DEVA Partisi Kahramanmaraş Milletvekili ve aynı zamanda tıp doktoru olan Prof. Dr. İrfan Karatutlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) kürsüsünden yaptığı konuşmada, özel bir hastanede yaşadığı şok edici bir sağlık deneyimini anlatarak Türkiye'nin sağlık sistemindeki çürümeyi ve liyakatsizliği gözler önüne serdi. Göğüs ağrısı şikayetiyle gittiği hastanede basit bir kan tahlili yerine binlerce liralık ve riskli tetkiklere maruz kaldığını belirten Karatutlu'nun anlattıkları, sistemin nasıl performansa ve paraya endekslendiğini, insani ve bilimsel yaklaşımın ise nasıl geri plana atıldığını ortaya koydu.
Bir hekim ve milletvekili olarak bizzat yaşadığı bu olayı, "Sağlıkta Dönüşüm" adı altında yürütülen politikaların geldiği son nokta olarak niteleyen Karatutlu, kendi deneyimi üzerinden hem özel hastanelerdeki "para odaklı" yaklaşımları hem de kamudaki liyakatsiz atamaları sert bir dille eleştirdi. Karatutlu'nun isyanı, sağlık sisteminde liyakat ve ehliyetin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha acı bir şekilde gündeme getirdi.
Ücretsiz Diye Bakılmayan Kan Tahlili, Binlerce Liralık Tetkike Yol Açtı
Prof. Dr. Karatutlu, göğüs ağrısı nedeniyle gittiği özel hastanede kendisine yaşatılan süreci adım adım anlattı. Önce sanal anjiyo, ardından riskleri daha yüksek olan kalp anjiyosu ve boyun ultrasonu gibi bir dizi pahalı tetkik yapıldığını ifade eden vekil, "İlaçlı anjiyo yapılan kolumda 30 santim pıhtı oluştu, onu eritmek için ayrı ilaçlar verdiler," diyerek uygulanan yanlış prosedürlerin yol açtığı ciddi komplikasyonu açıkladı. Bu süreçte hem hayatının riske atıldığını hem de gereksiz bir tedavi masrafı çıkarıldığını belirtti.
Asıl skandalın ise beş gün sonra ortaya çıktığını vurgulayan Karatutlu, tüm bu işlemlerin nedeninin basit bir kan tahliliyle anlaşılabileceğini söyledi. Karatutlu, "Anlaşıldı ki hemoglobine bakmamışlar, çünkü ondan para alamıyorlar. Kahramanmaraş’a kendi çöplüğüme gittim, oradaki doktorum, göğüs ağrısının hemoglobinin 18’in üzerine çıkması nedeniyle oluştuğunu belirledi. Bir ünite kan alıp baksalar, diğer tüm tetkikler yapılmayacaktı," diyerek sistemin para kazanılmayan temel ve hayat kurtaran bir tahlili nasıl göz ardı ettiğini anlattı.
İktidarın Sağlık Politikalarına Sert Eleştiri: "Hani Liyakat, Hani Ehliyet?"
Kendi yaşadığı olaydan yola çıkarak iktidarın sağlık politikalarını ve atama sistemini hedef alan İrfan Karatutlu, liyakatsizliğin kurumsallaştığını iddia etti. "Sadece hükümete destek verdiği için bir sendikayla konuşuyorsunuz. Bu sendikanın adamlarını bilumum yönetici olarak atamak sizi rahatsız etmiyor mu? Hani liyakat, hani ehliyet?" sözleriyle, sağlık kuruluşlarındaki yönetici atamalarının bilgi ve yeteneğe göre değil, sendikal ve siyasi yakınlığa göre yapıldığını öne sürdü.
Karatutlu, bu liyakatsizliğin sadece atamalarla sınırlı kalmadığını, kaynakların israfına da yol açtığını belirtti. "İstek var, 9 bin nüfuslu ilçeye hastane yapalım. Yapılsın ama işletilebilir mi? Zamanında Malatya Yeşilyurt’a da hastane yaptılar, işletemediler," diyerek plansız ve popülist yatırımları eleştirdi. Bilim insanları ve meslek kuruluşları yerine, siyasi çıkarlara göre hareket edilmesinin hem kamu kaynaklarını boşa harcadığını hem de halk sağlığını tehlikeye attığını vurguladı.