Ekonomi

Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim tarlaya sıçradı: Gübrede dev zam dalgası

7 Nisan 2026'da Hürmüz krizi gübre fiyatlarını %55 uçurdu. Arslan Soydan ve Bakan Yumaklı'nın verileriyle tarımda kritik maliyet eşiği bugün aşılıyor.

Abone Ol

Orta Doğu’da artan gerilim ve Hürmüz Boğazı’ndaki riskler, küresel gübre tedarik zincirini etkileyerek Türkiye’de fiyatları yukarı çekti. 7 Nisan 2026 itibarıyla gübre fiyatlarında yüzde 8 ile 55 arasında artış yaşanırken, üreticiler “düşük verim mi, yüksek maliyet mi” ikilemiyle karşı karşıya kaldı.

Küresel arz daraldı, fiyatlar hızla yükseldi

Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyat risklerinin, küresel gübre arzında yaklaşık yüzde 33’lük daralmaya yol açtığı tahmin ediliyor. Gübre üretiminde kritik rol oynayan doğalgaz maliyetlerinin yüksekliği de fiyat artışını hızlandırdı.

Şubat sonunda ton başına 482 dolar seviyesinde olan üre gübresi fiyatı, mart sonunda yaklaşık yüzde 56 artarak 750 dolara çıktı. Küresel ölçekteki bu artış, Türkiye’deki iç piyasa fiyatlarına da doğrudan yansıdı.

Türkiye’de fiyat artışı yüzde 55’e ulaştı

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, gübre fiyatlarının türüne göre yüzde 8 ila 55 arasında arttığını belirtti. Amonyum nitrat gübresi yaklaşık yüzde 40 artarak 23 bin TL’ye, amonyum sülfat ise yüzde 50 artışla 22 bin TL seviyesine ulaştı.

Özellikle Karadeniz’de fındık üreticisinin bu artıştan doğrudan etkilendiği ifade edilirken, maliyet baskısının üretim kararlarını değiştirmeye başladığı kaydedildi.

Gübre kullanımı düşerse rekolte riski artacak

Artan maliyetler nedeniyle üreticilerin gübre kullanımını azaltma eğiliminde olduğu belirtiliyor. Bu durumun verim kaybına ve dolayısıyla rekolte düşüşüne yol açabileceği vurgulanıyor.

Üreticilerin bir kısmı ise verimi koruyabilmek için daha yüksek maliyetleri göze almak zorunda kalıyor. Her iki senaryonun da tarımsal üretim üzerinde baskı oluşturduğu ifade ediliyor.

Sebze ve meyve fiyatlarına yansıması bekleniyor

Uzmanlara göre gübre maliyetlerindeki artış, zamanla sebze ve meyve fiyatlarına da yansıyacak. Tarla ürünlerinden başlayarak geniş bir ürün grubunda fiyat artışı riski öne çıkıyor.

Bu süreçte hem üretim maliyetlerinin hem de piyasa fiyatlarının birlikte yükselmesi, tüketici tarafında da yeni bir enflasyon baskısı oluşturabilir.

Dışa bağımlılık kırılganlığı artırıyor

Türkiye’nin gübrede büyük ölçüde dışa bağımlı olması, küresel gelişmelerin etkisini artırıyor. 2023 yılında 5,2 milyon ton gübre ithal edildiği, kimyasal gübre üretiminde dışa bağımlılığın yüzde 90’ın üzerinde olduğu belirtiliyor.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ise yaptığı açıklamada, ülkede gübre tedariki açısından bir kriz bulunmadığını ve stokların yeterli olduğunu ifade etti. Buna rağmen fiyat artışlarının üretici üzerindeki baskısının devam ettiği görülüyor.