Granada Üniversitesi öncülüğünde yürütülen ve European Journal of Nutrition’da yayımlanan araştırma, akşam yemeği tercihleri ile uyku kalitesi arasında doğrudan bağlantı bulunduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre gece tüketilen besinler yalnızca uyku düzenini değil, ertesi sabah yapılan kahvaltı tercihlerini de etkiliyor.
Bilim insanları, beslenme ve uyku arasındaki ilişkinin tek yönlü olmadığını, her iki alanın birbirini sürekli etkileyen bir döngü oluşturduğunu belirtiyor.
Yağlı ve ağır yemekler uyku kalitesini düşürüyor
Araştırmada, kalori, yağ, kolesterol ve protein oranı yüksek akşam yemeklerinin daha düşük uyku kalitesiyle ilişkili olduğu tespit edildi. Özellikle alkol, kırmızı et ve kızartılmış yiyeceklerin gece uykusunu olumsuz etkilediği ifade edildi.
Buna karşılık karbonhidrat, zeytinyağı ve yağlı balık açısından zengin akşam yemeklerinin daha kaliteli uyku sağladığı gözlemlendi. Uzmanlar, besin tercihinin uyku süresi kadar uyku kalitesinde de belirleyici rol oynadığına dikkat çekti.
Uyku kalitesi kahvaltı seçimlerini değiştiriyor
Araştırmada uyku düzeninin ertesi günkü beslenme alışkanlıklarını da doğrudan etkilediği belirlendi. Daha geç uyanan bireylerin kahvaltıda daha fazla kalori tükettiği görüldü.
Parçalı uyku yaşayan kişilerde ise daha fazla şeker tüketimi ve daha düşük lif alımı tespit edildi. Uzun ve kaliteli uyuyan bireylerin kahvaltıda daha dengeli ve sağlıklı tercihler yaptığı kaydedildi.
Beslenme ve uyku arasında çift yönlü ilişki bulunuyor
Araştırmacılar, elde edilen bulguların uyku ile beslenme arasındaki çift yönlü etkileşimi ortaya koyduğunu belirtti. Buna göre akşam yemeği uyku düzenini etkilerken, uyku kalitesi de ertesi günkü beslenme davranışlarını şekillendiriyor.
Uzmanlar, günlük yaşamda küçük beslenme değişikliklerinin bile uyku ve genel sağlık üzerinde önemli sonuçlar doğurabileceğini ifade ediyor.
Obeziteyle mücadelede yeni yaklaşım gündeme gelebilir
Araştırmayı değerlendiren uzmanlar, gelecekte obeziteyle mücadele stratejilerinde yalnızca tüketilen besinlerin değil, yemek saatleri ve uyku düzeninin de dikkate alınması gerektiğini belirtiyor.
Çalışmanın, sağlıklı yaşam planlamasında beslenme ve uyku alışkanlıklarının birlikte değerlendirilmesine yönelik yeni yaklaşımlara katkı sağlayabileceği ifade edildi.