Karakış, maliyet artışlarının işletmeleri sürdürülemez hale getirdiğini belirterek, “Türkiye’de yeme-içme sektörü dünyaya göre pahalı, ancak bunun nedeni restoranlar değil; yüksek vergiler ve artan girdi maliyetleri. Özellikle KDV ve ÖTV yükleri işletmelerin belini büküyor” dedi.
MALİYETLER REKOR SEVİYEDE
Sektördeki en büyük sıkıntının enerji ve hammadde maliyetlerindeki artış olduğunu vurgulayan Karakış, kendi işletmesinden örnek vererek şu çarpıcı rakamları paylaştı:
“Su giderimiz 10 bin liradan 300 bine, doğalgaz giderimiz ise 17 binden 185 bine çıktı. Eskiden işçilik maliyetlerinden şikayet ederdik, şimdi elektrik, doğalgaz ve su giderleri inanılmaz boyutlara ulaştı.”
Karakış, deniz ürünleri başta olmak üzere ithal girdilerin fiyatlarının da Avrupa’nın çok üzerinde olduğunu dile getirdi:“Avrupa’da deniz ürünlerini bizim aldığımız fiyatın üçte birine alıyorlar. Bu fark rekabet şansımızı tamamen ortadan kaldırıyor.”
SEKTÖRDE EL DEĞİŞTİRMELER ZİRVEDE
Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen yeme-içme sektörünün hâlâ birçok girişimci için cazip göründüğünü ifade eden Karakış, “İki sandalye-masa koyan kafe açıyor. Diğer sektörlerde iflas eden birçok işletme bu alana yöneliyor. Bu yüzden sektörde el değiştirmeler tarihi zirvede” dedi.
Sektör temsilcileri, önlem alınmaması halinde yeme-içme sektöründe kapanmaların artacağını ve istihdam kayıplarının derinleşeceğini belirtiyor.