Istanbul

İstanbul’daki trajedi sonrası ilaçlama firmaları mercek altında

İstanbul’da yaşanan zehirlenme vakası, otellerde uygulanan ilaçlama yöntemleri ve bu işlemleri denetleyen kurumlara ilişkin tartışmaları yeniden gündemin üst sırasına taşıdı. İlk bulgular kesinleşmemiş olsa da uzmanların işaret ettiği düzenlemeler, sürecin daha geniş bir incelemeye yol açabileceğine dair sinyaller veriyor.

Abone Ol

İstanbul’da tatil yaptıkları otelde zehirlenme şüphesiyle tedavi altına alınan Böcek ailesinin yaşamını yitirmesi, ilaçlama uygulamalarında kullanılan kimyasallar ve denetim süreçlerini yeniden gündeme taşıdı. İlk değerlendirmelerde gıda zehirlenmesi şüphesi öne çıksa da otelde kullanılan biyosidal maddelerin havalandırma boşluğu üzerinden odaya ulaşmış olabileceği ihtimali soruşturmanın odağına yerleşti.

Soruşturma kapsamında ifade veren ilaçlama şirketi sahibinin herhangi bir eğitim sertifikası olmadığını söylemesi, tartışmaları daha da büyüttü. Peki Türkiye’de ilaçlama faaliyetleri hangi kurallarla belirleniyor ve şirketler nasıl denetleniyor?

İlaçlama Kuralları 2005 Yönetmeliğiyle Belirleniyor

Türkiye’de haşerelere karşı ilaçlama işlemlerini düzenleyen temel hukuk metni, Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 27 Ocak 2005’te yürürlüğe giren “Halk Sağlığı Alanında Haşerelere Karşı İlaçlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik.” Yönetmelik, hangi maddelerin kullanılabileceğinden, kimlerin bu işi yapabileceğine ve denetim yöntemlerine kadar tüm ayrıntıları içeriyor.

İlaçlamalarda kullanılan biyosidal ürünlerin etken madde miktarları Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği kriterlere göre düzenleniyor. Ürünlerin kullanılabilmesi için Sağlık Bakanlığı’ndan ruhsat veya tescil alınması zorunlu.

Alüminyum Fosfit Tartışması: Uzmanlar Uyarıyor

Böcek ailesinin ölümünde şüpheleri üzerine çeken maddelerden biri olan “alüminyum fosfit”, Türkiye’de onaylı aktif maddeler listesinde yer alıyor. Uzmanlara göre madde nemle temas ettiğinde fosfin gazı üretiyor ve solunduğunda çok kısa sürede ölümcül etki gösterebiliyor.

Türk Tabipleri Birliği Halk Sağlığı Kolu Başkanı Nasır Nesanır, DW Türkçe’ye yaptığı değerlendirmede alüminyum fosfitin yalnızca lisanslı kişilerce, tamamen boşaltılmış alanlarda ve sıkı güvenlik protokolleri altında kullanılabileceğini söyledi. Nesanır, “Fosfin solunduğu anda hücresel solunum durur; çok kısa sürede solunum sıkıntısı, ritim bozukluğu ve organ yetmezliği oluşur” diyerek tehlikenin boyutuna dikkat çekti.

Denetim Çok Başlı: Sağlık, Tarım, Belediyeler ve Turizm Bakanlığı

Türkiye’de ilaçlama faaliyetlerinin denetim yetkisi farklı kurumlar arasında paylaşılıyor. Sağlık Müdürlükleri, Tarım ve Orman Müdürlükleri, belediyeler ve Turizm Bakanlığı bu alanda sorumluluk sahibi kurumlar. Ancak uzmanlara göre bu yapı, denetimlerin etkinliğini azaltan bir dağınıklığa yol açıyor.

Nesanır, denetimlerin çoğu zaman önceden haber verilerek yapıldığını, personel sayısının yetersiz olduğunu ve yaptırımların caydırıcı seviyede olmadığını belirterek, “Mevcut sistem halk sağlığını koruyacak düzeyde etkili değil” değerlendirmesinde bulundu.

Şirketler İçin Zorunlu İzin ve Nitelikli Personel Şartı Var

İlaçlama hizmeti vermek isteyen şirketlerin Sağlık Bakanlığı’ndan izin alması zorunlu. Bakanlığa yapılacak başvurularda, uygulanacak yöntemi gösteren belgelerle birlikte ilaçlama ekibinde yer alacak sorumlu personelin nitelikleri de sunuluyor.

Yönetmelik gereği ilaçlama ekiplerinde sorumlu olarak en az bir tıbbi teknolog, sağlık memuru, hemşire, kimya teknisyeni veya ziraat teknisyeni bulunması gerekiyor. İzinsiz faaliyet yürüten şirketlerin kapatılması ve sorumlulara idari para cezası uygulanması öngörülüyor.

Zehirlenmelerden Şirket Sorumlu: TCK’ya Göre 2–15 Yıl Arası Hapis

Yönetmeliğin 15’inci maddesine göre kaza veya zehirlenme durumunda ekip sorumlusu, mesul müdür ve işyeri sahibi ayrı ayrı sorumlu. Türk Ceza Kanunu’nun kamunun sağlığına karşı suçlara ilişkin maddeleri uyarınca bu tür olaylarda 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası gündeme gelebiliyor.

Geçtiğimiz yıl Konya’da böcek ilacı kaynaklı bir zehirlenmede 8 yaşındaki bir çocuğun hayatını kaybetmesinin ardından iki kişiye 5’er yıl hapis cezası verilmesi bu uygulamalara örnek olarak gösteriliyor.

“Eğitim, Şeffaflık ve Sıkı Denetim Şart”

Kimya Mühendisleri Odası, biyosidal ilaçlama konusunda eğitim programları yürütüyor. Oda, zehirlenme vakalarının önüne geçilmesi için sertifikasyon süreçlerinin sıkılaştırılması, denetim sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılması ve vatandaşların ilaçlamadan önce ve sonra alınması gereken önlemler konusunda bilgilendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Böcek ailesinin ölümüne ilişkin soruşturma sürerken, uzmanlar mevcut denetim mekanizmasının güçlendirilmesinin hayati önem taşıdığı konusunda hemfikir. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasının, turizm işletmelerinde kimyasal kullanımına yönelik kuralların yeniden gündeme alınmasını da kaçınılmaz hale getireceği değerlendiriliyor.