Türkiye işçi hareketi tarihinde çok bilinmese de 1960 yılında Düzce’nin orman köylerinde yaşanan öküz arabacıları eylemi, emek mücadelesinin kırsal alandaki ilk kıvılcımlarından biri oldu. Ormanda kestikleri ağaçları öküz arabalarıyla taşıyan köylüler, ücret artışı talepleri reddedilince işi bıraktı. Yerine getirilen at arabacıları direnişi kıramayınca, sonunda talepler kabul edildi. O günleri yaşayan emekli öğretmen Numan Gümüş, 1 Mayıs vesilesiyle yaşananları Habertürk’e anlattı.
Direnişin başlangıcı: “Beş liralık fark” reddedildi
1960 yılı, 27 Mayıs askeri darbesinin gölgesinde geçerken Düzce ormanlarında da sessiz bir başkaldırı yaşanıyordu. Tomrukları ormandan depolara taşıyan yaklaşık 150 arabacı, artan maliyetlere karşılık beş lira fark talep etti. Ancak bu talep Orman İşletmesi tarafından reddedildi.
Köylüler işi bırakınca, çözüm için dış köylerden iki at arabacısı getirildi. Fakat bu girişim, arabacıların direnişini kıramadı. Atlı arabaların gece yarısı koşumları söküldü, tekerlekleri baltalarla parçalandı. Bu olay, grevin kırılmasını önledi ve geri adım attırdı.
“İnadı kıramadılar, fiyat farkı verildi”
Grevin ardından Orman İşletme Müdürlüğü, Kaymakamlık ve Valilik harekete geçti. Talepler kabul edildi, birim başına ödeme (vahid-i fiyat) artırıldı. Böylece arabacılar daha büyük bir şevkle işlerine geri döndü. Köylüler kazandıkları parayla düğün yaptı, çocuklarını okula gönderdi.
Öküzlerin devri kapandı, sahne kamyonların oldu
1945’ten 1970’lere kadar orman işçiliğinin temel unsuru olan öküz arabaları, yolların açılması ve kamyonların yaygınlaşmasıyla yavaş yavaş tarih sahnesinden çekildi. Yerini motorlu araçlar aldı ama öküz arabacıların direnişi, bellekte kalıcı bir iz bıraktı.
"Uçurumun kıyısındaki kayın": Bir kamyoncunun ölümle burun buruna gelişi
1969’da Düzce’de yaşanan bir başka olay ise değişen zamanın trajedisini yansıtıyordu. Derdin Dağı’ndan tomruk taşıyan kamyon, fren tutmayınca uçuruma doğru kaydı. Sürücü Cemal Ağa, kamyonun devrilmeden bir kayın ağacının üstüne oturmasıyla hayatta kaldı. İşçiler onu uçurumun dibinde ararken, o hâlâ direksiyon başındaydı.
Şimşirlik’in tanığı yönetmen Sezgin Türk: “Bir ödevdi bu”
Belgesel yönetmeni Sezgin Türk, geçmişte tomruk deposu olarak kullanılan Şimşirlik’te yaşıyor. Bölgenin tarihini anlatan “İstikamet Mazi: Dekovil’le” adlı belgeseli için hazırlıklarını sürdüren Türk, “Buraya hayatını adayanların emeğini hissettikçe, geçmişi bugüne taşımayı kendime ödev bildim” diyor.
Emek tarihinden bir not
Düzce’nin orman köylerinde yaşanan bu grev, Türkiye kırsalındaki ilk örgütlü iş bırakma eylemlerinden biri olarak hafızalara kazındı. Sessiz, isimsiz, ama kararlı bir mücadeleydi. Ve sonunda kazananlar, sabahları boyunduruğa koşulan nallı öküzlerin ardında yürüyen o köylüler oldu.