14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle bir açıklama yapan EMEP İl Başkanı Özünel, Türkiye’de resmi verilere bakıldığında sağlığın çöktüğünü gösterdiğini kaydetti. Doktor ve hemşire sayısının yetersiz, hastaların ise randevu bulamadığını söyleyen Özünel, “Bulunamayan hastane randevuları, aylar sonraya verilen MR sıraları, 5 dakikada bir muayene dayatması, 1 doktorun günde yüzden fazla hastaya bakmak zorunda kalması, 1 yılda nüfusun 2 katının acil servislere başvurmasının birçok sebebi var. Ama en önemli sebeplerinden biri Türkiye’de sağlık alanındaki insan gücü sayısının yetersizliği, Erdoğan’ın ‘Gidiyorlarsa gitsinler’ dediği doktorundan hemşiresine sağlık emekçilerinin eksikliği” ifadesini kullandı.

“100 BİN KİŞİYE 228 DOKTOR”

Zehir tacirleri tutuklandı Zehir tacirleri tutuklandı

Sağlık alanındaki bu yetersizlik hem resmi verilere hem de Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın “Bazı branşlarda eksiklerimiz var” itiraflarına yansıdığını söyleyen EMEP İl Başkanı Özünel, “Türkiye, 100 bin kişi başına düşen doktor ve uzman doktor sayısında Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü (OECD) üyesi 37 ülke arasında son sırada. Sağlık Bakanlığının 2019-2023 stratejik planında 100 bin kişi başına düşen doktor sayısı için konulan hedef de tutmayarak 228’de kaldı. OECD ülkelerinde 100 bin kişi başına düşen doktor sayısının ortalaması 350’nin üzerinde. Bakanlığın 2028 yılı için hedeflediği 100 bin kişi başına düşen sayısı da 315. Yani 4 yıl sonra bile bu alanda OECD ülkelerinin ortalaması yakalanamıyor” ifadelerini kullandı.

“HEMŞİRE SAYISINDA DA DURUM BENZER”

100 bin kişi başına düşen ebe-hemşire sayısında da durumun farklı olmadığını vurgulayan Özünel, “Tüm dünyada hemşire sayısının doktor sayısından daha fazla olduğu bilinirken Türkiye’de Bakanlığın son verilerine göre 100 bin kişi başına düşen ebe hemşiresi sayısı 356. OECD ülkelerinde 100 bin kişi başına düşen hemşire sayısı ise 920, Türkiye’nin yaklaşık 3 katı. Bakanlığın 2028 için 100 bin kişi başına düşen ebe hemşire sayısı hedefi de OECD’nin çok altında 500 olarak planlanmış” dedi.

“SAĞLIK VE EĞİTİM PARASIZ OLMALI”

Devletin birincil görevlerinden birinin eğitim, sağlık gibi kamusal olması gereken hizmetleri vatandaş için parasız ve erişilebilir bir hale getirmek olduğunu dile getiren Özünel, “Ancak AKP iktidarının sağlık politikaları sağlık sistemini yok olma noktasına getirdi. Sağlık dönüşüm iddiasıyla çıktıkları yolda, sağlığı piyasalaştırdılar, vatandaşın nitelikli ve ücretsiz sağlık hizmetine erişimini bitirdiler. Sağlık çalışanlarını da tüketen bu politikalar dolayısıyla sağlık çalışanları şiddete, düşük ücrete ve kötü çalışma koşullarına mahkum edildi. Gelinen noktada hekimler, hemşireler yurt dışına göç ediyor; kalanlar ise kamu hastanelerinde çalışmak istemiyorlar. Ülkede her gün yeni bir sağlık krizi gündeme geliyor. Ancak Bakanlık bu sorunları görmezden geliyor” şeklinde konuştu.

Açıklamasının devamında bütün sağlık emekçilerinin Tıp Bayramını kutlayan Özünel, “Tıp bayramı sağlık emekçilerinin çalışma ve yaşama koşullarının iyileştirilmesi, ekonomik, sosyal haklarının geliştirilmesinin; halkın parasız, nitelikli sağlık hizmeti almasının vesilesi olsun.” dedi.