaki verimliliği artırmayı hedefliyor.

Bu yatırımların, sadece üretim kapasitesine değil, aynı zamanda tarımsal verimliliğe ve yerel ekonomiye de olumlu katkılar sunması bekleniyor. Yeni tesislerle birlikte hem doğrudan hem dolaylı istihdam yaratılacak, bölgesel üretim ağları desteklenecek.

Kadın istihdamı öncelikli hedefler arasında

Ofis Yem’in sürdürülebilirlik yaklaşımı yalnızca çevreyle sınırlı değil. Şirket, aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın istihdamını da stratejik hedefleri arasına almış durumda. Başkent Üniversitesi iş birliğiyle geliştirilen yeni staj programı aracılığıyla, sektöre kadın çalışan kazandırılması teşvik edilecek.

Şirketin hedefi, 2031 yılına kadar kadın çalışan oranını yüzde 20 seviyesine yükseltmek. Geleneksel olarak erkek ağırlıklı olan yem sektöründe kadın istihdamının artırılması, yalnızca ekonomik değil, sosyal dönüşüm açısından da önem taşıyor.

Tarımsal atıkların geri dönüşümüyle sürdürülebilir yem üretimi

Ofis Yem, çevreci üretim modeli kapsamında insan tüketimine uygun olmayan tarımsal yan ürünleri yem üretiminde değerlendirerek hem atıkları azaltıyor hem de döngüsel ekonomi anlayışını destekliyor. Bu yaklaşım, yalnızca maliyet azaltımı değil, aynı zamanda doğaya saygılı üretim anlayışının da parçası.

Şirket, sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda sera gazı emisyonlarını uluslararası standartlara uygun şekilde ölçümlemeye devam edecek. Global Reporting Initiative (GRI) çerçevesinde hazırlanan sürdürülebilirlik raporlarında Kapsam 1, 2 ve 3 emisyon verileri düzenli olarak paylaşılacak.

Tarım ve enerji entegrasyonunda yeni model

Ofis Yem’in gerçekleştirdiği bu yatırımlar, tarım sektörü ile enerji sektörünün entegre biçimde gelişebileceğine dair güçlü bir örnek sunuyor. Çorum’daki güneş enerjisi santrali ile yem üretiminin bir arada düşünülmesi, sektörler arası sinerjinin nasıl çevresel ve ekonomik faydaya dönüşebileceğini gözler önüne seriyor.

EBRD Tarım İş Kolu Başkanı Natalia Zhukova da bu iş birliğinin tarımda düşük karbonlu bir geleceğe geçişi hızlandırma potansiyeli taşıdığını belirterek, Türkiye’nin iklim hedeflerine ulaşmasında bu tür yatırımların stratejik öneme sahip olduğuna dikkat çekti.

Muhabir: İhlas Haber Ajansı