MS’in merkezi sinir sistemini etkileyen kronik bir bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu belirten İpek, hastalığın özellikle genç yaş grubunda önemli bedensel ve psikolojik sorunlara yol açabildiğine dikkat çekti.
Uzm. Dr. Meryem İpek, merkezi sinir sisteminin beyin ve omurilikten oluştuğunu belirterek, duyusal, görme, yürüme, konuşma ve denge gibi birçok sinir sistemi işlevinin bu sistem tarafından kontrol edildiğini ifade etti. Sinir liflerini çevreleyen ve koruyan miyelin kılıfının yalnızca sinir hücrelerini korumadığını, aynı zamanda sinir iletimini sağlıklı şekilde gerçekleştirdiğini kaydeden İpek, MS hastalığında bağışıklık sisteminin bu miyelin tabakasına saldırarak hasar oluşturduğunu söyledi.
MS’in bir bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu vurgulayan İpek, çevresel, genetik ve enfeksiyöz nedenler başta olmak üzere kesin nedeni tam olarak bilinmeyen multifaktöryel etkenlerin hastalığın ortaya çıkışında rol oynadığını belirtti. Miyelin tabakasında oluşan hasarlı alanların “plak” ya da “lezyon” olarak adlandırıldığını ifade eden İpek, miyelin kaybı sonrası sinir iletiminin yavaşladığını, ilerleyen süreçte ise tamamen durabildiğini dile getirdi.
Kadınlarda erkeklere göre iki kat fazla görülüyor
MS belirtilerinin genellikle 20-40 yaş arasındaki genç erişkinlerde ortaya çıktığını belirten Uzm. Dr. Meryem İpek, hastalığın kadınlarda erkeklere göre yaklaşık iki kat daha fazla görüldüğünü söyledi. Türkiye’de yaklaşık 50-55 bin MS hastası bulunduğunun tahmin edildiğini kaydeden İpek, dünya genelinde ise özellikle Kuzey Avrupa gibi ılıman iklim kuşağındaki ülkelerde hastalığın daha sık görüldüğünü ifade etti.
Hastalığın nedenlerine ilişkin kesin bir sebebin ortaya konulamadığını belirten İpek, genetik yatkınlık, iklim, yaşanılan coğrafya, beslenme alışkanlıkları, D vitamini eksikliği ve bazı enfeksiyonların risk faktörleri arasında değerlendirildiğini söyledi.
MS’in belirtileri çok farklı şekillerde ortaya çıkabiliyor
MS hastalarında ortaya çıkan belirtilerin kişiden kişiye değişebildiğini ifade eden İpek, en sık görülen şikâyetlerin uyuşma, karıncalanma, hissizlik, ağrı, bulanık görme, çift görme, kol ve bacaklarda kuvvet kaybı, ince motor hareketlerde bozulma, denge problemleri, baş dönmesi ve yürüme güçlüğü olduğunu belirtti.
İdrar kaçırma, kabızlık gibi bağırsak ve mesane sorunlarının da görülebildiğini kaydeden İpek, bazı hastalarda depresyon, hafıza sorunları, uyku problemleri ve epileptik nöbetlerin de ortaya çıkabildiğini söyledi.
Yorgunluk, halsizlik ve uyuşma gibi şikâyetlerin bazen gün içinde aralıklarla görülebildiğini, bazen ise günlerce hatta haftalarca sürebildiğini belirten İpek, atak dönemindeki şikâyetlerin en az 24 saat sürmesinin önemli bir kriter olduğunu ifade etti.
“MS tanısı deneyimli uzmanlar tarafından konulmalı”
MS tanısında hastalık öyküsü ve nörolojik muayenenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Uzm. Dr. Meryem İpek, tanının tercihen MS konusunda deneyimli nöroloji uzmanları tarafından konulması gerektiğini belirtti.
MS’in özellikle başlangıç dönemlerinde birçok merkezi sinir sistemi hastalığını taklit edebildiğini ifade eden İpek, beyin ve omurilik MR görüntüleme, beyin omurilik sıvısı incelemeleri ve elektro fizyolojik testlerin tek başına tanı koydurucu olmadığını söyledi.
Tanının; hastanın öyküsü, nörolojik muayene bulguları ve tetkik sonuçlarının birlikte değerlendirilmesiyle konulduğunu ifade eden İpek, MS ile karışabilecek diğer hastalıkların mutlaka dışlanması gerektiğini kaydetti.
Atak dönemleri dikkatle takip edilmeli
Atakların, MS lezyonlarından kaynaklanan yeni nörolojik bulguların ortaya çıkması veya mevcut şikâyetlerin artması şeklinde görüldüğünü ifade eden İpek, bu durumun en az 24 saat sürmesi gerektiğini belirtti.
Motor güçsüzlük, omurilik tutulumu, denge bozuklukları, sık geçirilen ataklar ve atak sonrası tam iyileşme olmamasının kötü seyir kriterleri arasında yer aldığını söyledi.
MS ataklarında kortizon tedavisi uygulanıyor
MS ataklarının tedavisinde kortikosteroidlerin kullanıldığını belirten Uzm. Dr. Meryem İpek, halk arasında kortizon olarak bilinen bu ilaçların hastaneye yatış gerektirmeden günübirlik uygulanabildiğini ifade etti.
Kortizon tedavisi sırasında kan şekeri ve tansiyon yüksekliği gibi yan etkiler açısından hastaların dikkatle takip edildiğini belirten İpek, tuzsuz ve şekersiz diyet önerilerinde bulunulduğunu söyledi.
Çorum Özel Hastanesi bünyesindeki MS ünitesinde atak tedavileri ile bazı infüzyon tedavilerinin günübirlik tedavi biriminde uygulandığını kaydeden İpek, hastalık seyrini yavaşlatmaya yönelik farklı tedavi seçeneklerinin bulunduğunu belirtti.
“MS yalnızca fiziksel değil psikolojik olarak da yıpratıyor”
MS’in yalnızca bedensel değil, psikolojik ve sosyal sorunlara da yol açabildiğini vurgulayan Uzm. Dr. Meryem İpek, hastaların yoğun kaygı, gelecek korkusu, sosyal geri çekilme ve özgüven kaybı yaşayabildiğini ifade etti.
Hastalık nedeniyle iş kaybı, sosyal çevreden uzaklaşma ve aile içi sorunların görülebildiğini belirten İpek, depresyon ve moral bozukluğunun bağışıklık sistemini olumsuz etkileyerek atakların sıklaşmasına neden olabileceğini söyledi.
Psikolojik destek alan, sosyal açıdan güçlü hisseden ve düzenli tedavi takibini sürdüren hastaların hastalıkla daha başarılı mücadele edebildiğini belirten İpek, Dünya MS Günü dolayısıyla toplumda farkındalığın artırılması gerektiğini vurguladı.