Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası Aile Forumu’nda yaptığı konuşmada Türkiye’nin doğurganlık hızındaki düşüşü “felaket” olarak niteledi. “Bu tablo açık bir ikazdır” diyen Erdoğan, 2026-2035 yıllarını “Aile ve Nüfus 10 Yılı” ilan ettiklerini duyurdu.
Türkiye’nin doğum oranlarının tarihsel bir düşüş yaşadığını vurgulayan Erdoğan, “Doğurganlık hızımız 1.48’e geriledi. Bu oran, nüfusun kendini yenileme eşiği olan 2.1’in çok altında. Hiç kimse buna kayıtsız kalamaz” dedi. Bu düşüşün ekonomik şartlardan kaynaklanmadığını savunan Erdoğan, “Gelirin çok daha düşük olduğu dönemlerde doğum oranı bugünkünün iki katıydı” sözleriyle doğurganlık düşüşünü kültürel değişimlere ve yaşam tarzına bağladı.
Doğurganlık neden düşüyor?
Cumhurbaşkanı’na göre doğum hızındaki düşüşün ardında popüler kültürün ve bireyci yaşam tarzlarının etkisi büyük. Dijitalleşmeyle birlikte aile değerlerinin aşındığını savunan Erdoğan, “Kişisel konforu önceleyen yaşam biçimi toplumun kılcallarına doğru hızla sirayet ediyor. Kültür emperyalizmi aileyi hack’lemeye çalışıyor” diyerek küresel değerlerin geleneksel yapılar üzerindeki etkisine dikkat çekti.
“Aileye savaş açan hiçbir ideolojiye eyvallah etmeyiz”
Erdoğan, aile kurumunun toplumun temeli olduğunu vurgularken, LGBT+ topluluklara da sert ifadelerle yüklendi. “LGBT belası bir faşizme dönüşmüştür” diyen Erdoğan, farklı görüşlere tahammül gösterilmediğini ve bu yapının kadınları, çocukları ve insan onurunu tehdit ettiğini savundu. “4-5 yaşındaki çocuklara uzanan eller, bu çarpık ilişkileri meşrulaştırmaya çalışıyor. Bunlar insanlık düşmanıdır” ifadelerini kullandı.
Aileyi hedef alan ideolojilere karşı kararlı duruşlarını sürdüreceklerini belirten Cumhurbaşkanı, “Cinsiyetsizleştirme projelerine göz yummayacağız. Kürtaj gibi bir cinayetin normalleştirilmesine izin vermeyeceğiz” dedi.
Yeni dönem: Aile ve Nüfus 10 Yılı
Erdoğan konuşmasında, nüfus politikalarında radikal bir adım atacaklarını da duyurdu. 2026-2035 döneminin “Aile ve Nüfus 10 Yılı” olarak ilan edildiğini açıklayan Erdoğan, “En az üç çocuk çağrımıza uygun şekilde evlat sahibi olmayı teşvik edecek politikaları devreye alıyoruz” ifadelerini kullandı.
Geleceği kim inşa edecek?
Cumhurbaşkanı'nın uyarısı sadece bir tespit değil, aynı zamanda bir çağrıydı: “Aileyi korumak, toplumu yaşatmaktır. Aileyi büyütmek, geleceği inşa etmektir.” Türkiye, bu uyarıyı sadece istatistiklerle değil, politik tercihlerle de değerlendirmek zorunda. Aksi halde, bugün “felaket” denilen bu tablo, yarının normali olabilir.