25 Şubat 2026 tarihinde yayımlanan 2024 Sağlık İstatistikleri Yıllığı Haber Bülteni’ne göre Türkiye’de kişi başı hekime müracaat sayısı 12,2’ye yükseldi. Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre toplam başvuru sayısı 1 milyar 47 milyon 877 bin 901 olarak kaydedildi. 35 ülkenin karşılaştırıldığı listede Türkiye, Güney Kore’nin ardından ikinci sırada yer aldı.
Uluslararası sıralamada elde edilen bu konum, Türkiye’nin sağlık hizmetlerine erişim yoğunluğunu ortaya koyarken, Avrupa Birliği ve OECD ortalamalarının belirgin biçimde üzerine çıkıldığını gösterdi.
1 milyarı aşan başvuru: Birinci ve ikinci basamak dağılımı
2024 yılında gerçekleşen 1.047.877.901 başvurunun 449,5 milyonu aile hekimliğinde, 580,6 milyonu hastanelerde, 13,3 milyonu ise özel tıp merkezlerinde yapıldı. Hastanelerdeki başvuruların 466 milyonu Sağlık Bakanlığı hastanelerinde, 48,2 milyonu üniversite hastanelerinde, 66,2 milyonu ise özel hastanelerde gerçekleşti.
Toplam müracaatların yüzde 43,3’ü birinci basamakta, yüzde 56,7’si ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarında kaydedildi. Kişi başı 12,2 başvuru oranı, Avrupa Birliği ortalaması olan yaklaşık 6,3’ün neredeyse iki katına karşılık geliyor.
Uluslararası karşılaştırmada ilk dört ülke
Yıllıkta yer alan 35 ülkelik karşılaştırmaya göre ilk sırada kişi başı 18 başvuru ile Güney Kore bulunuyor. Türkiye 12,2 başvuru ile ikinci sırada yer alırken, üçüncü sırada Japonya, dördüncü sırada ise Macaristan yer aldı.
Bu tablo, Türkiye’de sağlık hizmetlerine erişimin yaygınlığına işaret ederken aynı zamanda sistem üzerindeki başvuru yükünün de yüksekliğini ortaya koyuyor. OECD ortalamasının üzerinde seyreden başvuru oranı, sağlık sisteminin kapasite ve verimlilik tartışmalarını da beraberinde getiriyor.
Bebek ve anne ölüm oranlarında gerileme
2024 yılında bebek ölüm hızı binde 8,9 olarak kaydedildi. Neonatal ölüm hızı binde 5,6, beş yaş altı ölüm hızı ise binde 10,9 oldu. Anne ölüm oranı 100 bin canlı doğumda 11,5’e gerileyerek önceki yıla göre düşüş gösterdi.
Bölgesel dağılımda bebek ölüm hızının en düşük olduğu bölge Doğu Karadeniz, en yüksek olduğu bölge ise Güneydoğu Anadolu olarak açıklandı. Veriler, temel sağlık göstergelerinde iyileşme eğiliminin sürdüğüne işaret ediyor.
Sezaryen oranı ve doğum göstergeleri
Hastanede gerçekleşen doğumların toplam canlı doğumlar içindeki oranı yüzde 99,4 oldu. Antenatal bakım kapsamı yüzde 99,6’ya ulaşırken, doğumların neredeyse tamamının sağlık kuruluşlarında gerçekleştiği görüldü.
Sezaryen oranı yüzde 61,2, primer sezaryen oranı ise yüzde 32,2 olarak kaydedildi. Bu oranlar, doğum hizmetlerinde tıbbi müdahale düzeyinin yüksekliğini ortaya koyuyor.
Hastane ve yatak kapasitesi arttı
Türkiye genelinde aktif hastane sayısı 1.562’ye ulaştı. Bunların 941’i Sağlık Bakanlığı, 69’u üniversite, 552’si özel hastane olarak kaydedildi.
Toplam hastane yatağı sayısı 268.359’a, yoğun bakım yatağı sayısı ise 49.010’a yükseldi. Erişkin yoğun bakım yatak sayısı 32.760, çocuk yoğun bakım yatak sayısı 2.592, yenidoğan yoğun bakım yatak sayısı 13.658 olarak açıklandı. Nitelikli yatak oranı genel toplamda yüzde 83,4, özel hastanelerde ise yüzde 96,8 olarak hesaplandı.
221 bin hekim, 1,4 milyon sağlık personeli
Toplam hekim sayısı 2024 yılında yüzde 8,3 artarak 221.133’e çıktı. 100 bin kişiye düşen hekim sayısı 258, diş hekimi sayısı ise 59 olarak kaydedildi.
Toplam sağlık personeli sayısı 1.436.686 oldu. Personelin yüzde 57,4’ünü kadınlar, yüzde 42,6’sını erkekler oluşturdu.
İlaç satışı ve organ nakli verileri
2024 yılında 2,6 milyar kutu ilaç satışı gerçekleşti. Yerli ilaçların satış değerindeki payı yüzde 57,6, geri ödeme kapsamındaki ilaçların satış değeri payı ise yüzde 88,8 olarak hesaplandı.
Aynı yıl 15.545 organ ve doku nakli yapıldı. Bunların 3.468’i böbrek, 1.731’i karaciğer, 4.133’ü kornea, 6.148’i ise kemik iliği nakli olarak kaydedildi. Veriler, hem hizmet hacminin hem de sağlık sisteminin operasyonel kapasitesinin son yıllarda genişlediğini ortaya koydu.