Ekonomi

Tarlada ucuz rafta pahalı dönemi kapanıyor: İşte yeni çözüm planı

7 Nisan 2026 itibarıyla tarladan rafa gıda fiyatlarındaki uçurum için Dijital Hal Sistemi devreye alınıyor. Yeni model, aracı zincirini kırmayı hedefliyor.

Abone Ol

Türkiye’de meyve ve sebze fiyatlarında tarladan market rafına uzanan süreçte oluşan yüksek fark, gündemdeki yerini koruyor. 7 Nisan 2026 itibarıyla tartışılan yeni model önerileri arasında Dijital Hal Sistemi, aracının azaltılması ve lojistik altyapının güçlendirilmesi öne çıkıyor.

Fiyat makasında aracı zinciri belirleyici oluyor

Türkiye’de üreticiden tüketiciye uzanan tedarik zincirinde ürünlerin ortalama beş kez el değiştirdiği belirtiliyor. Komisyoncu, nakliyeci ve hal süreçlerinde her aşamada eklenen maliyetler, fiyatların katlanmasına neden oluyor.

Bu durum, tarlada düşük fiyata alıcı bulamayan ürünlerin market rafında çok daha yüksek fiyatlarla satılmasına yol açıyor. Mevcut para cezalarının ise büyük ölçekli firmalar üzerinde sınırlı etkide kaldığı ifade ediliyor.

Dijital takip sistemi ve kar sınırı öneriliyor

Çözüm önerileri arasında öne çıkan Dijital Hal Sistemi ile ürünün tarladan çıktığı andan itibaren tüm hareketinin kayıt altına alınması planlanıyor. Böylece her el değişiminde oluşan fiyat artışı şeffaf şekilde izlenebilecek.

Ayrıca belirli ürünlerde kar marjına üst sınır getirilmesi de öneriler arasında yer alıyor. Bu kapsamda, ürünün alış fiyatı üzerinden belirli bir yüzdeyi aşan satışların engellenmesi gündeme geliyor.

Kooperatifleşme ve doğrudan satış vurgusu

Uzmanlar, üreticinin pazarlık gücünün artırılması için kooperatiflerin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Avrupa’daki örneklerde olduğu gibi üreticilerin kendi lojistik ağlarıyla doğrudan market raflarına ulaşması, aracı maliyetlerini azaltabilecek bir model olarak değerlendiriliyor.

Bu yaklaşımın yaygınlaşması halinde hem üreticinin gelirinin artması hem de tüketici fiyatlarının dengelenmesi hedefleniyor.

Soğuk zincir ve lojistik kayıplar gündemde

Türkiye’de meyve ve sebzenin önemli bir kısmının tüketiciye ulaşmadan önce kayba uğradığı belirtiliyor. Taşıma ve depolama sürecindeki bu kayıpların, fiyatlara doğrudan yansıdığı ifade ediliyor.

Soğuk hava depolarının yaygınlaştırılması ve soğutmalı taşımacılığın teşvik edilmesiyle ürün kayıplarının azaltılması ve maliyetlerin düşürülmesi amaçlanıyor.

Planlı üretim ve denetim mekanizması öne çıkıyor

Fiyat dalgalanmalarının önüne geçmek için üretimin planlanması ve çiftçiye alım garantisi verilmesi de çözüm başlıkları arasında yer alıyor. Böylece arz-talep dengesizliğinden kaynaklanan ani fiyat artışlarının önüne geçilmesi hedefleniyor.

Öte yandan, haksız fiyat artışı yapan firmalara yönelik daha ağır yaptırımlar, ifşa uygulamaları ve geçici kapatma cezaları gibi denetim araçlarının da gündemde olduğu belirtiliyor. Bu adımların, piyasada caydırıcılığı artırması bekleniyor.