Türkiye’de 2025 yılı sonunda %30 civarında beklenen enflasyon, 2026 yılı maaşlarını yeniden gündemin ilk sırasına taşıdı. Rakamların havada uçuştuğu bu dönemde, maaş artışları ile devletin vergi politikaları arasındaki fark dikkat çekerken, asıl belirleyici unsurun alım gücündeki erime olduğu belirtiliyor.
Ünlü Ekonomistten 2026 Uyarısı: Zamlar Düşük, Vergiler Yüksek Kalacak
Dünya Gazetesi'nden Özgür Erdursun, hem çalışanların hem de emeklilerin alım gücünü koruyacak mekanizmaları anlatarak Avrupa’daki modellere dikkat çekti. Erdursun, zam oranları üzerindeki tartışmaların tek başına yeterli olmadığını belirterek, “Maaş zamları enflasyon hedefiyle sınırlı tutulurken vergiler ve harçlar çok daha yüksek oranlarda artırılıyor. Bu durum, çalışanların ve emeklilerin alım gücünü ciddi biçimde zorluyor” dedi.
“Borçla Dönen Hayat” Uyarısı: 2026'da Ekonomik Sarmal Derinleşecek
2025 zamlarını nokta atışı tahminleriyle bilinen Erdursun, 2026 için devletin enflasyon hedefinin %16 olduğunu hatırlatarak, bu oranın maaşlara yansımalarının sınırlı kalacağını söyledi.
Bunun yanında, maaş zammının tek başına yeterli olmadığını belirten Erdursun, gelir politikalarının yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti. Maaşların enflasyonun üzerinde artırılması, refah payı eklenmesi ve vergi artışlarının dengelenmesi gibi önerilerde bulundu.
Erdursun’a göre, enflasyonun düşmesi tek başına kalıcı refah sağlamayacak. Devlet, bir yandan maaşları sınırlarken diğer yandan vergileri fahiş oranlarda artırdığında, çalışan ve emeklinin borçlanma sarmalından çıkması mümkün olmuyor. Alım gücünün kalıcı olarak korunabilmesi için hem fiyat istikrarını sağlamak hem de ücret politikalarını Avrupa’daki örneklere benzer şekilde yeniden kurgulamak gerekiyor.
Erdursun’un 5 çözüm önerisi:
Maaşlar enflasyonun üzerinde artırılmalı.
Emekli ve memur maaşlarına refah payı eklenmeli.
Vergi ve harç artışları dengelenmeli.
Toplu sözleşmeler güçlendirilmeli.
Avrupa’daki gibi otomatik endeksleme ve enflasyon ikramiyesi sistemleri hayata geçirilmeli.