Tarihi değerlere önem vermeyen ilgili kurum yetkilileri, Çorum’un tanıtımına, kente turist çekilmesine sekte vuruyor. Çorum’un turizmden yeterince pay alamamasının en büyük nedeni ise tarihi alanların bakımsızlığı, ilgisizlik, duyarsızlık, dışlanmışlık ve tembellik.

TARİHİ SEVEN DİKENİNE KATLANIR MI?

Gülü seven dikenine katlanıyor ama tarihi seven dikenine katlanır mı bilinmez. Çorum’da büyük bir tarihi değere sahip Alacahöyük örenyerleri ot, çöp ve diken içerisinde. Tarihi eserlerin etrafının büyük dikenlerle kaplanması, tarih fışkıran toprakların ot-çöp içinde bırakılması üzüntü verici bir durum.

Tarihi alanların daha rahat gezilebilmesi amacıyla yapılan yürüyüş yolları ise adeta dikenlerden geçilmiyor. Olası bir yangında tarihi eserleri kim ve nasıl kurtaracak merak konusu.

Alacahöyük ören yerlerini gezmek isteyen yerli veya yabancı turistler, dikenler arasında, yılan-akrep, böcek çıkma tehlikesine karşılık bu alanları sindire sindire gezmeyi tercih eder mi?

ESKİYAPAR’DA YANGIN ÇIKTI, BURADA DA ÇIKABİLİR

Geçtiğimiz günlerde yine Alaca İlçesi’nde Eskiyapar kazı alanında kuru otlardan çıkan yangın, itfaiye ekipleri tarafından güçlükle söndürüldü.

Alacahöyük gibi benzer görüntülere sahip Eskiyapar’da çıkan yangın, bölgede bulunan türbe ve evlere sıçramadan söndürüldü. Ancak tarihi alanda çıkan bu yangından yeterince ders alınmadı. Benzer bir yangın Alacahöyük’te de çıkarsa tarihi eserleri kurtarmak mümkün olmayabilir.

UYARIYORUZ: GEREKEN BAKIM VE TEMİZLİK YAPILSIN

Yetkilileri gerekli önlemleri almaları konuşunda uyarıyoruz. Alacahöyük, Eskiyapar gibi tarihi alanların bakımı, temizliği düzenli olarak yapılmalıdır. Yangın tehlikesine karşı her türlü önlem alınmalıdır. Turiste yürüyüş yolundan yürüme imkanı sağlanmalıdır. Dev kaynaklar aktarılarak yaptırılan yürüyüş yollarının otlara, çöplere, dikenlere teslim olması önlenmeli, tarihi eserler itina ile korunmalıdır.

Başka ülkelerin arayıp da bulamadığı tarihi bikirim bizde var ancak kıymetini bilmiyoruz. Bu eserler başka ülkede olsa, turizm gelirleri ile şaha kalkardı.

ARKEOPARK ÇÜRÜYOR, TALAN EDİLİYOR

Alacahöyük ören yerlerinde olduğu gibi yine Alacahöyük’te bulunan Hitit Gölpınar Barajı ve Arkeopark Projesi, tamamlanmasına rağmen hizmete açılmadığı için çürümeye, kaderine terk edildi.

Baraj çevresi ve arkeopark alanları harabeye dönüştü, etraf otlarla dolu. Çorum'da bulunan ve dünyanın en büyük medeniyetleri arasında yer alan Hititlerin 3 bin 250 yıl önce inşa ettiği baraj ve çevresinde 2018 yılında 10 milyon 700 bin lira (2 milyon 850 bin dolar) harcanarak yapılan Arkeopark, hiç faaliyete geçmeden çürümeye terk edildi. 

Bugünkü kur üzerinden 77 milyon TL’den fazla maliyeti olan Alacahöyük Hitit Gölpınar Barajı ve Arkeopark Projesi, DSİ tarafından ihale edildi ve 2018 yılında kesin kabulü yapıldı. DSİ’nin, tüzüğünde böyle bir yeri işletme yetkisi olmadığı için faaliyete geçiremedi. Bölge turizmini canlandırmak amacıyla yapılan proje, sahip çıkmayınca talan edilmeye başlandı. 

Alaca ilçesine bağlı Alacahöyük’de M.Ö 1240 yılında Hititliler tarafından sulama ve içme suyu ihtiyacını karşılamak amacıyla yapılan baraj, 2002 yılında yapılan kazılar sırasında bulundu. Gün yüzüne çıkarılan barajın turizme kazandırılması için etrafındaki 277 dönüm arazi kamulaştırıldı.

2016 yılında yapımına başlanan proje kapsamında tarihi Hitit Barajı etrafında çevre ve peyzaj düzenlemesi yapıldı. Hitit at arabaları ile yapılacak gezi güzergahı, baraj ve kazı alanları için seyir terasları, Hitit dönemini yansıtacak eser reflikaları, laboratuvar, Hitit usulü doğal tarım alanları, Hitit yemeklerinin sunulacağı restoran, atölyeler, sergi salonları ve konaklama yerleri yapıldı. Turizm amaçlı yapılan tesisleri işleten kimse çıkmayınca harabeye döndü. 

Köylüler geleneksel bayram kahvaltısında buluştu Köylüler geleneksel bayram kahvaltısında buluştu

BÜYÜK BİR TARİHİ BİRİKİM ANCAK KIYMETİ BİLİNMİYOR

Alacahöyük Ören Yeri Çorum’un Alaca İlçesi, Alacahöyük köyünde yer alır. Hititler'in önemli bir kültür ve sanat merkezi olan ve 1935 yılında başlayan kazılarda 4 uygarlık açığa çıkarılmıştır.

Alacahöyük 1. uygarlık katı; Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu-Osmanlı dönemleri ile temsil edilmektedir. 1. kültür katta, Geç Frig çağında höyüğün her yanı iskân edilmiştir. Bu katta küçük evlerden oluşan yerleşimler bulunmuştur.

Alacahöyük 2. uygarlık katı; mabed, büyük yapılar, özel-blok evler, sokaklar, büyük küçük su kanalları, şehir suru, biri kabartmalı ortastadlarla süslü sfenkslerden oluşmaktadır. Kalker temel üzerine andezit bloklarla inşa edilmiş olan Sfenksli Kapı'nın genişliği 10 metredir ve büyük mabedin anıtsal geçididir.

Alacahöyük 3. uygarlık katı; Eski Tunç Çağı'dır. (MÖ 2500-2000) Hitit kültürüne kaynaklık eden kültürlerin önde geleni olan yerli Hatti Uygarlığı’nın aydınlanmasında çok katkıları olan Alacahöyük Eski Tunç Çağı hanedan mezarları, bu çağın en önemli buluntularıdır. İntramural mezarlar özel olarak ayrılmış bir alanda toplanmıştır. Dört yanı taşla örülmüş dikdörtgen mezarlar ahşap hatıllarla (kiriş) kapatılmış, damları üzerine kurban edilmiş sığır başları, bacakları yerleştirilmiştir. Altın, gümüş, elektrum, bakır, tunç, demir ve değerli taşlardan oluşan zengin ölü hediyeleri onların hanedana ait olduklarını göstermektedir. Çoğu altın, gümüş kapların dövme, dökme, kakma teknikleri, altın mücevheratın ince süsleri uzun bir gelişmenin ürünleridir.

Alacahöyük 4. uygarlık katı;  Geç Kalkolitik Çağ'ı yani ana toprak üzerine kurulmuş ilk uygarlığı yansıtmaktadır. Böylesine kıymetli bir tarihi değerin, ota-çöpe yenik bırakılması büyük üzüntü kaynağı.