Okumuş, söz konusu raporların mevcut haliyle eğitime katkı sunmaktan uzak olduğunu belirterek, uygulamanın öğretmenler üzerinde ciddi bir iş yükü oluşturduğunu ifade etti. Öğrenci Gelişim Raporları’nın hazırlanmasının zorunlu olmaktan çıkarılarak tamamen gönüllülük esasına bırakılması gerektiğini vurguladı.
“Uygulama öğretmenler için angaryaya dönüştü”
Konuya ilişkin yazılı açıklama yapan Eğitim-Bir-Sen Çorum 1 Nolu Şube Başkanı Fatih Okumuş, rapor hazırlama sürecinin öğretmenlerin asli görevlerini aksattığını belirtti. Uygulamanın angarya yasağına aykırılık teşkil ettiğini savunan Okumuş, öğretmenlerin dinlenme hakkının ihlal edildiğini ve iş-aile yaşamı dengesinin olumsuz etkilendiğini kaydetti.
Okumuş, Eğitim-Bir-Sen olarak 5 Ocak 2026 tarihinde konuya ilişkin kapsamlı bir değerlendirme raporu yayımladıklarını hatırlatarak, sahadan gelen geri bildirimlerin uygulamanın pedagojik bir araç olmaktan çıktığını gösterdiğini söyledi.
“Sadece form doldurulan bir sürece dönüştü”
Öğrenci gelişim raporlarının sahada beklenen amaca hizmet etmediğini dile getiren Okumuş, her öğrenci için sosyal-duygusal, akademik ve davranışsal boyutlarda çok sayıda kriterin sisteme girilmesinin öğretmenler açısından ciddi zaman kaybına yol açtığını ifade etti.
Okumuş, “Bu raporları hazırlamak, öğrencilerin becerilerini artırmaya yönelik çalışmalara zaman ayırmak yerine yalnızca form doldurmak için harcanan bir sürece dönüşmüştür. Onlarca kriterin her öğrenci için özgün, tutarlı ve kanıta dayalı şekilde değerlendirilmesi, sahanın gerçekliğiyle uyuşmamaktadır” dedi.
Uygulamanın öğretmenlerde yorgunluk ve tükenmişlik duygusu oluşturduğunu belirten Okumuş, raporların nesnelliğini yitirdiğini ve sistemin “mış gibi” işleyen bir yapıya dönüştüğünü savundu.
“Veliler için kafa karışıklığı oluşturuyor”
Fatih Okumuş, uygulamanın yalnızca öğretmenleri değil, öğrenci ve velileri de olumsuz etkilediğini söyledi. Öğrencilerin somut ve anlaşılır bir karne beklerken sayfalarca süren karmaşık raporlarla karşılaştığını ifade eden Okumuş, bu durumun karnenin motivasyon sağlayan yönünü zayıflattığını belirtti.
Velilerin de raporları anlamakta güçlük çektiğini dile getiren Okumuş, akademik ifadelerle dolu ve belirsiz değerlendirmelerin aileler için net bir sonuç ortaya koymadığını söyledi. Okumuş, birçok velinin raporu aldıktan sonra dahi öğretmene “Çocuğumun durumu iyi mi, kötü mü?” diye sorma ihtiyacı duyduğunu ifade etti.
“Eylem kararımız kararlılıkla uygulanacak”
Eğitimde niteliğin artırılması ve öğretmenlerin mesleki itibarının korunması için sahadan gelen taleplerin dikkate alınması gerektiğini belirten Okumuş, Eğitim-Bir-Sen olarak aldıkları eylem kararının arkasında duracaklarını vurguladı.
Okumuş, “Öğrenci Gelişim Raporları’nın hazırlanması öğretmenlerin gönüllülük esasına bırakılmalıdır. Eğitim çalışanlarının haklarını korumak ve sahadaki sorunlara dikkat çekmek amacıyla aldığımız eylem kararını kararlılıkla uygulayacağız” ifadelerini kullandı.