Sağlık

Uykunuz vücudunuzu yaşlandırıyor mu: 6 saatten az ve 8 saatten fazla uyuyanlar dikkat

Uzmanlar istatistiksel bağlantıya dikkat çekerken, ideal uyku süresinin korunmasının kalp, akciğer ve bağışıklık sağlığı açısından kritik önem taşıdığını vurguluyor.

Abone Ol

Yaklaşık yarım milyon kişinin verilerinin incelendiği yeni bir araştırma, hem kısa hem de uzun uyku süresinin vücudun birçok organında daha hızlı biyolojik yaşlanmayla ilişkili olabileceğini ortaya koydu. Çalışmada en düşük biyolojik yaşlanma düzeylerinin, günde 6,4 ile 7,8 saat arasında uyuyan kişilerde görüldüğü belirtildi.

Columbia Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütülen ve Nature dergisinde yayımlanan çalışmada, uyku süresi ile yalnızca beyin sağlığı değil; kalp, akciğer, bağışıklık sistemi ve diğer organ sistemlerindeki biyolojik yaşlanma göstergeleri arasındaki bağlantı incelendi.

Yaklaşık yarım milyon kişinin verileri incelendi

Araştırmaya Columbia Üniversitesi Radyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Junhao Wen ve ekibi öncülük etti. Çalışmada UK Biobank kapsamında yaklaşık yarım milyon katılımcıya ait sağlık verilerinden yararlanıldı.

Araştırmacılar tıbbi görüntüler, organlarla bağlantılı proteinler ve kandaki çeşitli moleküler göstergeleri değerlendirdi. Katılımcıların bildirdiği günlük uyku süreleri ise 17 organ sistemini kapsayan 23 farklı biyolojik yaşlanma ölçümüyle karşılaştırıldı.

6 saatten az ve 8 saatten fazla uyku dikkat çekti

Araştırmanın en dikkat çeken sonuçlarından biri uyku süresi ile biyolojik yaşlanma arasında U şeklinde bir ilişki görülmesi oldu. Günde 6 saatten az uyuyanlarla 8 saatten fazla uyuyanlarda daha hızlı biyolojik yaşlanma eğilimi tespit edildi.

En düşük yaşlanma göstergeleri ise günlük uyku süresini 6,4 ile 7,8 saat arasında bildiren katılımcılarda görüldü. Bu aralık, araştırmadaki farklı organ sistemleri açısından en düşük biyolojik yaşlanma düzeyiyle ilişkilendirildi.

Araştırma doğrudan neden-sonuç göstermiyor

Bilim insanları, sonuçların az veya fazla uyumanın doğrudan vücudu yaşlandırdığını kanıtlamadığı konusunda özellikle uyarıda bulundu. Araştırmada ortaya konulan sonuçların bir neden-sonuç ilişkisi değil, istatistiksel bağlantı olduğu vurgulandı.

Başka bir ifadeyle, sağlık sorunlarının uyku süresini değiştirmesi de mümkün görülüyor. Bu nedenle araştırma, ideal uyku süresinin herkes için kesin olarak aynı olduğu sonucuna varmıyor.

Kısa uyku birçok sağlık sorunuyla ilişkilendirildi

Çalışmada günde 6 saatten az uyuyan kişilerde bazı sağlık sorunlarının daha sık görülmesi dikkat çekti. Kısa uyku; depresif dönemler, anksiyete bozuklukları, obezite, tip 2 diyabet ve yüksek tansiyonla ilişkilendirildi.

İskemik kalp hastalığı ve kalp ritim bozukluklarıyla da benzer bağlantılar tespit edildi. Ancak araştırmacılar, örneğin depresyonun uykuyu mu bozduğu yoksa uyku süresindeki değişimin depresyon riskini mi artırdığı konusunda kesin bir sonuca ulaşılamadığını belirtti.

Uzun uyku da risksiz görünmüyor

Araştırmada yalnızca kısa uyku değil, uzun uyku süresinin de bazı sağlık göstergeleriyle ilişkili olduğu ortaya çıktı. Hem kısa hem de uzun uyku süreleri, kronik obstrüktif akciğer hastalığı ve astımla bağlantılı bulundu.

Benzer şekilde gastrit ve reflü dahil çeşitli sindirim sistemi rahatsızlıklarında da hem az hem fazla uyuyan gruplarda ilişki tespit edildi. Bulgular, uyku süresinin farklı organ sistemleriyle geniş kapsamlı bağlantılar taşıdığına işaret etti.

Uyku tüm vücudu etkileyen bir unsur

Araştırmacılar, uyku süresinin yalnızca dinlenme açısından değil, vücudun genel fizyolojik işleyişi bakımından da önemli olduğunu belirtiyor. Junhao Wen, çalışmanın hem çok az hem de çok fazla uykunun neredeyse tüm organlarda daha hızlı yaşlanmayla ilişkili olduğunu gösterdiğini ifade etti.

Bulgular, sağlıklı yaşlanma açısından düzenli ve yeterli uykunun önemini bir kez daha gündeme taşıdı. Bununla birlikte bireysel uyku ihtiyacının yaş, sağlık durumu ve yaşam biçimi gibi birçok faktöre göre değişebileceği de unutulmamalı.