TBMM’ye sunulan 12. Yargı Paketi ile hakim ve savcıların bilirkişiye başvurma yetkisine ilişkin yeni bir disiplin düzenlemesi getiriliyor. Teklife göre, hukuki bilgiyle çözümlenebilecek konularda bilirkişiye başvuran hakim ve Cumhuriyet savcılarına uyarma cezası verilebilecek.

Devlet desteğiyle karavan alan aile gezerek para kazanıyor
Devlet desteğiyle karavan alan aile gezerek para kazanıyor
İçeriği Görüntüle

Hakimler ve Savcılar Kanunu’na yeni bent ekleniyor

12.Yargı Paketi kapsamında 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 63. maddesinde değişiklik yapılması öngörülüyor. Düzenlemeyle, hakim ve savcılara uygulanabilecek uyarma cezasının kapsamına yeni bir fiil ekleniyor.

Teklifte yer alan hükme göre, “mesleğin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurmak” disiplin yaptırımına bağlanacak. Böylece teknik veya özel bilgi gerektirmeyen dosyalarda bilirkişi atanması, uyarma cezası kapsamında değerlendirilebilecek.

Hukuki değerlendirme hakim ve savcıya ait olacak

Düzenlemenin gerekçesinde, hakimlik ve savcılık mesleğinin temel unsurlarından birinin uyuşmazlıkları hukuki bilgi ve değerlendirmeyle çözmek olduğu vurgulanıyor. Bilirkişiye başvurunun ise yalnızca teknik veya özel bilgi gerektiren hallerle sınırlı olması gerektiği belirtiliyor.

Bu çerçevede hukuki nitelendirme ve değerlendirme yetkisinin bilirkişiye devredilemeyeceği ifade ediliyor. Hakim ve savcıların, mesleki bilgiyle çözülmesi gereken konuları bilirkişiye havale etmesi durumunda disiplin sorumluluğu gündeme gelebilecek.

Kamu personeli davalarını doğrudan etkileyecek

Düzenlemenin özellikle kamu personeli davalarında etkili olması bekleniyor. Disiplin cezası iptali, sicil düzeltimi, kadro ve unvan değişikliği, atama ve nakil işlemlerine karşı açılan davalarda mahkemelerin zaman zaman hukuki yorumla çözülebilecek konuları bilirkişiye gönderdiği ifade ediliyor.

Bu uygulamanın davaların uzamasına ve yargılama giderlerinin artmasına yol açtığı belirtiliyor. Yeni düzenlemeyle, kamu personeli davalarında gereksiz bilirkişi atanmasının önüne geçilmesi ve yargılama süreçlerinin hızlandırılması amaçlanıyor.

Bilirkişilik tamamen kaldırılmıyor

Teklif, bilirkişilik kurumunu ortadan kaldırmıyor. Teknik, bilimsel veya özel uzmanlık bilgisi gerektiren konularda bilirkişiye başvurulması bundan sonra da mümkün olacak.

Tıbbi değerlendirmeler, mühendislik hesapları, mali tablolar, teknik inceleme gerektiren dosyalar ve uzmanlık isteyen benzer konularda bilirkişi görevlendirilmesine devam edilecek. Yaptırım yalnızca hukuki bilgiyle çözülebilecek meselelerin bilirkişiye havale edilmesi halinde uygulanabilecek.

Sınırın uygulamada netleşmesi bekleniyor

Düzenlemenin en tartışmalı yönlerinden biri, hangi konunun hukuki bilgiyle çözülebileceğinin nasıl belirleneceği olacak. Teknik bilgi ile hukuki değerlendirme arasındaki sınırın her dosyada aynı açıklıkta olmayabileceği değerlendiriliyor.

Bu nedenle uygulamanın, disiplin kurulları ve yargı kararlarıyla zaman içinde şekillenmesi bekleniyor. Hakim ve savcılar açısından bilirkişiye başvuru kararlarının gerekçelendirilmesi daha önemli hale gelecek.

Uyarma cezası kapsamı genişliyor

Mevcut düzenlemeye göre uyarma cezası, hakim ve savcılara görevde daha dikkatli olmaları gerektiğinin yazılı olarak bildirilmesi anlamına geliyor. Kanunda görevde kayıtsızlık, düzensizlik, işi uzatacak davranışlarda bulunmak ve bilirkişi seçimi sırasında kurallara uymamak gibi haller uyarma cezası kapsamında yer alıyor.

  1. Yargı Paketi ile bu kapsam genişletilerek, hukuki bilgiyle çözümlenebilecek konularda bilirkişiye başvurmak da uyarma cezası nedenleri arasına eklenecek. Düzenlemenin yasalaşması halinde, yargılama süreçlerinde bilirkişilik uygulamasının daha sınırlı ve amacına uygun kullanılması hedefleniyor.

Muhabir: Haber Merkezi