Bilim ve Teknoloji

Dünya Ekonomik Forumu 2025 raporu: En çok büyüyecek meslekler açıklandı

Dünya Ekonomik Forumu’nun 55 ülkeyi kapsayan yeni raporuna göre, önümüzdeki 5 yıl içinde en hızlı istihdam artışı beklenen alan teknoloji değil, tarım olacak. 2029’a kadar dünya genelinde 35 milyon yeni pozisyonun kırsal sektörlerde açılması bekleniyor. Bu veriler, yapay zekânın iş dünyasını dönüştürdüğü bir dönemde insan emeğinin hâlâ kritik olduğunu gösteriyor.

Abone Ol

Yapay zekâ sistemlerinin yükselişiyle iş dünyasında taşlar yerinden oynuyor. Ancak robotların her işi devraldığı karanlık senaryo, şimdilik gerçeklikten uzak. Dünya Ekonomik Forumu’nun 55 ülkeyi kapsayan son araştırması, önümüzdeki 5 yılda en çok büyüyecek alanın teknoloji değil, tarım olduğunu ortaya koydu. Yani yakın gelecekte en fazla işe alınacak kişi büyük veri analisti değil, çiftlik işçisi olabilir.

Hangi işler büyüyor, hangileri yok oluyor?

Ankete göre, 2029 yılına kadar dünya genelinde 35 milyondan fazla yeni pozisyon tarım işçileri ve diğer kırsal alan çalışanları için oluşturulacak. Kamyon ve teslimat şoförlerine yönelik talep ise yaklaşık 10 milyon olacak. Uygulama geliştiriciler, yazılımcılar ve inşaat iskelesi kurucuları da milyonlarla ifade edilen istihdam artışıyla listede üst sıralarda yer alıyor.

Öte yandan, büro temelli meslekler hızla değer kaybediyor. En büyük kaybın kasiyer ve bilet gişe görevlilerinde yaşanacağı öngörülüyor — 15 milyona yakın pozisyonun ortadan kalkması bekleniyor. Yönetici asistanlıklarında 5 milyon, depo ve kat görevlilerinde ise yine milyonları bulan azalmalar söz konusu.

En hızlı büyüyen meslekler neden teknoloji tabanlı?

İstihdam sayısı açısından başı tarım ve taşımacılık çekerken, büyüme oranı bakımından teknoloji sektörü fark yaratıyor. Büyük veri uzmanlarının iş sayısında yüzde 120’ye yakın artış bekleniyor. FinTech mühendisleri ve yapay zekâ ile makine öğrenimi uzmanlarında da benzer bir yükseliş söz konusu. Bu meslekler, daha az ama daha nitelikli iş pozisyonları doğuruyor.

Yine de bu durum, mağaza çalışanları gibi yüz yüze hizmet verenlerin tamamen işsiz kalacağı anlamına gelmiyor. Özellikle satış temsilciliği ve satış asistanlığı alanında 5 milyon yeni pozisyon yaratılacağı tahmin ediliyor.

2030’da insan-makine dengesi nasıl değişecek?

Şu anda işlerin yüzde 48’i yalnızca insanlar tarafından yürütülürken, yüzde 32’si insan-teknoloji iş birliğiyle, yüzde 20’si ise tamamen teknolojik sistemlerle tamamlanıyor. 2030 itibarıyla bu denge değişecek. Tahminlere göre görevlerin:

– Yüzde 34’ü sadece insanlar,
– Yüzde 34’ü insanlar ve makineler iş birliğiyle,
– Yüzde 32’si ise sadece teknoloji tarafından yürütülecek.

Bu dönüşüm, sadece işe alımla değil, aynı zamanda mevcut iş gücünün yeniden eğitimiyle mümkün olacak.

İşe almak mı? Yeniden eğitmek mi?

Avrupa’daki işverenlerin yüzde 79’u, teknolojik dönüşüme ayak uydurmak için mevcut personelin becerilerinin güncellenmesi gerektiğini söylüyor. Yüzde 65’lik bir kesim ise yeni çalışanlar almayı da bir çözüm olarak görüyor. Bu oranlar, yeniden eğitimin işe alıma kıyasla daha öncelikli görüldüğünü gösteriyor.

Rapora göre 2030’a kadar dünya genelinde çalışanların yüzde 59’u yeniden eğitime ihtiyaç duyacak. Avrupa’da bu oran daha da yüksek. Bu nedenle ülkeler, kamu politikalarında reform taleplerini artırıyor.

Avrupa ülkeleri ne istiyor?

– İspanya, işe alım ve işten çıkarma süreçlerinin kolaylaştırılmasını savunuyor.
– Fransa, emeklilik yaşının düzenlenmesiyle iş gücü katılımının artırılabileceğini düşünüyor.
– İngiltere ve Almanya, jeopolitik belirsizlikleri en büyük tehdit olarak görüyor.
– İtalya ise farklı bir rotada ilerliyor. İşverenlerin yüzde 70’i, dönüşümün temel itici gücünün iklim değişikliğiyle mücadele ve yeşil yatırımlar olduğunu belirtiyor.

Sonuç: Gelecek karmaşık ama insan merkezli

Yapay zekânın getireceği değişim büyük ama tek yönlü değil. Tarım, lojistik, inşaat gibi alanlar kısa vadede öne çıkarken; uzun vadede teknoloji tabanlı meslekler istihdamın niteliğini belirleyecek. Ancak her iki uçta da ortak bir gerçeklik var: İnsan dokunuşu hâlâ vazgeçilmez.

Gelecek, sadece kod yazabilenler için değil; aynı zamanda toprağı işleyenler, direksiyon sallayanlar ve yeniden öğrenmeye açık olanlar için de umut vadediyor.